5 Mayıs 2026 Salı

[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar-2]: “Dedeme yüz bir yıl hapis cezası vermişler”

 

 

 


 

 

[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar-2]: “Dedeme yüz bir yıl hapis cezası vermişler”

 


Dedem, yani annemin babası, çok aksi bir adammış. Bir gün Hemşinli bir çoban, koyunlarını ormandaki otlağa salmış otlatıyormuş. Dedem, Hemşinli çobana tembih etmiş:

--Artık burada koyunlarını otlatma!

Hemşinli çoban, dedeme kulak asmamış, yine koyunlarını oraya salmış. Bunun üzerine dedem tüfeğini almış kovalayıp koyunları öldürmüş.

Hemşinli çoban, ağaya gidip bu olup bitenleri anlatmış. Ağa, dedemden tüfeğini almış. Kızan dedem, Hemşinli çobanın evine gitmiş. Hemşinli çoban o sırada evde değil, bahçenin bir kenarındaki ahşap kenefte ihtiyacını görüyormuş.  

Dedem, bir halatı ahşap o kenefe bağlayıp çekmeye başlamış. İpi çeke çeke ahşap kenefi devirmiş. Hemşinli çobanın aklı yerinden oynamış. Çok korkmuş.

Tabii nihayetinde de zamanın yetkilisi, dedemi yakalayıp hapishaneye götürmüş.

[Rus Çarlığı mahkemesi,] dedeme yüz bir yıl hapis cezası vermiş, Sibirya’ya sürmüşler.  Sibirya’ya giderken ağaya şöyle demiş:

Ben ya bir ya da iki yıl sonra Sibirya’dan gelip o tüfeğimi senden alacağım.

Ağa gülmüş. Sonra da şöyle demiş:

-- Eğer sen Sibirya’dan tekrar buraya gelebilirsen, ben de bu bıyıklarımı keserim!

Gerçekten de dedem nasıl yapıp ettiyse bir yıl sonra Sibirya’dan kaçıp gelmiş.

Burada, [Sarpi’de,] akrabaları varmış. Üç dört gün sonra da çarşafa bürünüp akraba yaşlı bir kadınla beraber [Köprücü’deki] evine ulaşmış. Kente ağanın evine gitmiş. Merdiven dayayıp ağanın evinden çıkmış.

Ağa, dedemi karşısında görünce şaşırmış.

Ağaya şöyle demiş:

--Sen, benim tüfeğimi elimden aldın, elbet burada asılı duruyordur.

Ağanın önceden sözü varmış:

--Eğer sen bu tüfeği bir daha görebilirsen, ben de bu bıyıklarımı keseceğim!

Bu sözünden dolayı ağanın rengi kaçmış. Fakat dedem şöyle demiş:

--Bıyık, erkeğin onurudur. Sen bıyıklarını kesme! Seni insanlık anlayışımla affediyorum.

Artık Köprücü’de duramamış, Adapazarı’na gitmiş, bir kız çocuğunu da götürmüş. O zamanlar annem çok küçükmüş o sebeple de babasını çok fazla tanıyamamış. Şimdi de Adapazarı’nda, Düzce’de akrabalarımız var. Fakat tanımıyoruz.

xxx

https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/04/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-1-nodar.html

 

 

“P̆ap̆ulis Oş Ar Ǯana Ceza Komeçeenan”

 

Nana- çkimişi baba, p̆ap̆uli, dido terʒi k̆oçi t̆een. Ar ndğas Hemşilik mçxuepe amuçkveen muşi dağepunas do ocvinapt̆een.

Çinadu-ki: Çkva var ocvinaya. Hemşilik var nusimineen, xolo kamuçkveen. P̆ap̆ulik yezdeen t̆ofeği do gyatxozeen, mçxuepe doqvileen.

Hemşili ağaşa igzaleen do duǯveeen. Ağak p̆ap̆ulis t̆ofeği kaguǯuğeen. Gui- moxtimei p̆ap̆uli Hemşilişi oxoişa igzaleen. Hemşili oxois var t̆een, çeçmes t̆een.

P̆ap̆ulik tok̆i mudveen çeçmes do çeçme gyokteen. Hemşili nosis mejoleen. Hemşilis aşkurineen. Ağak koç̆opeen p̆ap̆uli do xapisişa mindiqoneen.

P̆ap̆ulis oş ar ǯana ceza komeçeenan do Sibiaşa minduçkveenan. Nit̆uşi, ağas uǯveen-ki: Ma ya ar ya jur ǯanaşi komouluya do t̆ofeği viğaminonya.

Ağas ažiʒinu. Ağak aşo uǯveen: Si komogalu-na, ma buyuğepe vibğaminonya.

Mtini ar ǯanaşk̆ule komexteen.

Ak ak̆rabape uqount̆een. Sum-otxo ndğaşk̆ule çarçapi guik̆ieleen do ek̆raba muşik̆ala xçinik̆ala oxoi-muşişa igzaleen. Noğaşa ağaşa komexteen. Ağak na žieleen, gaak̆vieleen.

Ağas uǯveen-ki: Si çkimi t̆ofeği goǯamiği, ak elomobunya.

(Skele nodveen do ağaşi oxoişen gamiğeen).

Ağas notkvale uğut̆een: Sin aya t̆ofeği çkva gažiu-na, man buyuğepe vibğaminonya.

Aya notkvale na uğut̆u, ağas rengi minduxteen. P̆ap̆ulik uǯveen, buyuği k̆oçişi namusi ren, var ibğa, api gogodapya çkimi k̆oçobatenya.

Kyopricis va dodgiteen do Ada-bazarişa igzaleen do ar k̆ulani-muşi mindiqoneen. Em vakitis nana ç̆it̆a t̆een, edo baba-muşi var içinopt̆een. Aǯiti çkini ek̆rabape Ada- bazaris, Durçes, renan. Çkin va viçinopt.

 

 


[Kaynak kişi: Mamula Osmanis že Tandilava, 1931 doğumlu, Sarpi köyü, (Tea Ǩalandia, “Lazuri T‌̌ekst‌̌ebi”, Gamomʒemloba Art‌̌anuci”, Tbilisi, 2008), (Gürcü Alfabesinden Latin Alfabesine çevriyazı, düzenleme ve Lazcadan Türkçeye çeviri: Ali İhsan Aksamaz, İstanbul, 2017)]

 

aksamaz@gmil.com