Bursa Bağımsız Milletvekili Adayı Aydın
İlhan’a Destek Toplantısı
Dün (13 Nisan 2015), Bursa Bağımsız Milletvekili
Adayımız Aydın Bey’e (İlhan) destek vermek üzere Bursa’ya gittik.Toplantı Zümrütevler Mekviindeki Önder Düğün
salonunda saat 14: 00’de başladı. Her zamanki gibi, bu toplantımızın
sunuculuğunu da çok yönlü sanatçı kardeşimiz İshak Akbay yaptı. İshak Akbay’ın
Çerkesçe iki güzel şarkı ile salonu dolduran kalabalığı coşturmasından sonra
sinevizyon gösterisi yapıldı. ÇDP’nin tanıtım filmi izlendi.
Daha sonra kürsüye
“Thamade”lerden Mustafa Bey (Saadet)davet
edildi. MustafaBey, salondakileri
Çerkesçe selamladı. Konuşmasında ÇDP’nin kimlik mücadelesinde ne kadar büyük
bir öneme sahip olduğuna dikkat çekti ve tek amacın oy almak olmadığını
belirtti. Çerkeslerin nüfuslarına ilişkin çok çeşitli sayılar verildiğini ancak
önemli olanın bunun olmadığını söyledi. Esas önemli olan konunun Çerkes
adaylara oy vererek kimliğe sahip çıkmak olduğunun altını çizdi. ÇDP’nin
desteklediği milletvekili adaylarının 7 Haziran 2015’te yapılacak Genel
Seçimlerde alacakları oyların Çerkeslerin ağırlığını ortaya çıkartacağını
önemle belirtti.
Daha sonra kürsüye
İstanbul 3. Bölge Bağımsız Milletvekili adayı Kenan Bey (Kaplan) davet edildi.
Kenan Bey, ÇDP’nin kuruluş sürecine ilişkin bilgi verdi. Diğer siyasî partilerin
Çerkesleri önemsemediğini, bunun artık ortaya çıktığını vurguladı. AKP, CHP ve
HDP’nin Çerkes Milletvekili adaylarına listelerinde ya yer vermediklerini ya da
kazanamayacak yerlerden listelere alındığına dikkat çekti. Bunun, siyasî
partilerin Çerkeslere, Çerkes kimliğine, Çerkes diline önem vermediklerinin
açık bir göstergesi olduğunu söyledi. ÇDP’nin yalnızca Çerkeslerin değil
Lazların, Abhazların, Gürcülerin, Pomakların da, diğerlerinin de partisi
olduğunun altını çizdi. Türkiyenin herkesin vatanı olduğunu, bayrağın herkesin
bayrağı olduğunu söyledi. Bu ülkenin Kurtuluş Savaşı’nda İngilizlere,
Fransızlara, İtalyanlara karşı mücadele edildiğini, bu mücadelede Çerkeslerin,
Lazların, Abhazların , Gürcülerin ve diğer halkların fedakârlıklarda
bulunduklarını, kanlarını akıttıklarını, bedeller ödediklerini belirtti. Ancak
daha sonra Ethem Bey’in hain ilân edildiğini, Çerkeslerin sürüldüğünü,
asimilasyona tabi tutulduklarını söyledi. Çerkesçenin, Lazcanın, Abhazcanın ,
Gürcücenin ve diğer dillerin konuşulmasının yasaklandığı da belirtti. Oysa Kurtuluş
Savaşı’nda mücadele edilen ülkelerin dillerinde eğitim verildiğine, okullar
bulunduğuna dikkat çekti. Bunun bir
çelişki olduğunun altını çizdi.
Daha sonra kürsüye
İstanbul 2.Bölge Milletvekili Adayı
olarak beni davet ettiler. Kürsüden kısa Lazca bir konuşma yaptım. Ardından da ÇDP’ye
nasıl katıldığımı anlattım. Kuşba Erol ve Kutalia Erol Beyler ile Abhazya’da
tanıştığımı belirttim. O dostlukların beni ÇDP’ye taşıdığnı anlattım. Bu
ülkenin de, bayrağın da, sınırların da sahibinin diğer halklarla birlikte
bizler olduğumuza dikkat çektim. Balkan Savaşı’nda, Çanakkale Savaşı’nda,
Sarıkamış’ta, Kurtuluş Savaşı’nda, Kore’de bedeller ödediğimizi belirttim.
Kaderlerimizin de ortak olduğunu söyledim. Salonu dolduran kalabalığa çağrı
yaptım. Bursa Milletvekili Adayı Aydın Kardeşimize (İlhan) oy vermelerini
istedim. Tanıdıklarını dabu bağımsız
adayımıza oy vermeye çağırmalarını istedim. Etrafımda oluşan sevgi yumağı beni öyle sarmaladı ki, bu
insanlardan zor ayrılabildim.
Üstad Mahmut Bey (Bi) ile karşılaşmamız benim için büyük bir sürpriz oldu
Daha sonra kürsüye Kayseri
Bağımsız Milletvekili Adayı Emine Hanım (Arslandok) davet edildi. Emine Hanım,
yaptığı kısa konuşmada insanları kimliklerini sahip çıkmaya çağırdı. ÇDP’nin
desteklediği bağımsız adayları tanıtmalarını ve onlara oy vermelerini istedi.
Ardından da kürsüye Ankara 1. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Faruk Bey
(Arslandok) çağırıldı. Faruk Bey, ÇDP’ nin kimlik mücadelesindeki yerine dikkat
çekti. Bağımsız adayların desteklenmesi için çağrı yaptı.
Bursa Bağımsız
Milletvekili Adayımız Aydın Bey (İlhan) kürsüye davet edildi.Aydın Bey, önce kendisini tanıttı. Ardından
da Milletvekili seçildiği zaman, takipçisi olacağı konuları dillendirdi. Kısa
konuşması, sık sık alkışlarla kesildi. Aydın İlhan 1971 yılında Samsun/
Vezirköprü’de doğmuş. Gazi Üniversitesi Elektrik Bölümü mezunu. Bursa’da yirmi
yıldır yaşıyor ve Makina imalât ve ticareti ile uğraşıyor. Kafkas Sanayi ve
İşadamları Derneği Kurucusu ve eski başkanı. Evli ve bir kız çocuğu babası .
Daha sonra soru- cevap
bölümüne geçildi. Başlıca şu sorular soruldu:“ÇDP’nin programında yalnızca Çerkeslik mi var? Diğer sosyal konulara ilişkin
görüşleriniz var mı? Adaylar arasında başka halklardan kimseler var mı?”
Bu sorulara Kenan Bey
(Kaplan) cevap verdi: “Partinin programında elbet yalnızca Çerkeslik,
kimliklerimizin yaşatılması konusu yok. Her konuda toplum yararına düşünce ve
projelerimiz var. Ancak Çölde susuzluktan ölmekte olan insana altın mı, su mu
verirsiniz önce? Tabiiki su. Öncelikli olan kimliğimizin yaşamasıdır. Güçlü bir
kimlik mücadelesi verirken;işçinin,
köylünün, emeklinin de haklarını da savunacağız. Doğayı da savunacağız. 7/24
anadilde radyo-tv ve anadilde eğitim için de mücadele edeceğiz. Biz misyon
partisiyiz. Parlamentoya kendi kimliklerimizle girecek ve hak ve hukukumuzu
öyle savunacağız. Biz burada güçlü olursak Kafkasya’da da güçlü olabiliriz. Bu
adaylarımızın meclise gitmesiyle, kimlik mücadelesiyle gerçekleşebilir.”
Daha sonra “Thamade”lerden
Fikri Bey (Duman) söz aldı: “20 yıl önce Kril Alfabesi ile yazılı bir kâğıt
parçası sebebiyle insanlara dava açıldı. O noktadan bugüne gelindi. İlerde
Kafkasya’daki varlığımız için, bizim buradaki varlığımız çok önemli. Bu sebeple
burada kimliğimizle sağlam durmalıyız.”
Söz alan diğer konuklar
önemle şu konuya değildiler: “Yalnızca merkezde değil. İlçelerde, mahallelerde
ve köylerde de örgütlenmeliyiz.” ÇDP yetkilileri, partilerinin henüz yeni olduğunu
ancak en kısa zamanda köylerde de temsilcilikler açacaklarını duyurdular.
Toplantıya Bursa’nın
önde gelen sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de katıldı. Toplantı
sonunda hatıra fotoğrafları çektirildi.
Bursa’da yaşayan Çerkes
ve Lazların birbirleriyle dayanışma göstermesi gerektiğini vurgulandı. Yeni
tanıştığımız kimi dostlar bunun kimliklerin yaşatılmasında noktasında çok
önemli olduğunu belirtti. Toplantı
sonunda üstad Mahmut Bey (Bi) ile karşılaşmamız benim için büyük bir sürpriz
oldu. Bunu da burada belirtmeliyim. (13 Nisan 2015)
(Ön açıklama: Bugün de bir
misafirim var. Bugünkü misafirim Ayşe Pişkin. Ben
kendisini 2012’den beri tanıyorum. (Ç.H.İ.) Çerkes
Hakları İnisiyatifi, bir Çalıştay düzenledi, 2012’nin
Şubat 25- 26’sinde. Ben de oradaydım. Ayşe Hanımı oradan tanıyorum.
Öyle hatırlıyorum. Sonra Ankara’da karşılaştık,
14 Ağustos 2014’de. Ayşe Hanım da, ben de (Ç.D.P.) Çoğulcu Demokrasi
Partisi’nin 34 kurucusundan ikisiydik. Daha sonra Ayşe Hanım, 7 Haziran 2015
Seçimlerinde Düzce’den bağımsız milletvekili adayı idi, ÇDP’den. Ben de
İstanbul 2. Bölgeden adaydım. Ayşe Hanım, Çerkes Aydınlarından ve
çeşitli derneklerde kimliğini, anadilini yaşatmak için canla-başla çalışıyor.
Ayşe Hanım ile bir söyleşi yaptım. Bu, söyleşinin metni. (Ali İhsan
Aksamaz, 24. XI. 2018)
+
Ali İhsan Aksamaz:
Ayşe Hanım, biliyorum, Kafkasya (Çerkesya) muhacirlerindensiniz. Daha doğrusunu
söyleyelim; Kafkasya’dan sürgün edilen Çerkes ailelelerinden birinin
çocuğusunuz. Kaçıncı nesildensiniz, Türkiye’ye yerleşen? Kafkasya’da da köyünüz
var mı? Varsa, adı nedir? Siz nerede doğdunuz? Bugünkü köyünüzün adı nedir?
Eski Çerkes soyadınız var mı? Varsa, lütfen söyleyin.
Ayşe Pişkin: Çok teşekkür ederim, Ali İhsan Bey. Ben de sizi
tanımaktan büyük mutluluk duyuyorum. Sizi Öncelikle bir vatandaş, sonra da aynı
amaçlar için ayrı kulvarlarda koşan bir yoldaş olarak yakın hissediyorum. Buna
duygudaş demek istiyorum. Farklı kültürlere sahip, kültürlerimizin kaybolmaması
ve geleceğe taşınması için çırpınan nice insanlardan ikisiyiz.
Ben, sizin de ifade ettiğiniz gibi,
Kafkasya’dan sürgün edilen atalarımızın 3. Nesil torunuyum. Doğrusunu söylemek
gerekirse, dedemin tam olarak nereden geldiğini bilmiyorum. Ben dedemi
göremedim. Tahmin ve araştırmalarıma göre Karadeniz’e kıyı olan Soçi
bölgesinden. Atalarımız, çektikleri acıları evlatlarına hiç anlatmamışlar. Hiç
aktaramamışlar. Dedem 7-8 yaşlarında, aileden tek kalan erkek kardeşi
ile Samsun’a çıkmışlar. Yerleşim plânına göre, kardeşleri
ayırmışlar. Dedem Düzce’ye gelmiş, kardeşi de Samsun da kalmış. Bir daha hiç
görüşememişler. Dedem, hafız olmuş ve değişik köylerde görev yapmış. Babaannem
ile evlendikten sonra, benim doğduğum köye gelmişler.
Köyümüz, Çerkeslerin ilk
konakladıkları 45 haneye sahip Siyokoğlu Köyü dür. Ben burada
doğdum. Köyde herkes Çerkesçe konuyordu. Dolayısı ile ben de, önce Çerkesçe
konuştum ve sonra Türkçe’yi öğrendim. Dedemin sülâlesinin adı Khamtokht’ur. Soyadı kanunu çıktıktan sonra Pişkin olmuş. O zamanlar akraba
ve aynı sülaleden olanlar mümkün olduğu kadar aynı soyadını almışlar. Ben
hala Khamtokh kızıyım. Kızlar, hep
baba sülalesinin kızıdır.
Ali İhsan Aksamaz:
İlk, orta ve diğer okulları nerede okudunuz? Okuldan sonra ne işler
yaptınız? Şimdi emeklisiniz. Öyle biliyorum. Çocuklarınız var mı?
Ayşe Pişkin: İlkokulu, doğduğum köyde Siyokoğlu ilkokulunda okudum.
Okulumuz merkeze bağlı, zamanında, Fransızca ve Farsça eğitim veren ünlü bir
okulmuş. Çevredeki tüm köylerin çocukları bizim okula gelirlerdi. İki
dershanesi, bir öğretmen o ve teknik odası, bodrumu olan güzel bir taş binaydı.
Şu anda tarihi eser bünyesinde, yenilenmesini bekliyor. Beş kişilik
sınıfta, sıramı paylaştığım arkadaşım Laz Ali idi.
İlkokulu bitirdikten sonra, okuma
arzumun önüne geçmeyen ailemi bırakarak yatılı olarak İstanbul’a geldim. Birkaç
hayırsever kadının iş ve güç birliği ile ortaokulu Levent Ortaokulunda okudum.
Hiç harcama yapmadan. Allah her birinden razı olsun. Ve beni vesile olup,
İstanbul’a getiren Kazım Taymaz Hocam’dan. Nurlar içinde yatsınlar.
Sonra da Amerikan Hastanesi’nin
Hemşirelik Okulu olan Amiral Bristol H. Koleji’nin sınavını kazanarak okula
girdim ve mezun oldum. Ardından aynı hastanede işe başlayarak 32 yıl hemsire
olarak çalıştım. Hemşireliğin her kademesinde hizmet verdikten sonra emekli
oldum. Mesleğimi severek, tat alarak büyük bir zevkle icra ettim. Bu arada,
Hemşirelikte ön lisans, Lisans, işletme Lisans ve otelcilik
okudum. Emekli olalı 24 yıl oldu. Halen aralıklarla çalışma hayatıma
devam etmekteyim. Üniversite son sınıfta okuyan bir kız çocuğum var.
Ali İhsan Aksamaz: Köyünüzde hangi kökenden insanlar
yaşıyor? Köyünüzde yalnızca Çerkesler mi yaşıyor? Başka kökenlerden insanlar
yaşıyor mu?
Ayşe Pişkin: Önceleri,
tüm köy tamamen halkı Çerkes idi. Farklı sülâlelerin bir arada olduğu bununla
birlikte aynı lehçeyi konuşan Çerkeşlerden oluşturulmuştu. Aynı yörenin halkı,
aynı lehçe, oyun ve geleneklere sahipti. 45 haneli olan köy, uzun seneler bu
özelliğini korudu.
1960 yıllarda, Doğu Karadeniz
Bölgesi’nden gelen Lazlar önce E 5 Kara Yolu kıyısına yerleşmişler. Zamanla
köyün merkezine de gelmişlerdir. Bizim evin hemen yanına da Laz bir aile
taşınmıştı. Ben de böylece çocukluğumdan itibaren Lazları tanıma fırsatı
buldum. Denize dökülen atalarımızın etlerini yediler diye yemediğimiz balığı,
onların sayesinde yemeye başladık. Mısır ununa bulanmış ve nar gibi kızarmış
hamsiyi onların sayesinde sevdim. Karalâhanayı, hamsili pilâvı, hamsili ekmeği,
kuymağı onlardan öğrendim. Kültürlerimizin oldukça farklı olmasına rağmen,
birbirimizi çok sevdik. Eşine iyi davranmayan Osman Amca’ya inat, karısı
Hatice’yi bağrımıza bastık. Hatice Abla da ölünceye kadar bizim içimizde
sevgiyle yasadı. Köyümüze daha sonra Lazların gelişi Çerkes Laz oranını
değiştirdi. Lazlar çoğunluğa geçerek muhtarlığı bile aldılar. Her iki toplum,
birbirleriyle oldukça mesafeli, fakat uyum içinde birlikte yaşıyorlar. Babam
öldüğünde, hiç tanışmadığımız Laz Hanımlar, “abimiz öldü” diye ağıtlar
yaktılar.
Ali İhsan Aksamaz: Biliyorum, 7 Haziran 2015 Seçimlerinde siz Düzce
İlinden bağımsız milletvekili adayı idiniz, ÇDP’den. Seçim kampanyanızdan
ilginç anılarınız var mı? Söylemek isterseniz, bir-iki anınızdan bahsedin! Olur
mu?
Ayşe Pişkin:
Milletvekili adaylığım güzel bir deneyim oldu. Hiç düşünmediğim ve
plânlamadığım bir serüvendi benim için. % 70 ine yakını iktidar partisinden
olan doğduğum şehirde, bir karınca misali varlık göstermeye çalıştım. Bu da
benim gücüme güç kattı.
“Ayşe ler de Meclise Gitmeli”
diye afişler hazırlamıştım. Bir de baktım, ertesi günü Ankara’dan Düzce doğumlu
Ayşe İktidar partisinden aday gönderildi.
Ve Ben Düzce’nin Ayşe’ si
olarak lanse edildim. Bir akşam da İsim karışıklığı nedeniyle biz
iki Ayşe, aynı evde aynı saatte toplantı yaptık. Tabii ki karşı karşıya geldik.
Tanıştık ve ve birbirimize başarılar diledik. Onun sayesinde toplantılarımın en
görkemlisini yapmış oldum. Lüks arabalar ve korumalarla bir an kendimi
Ankara’nın Ayşe’si sandım.
Bill Boardlarda, afişlerde ve
az sayıda da olsa televizyonlarda boy göstermek güzeldi. Siyaset yapabilir
miyim derseniz. “Asla” derim. Kazandığım takdirde politika yapmayı değil,
halkım için çalışacağımı düşündüm hep.
Ali İhsan Aksamaz:
Ayşe Hanım, siz de Çoğulcu Demokrasi Partisinin bel kemiklerinden birisiniz.
ÇDP’nin bugünkü çalışmaları hakkında söylemek istedikleriniz var mı?
Ayşe Pişkin: ÇDP,
Kurucu üyeleri ile fazla büyüyemeden, azimle, yılmadan, umudunu kaybetmeden var
gücüyle ayakta kalmaya ve varlığını sürdürmeye çalışıyor. Halkımız sadece
seyrediyor ve harekete geçmiyor. Yeni oluşumlara her zaman bir direnç
gösterilir sonradan kabul edilir. Bizde bu süreç fazlası ile uzadı. Sonuçta
böyle bir partiye ihtiyaç var. Olmalı düsüncesiyle devam ediyoruz. Devam
edeceğiz de. İnşallah bir gün amacımıza ulaşacağız ve çoğulcu halkı arkamızda
göreceğiz.
Ali İhsan Aksamaz:
Ayşe Hanım, siz de çok iyi biliyorsunuz, anadili önemli. Anadilinin, Çerkes
Dilinin yaşatılması çok önemli. Çerkesçe, dünyanın en eski dillerinden bir
tanesi. Ancak biliyoruz ki, Türkiye’de Çerkes Dili günden güne ölüyor.
Ayşe Pişkin: Ben bu
konuda umutluyum. Örneğin ben, ilk konuştuğum ana dilimi unutmuş ve senelerce
konuşamaz hale gelmişken, yeniden hatırladım. Ve de konuşmaya başladım. Uzun
seneler, dil üzerine eğinilmedi, gereken önem verilmedi. Son yıllarda,
üniversiteler, okullar, dil kursları ve yoğun dil çalışmaları sayesinde,
yıllarca yapamadıklarımızı gerçekleştireceğimizden eminim. Teknolojiyi de iyi
kullanırsak başarı kesinleşecektir. Ben umutluyum.
Ali İhsan Aksamaz: Radyo ve TV’de anadili ile, Çerkes Dili ile
yayın çok önemli. Ancak TRT, yayın yapmıyor. Ne yapalım da, TRT, Çerkesçe ve
diğer anadillerinde yayın yapsın?!
Ayşe Pişkin: Evet, TRT
bu konuda umursamaz görünüyor. Bu konuda lobi oluşturulması gerekiyor. Biz
toplum olarak, istemekten çekinen bir toplum. TV yayınını elde edinceye kadar
yılmadan isteyeceğiz.
Ali İhsan Aksamaz: Ayşe Hanım; bu söyleşi için teşekkür ederim.
Sorularıma ayrıntılı cevap verdiniz. Artık bu söyleşimizi sonlandıralım! Ancak
söyleyecekleriniz varsa, onları da söyleyin. Allah, her zaman çoluk-çocuğunuzla
sizi sevindirsin.
Ayşe Pişkin: Bana bu
fırsatı verdiğiniz için ben teşekkür ederim. Sağ olun Ali ıhsan Bey. Dili,
Kültürü, Kimliği olan herkes, bu değerlerini kaybetmemek, yaşamak ve geleceğe
taşımak için elinden gelen her şeyi yapmalı. Bu konuda çalışan, emek veren
herkesi kutluyor, emeklerinin karsılığını bulmalarını diliyorum. Allah, size de
sevdiklerinizle birlikte sağlıklı uzun ömür ve güç versin. Saygı ve
sevgilerimle.
(Goʒ̆otkvala:
Andğati ar sumari komiqonun. Andğaneri sumari çkimi ren Ayşe P̆işk̆ini. Ma emu
viçinop 2012 ʒ̆anaşen doni. (Ç.H.İ.)
Çerkesuli Xak̆k̆epeşi İnisiyat̆ifik ʒ̆opxu ar ok̆oxtala Derbent̆is noğa
K̆ocaelis. Aya ok̆oxtala rt̆u jur dğas, 25-26 K̆unduras, 2012 ʒ̆anas. Mati ak
vort̆i. Edo ma Ayşe Xanumi ekolen
viçinop. Eşo komşuns. Uk̆ule xolo
nananoğa Ank̆aras komomxvadu, 14 Mariaşina 2014 ʒ̆anas. Ayşe Xanumiti, mati
(ÇDP̆-şi) “P̆luralist̆uri Demok̆rasişi P̆art̆işi 34 magedginalepeşen juri vort̆it. Uk̆ule Ayşe
Xanumi rt̆u ti-moşletineri k̆andidat̆i noğa Duzces, ÇDP̆şen, 7 Mbuloba 2015 ʒ̆anas.
Mati ti-moşletineri k̆andidat̆i vort̆i İst̆anbolişi majurani noʒ̆ileşen. Ayşe Xanumi ren Çerkesi gamantanerepeşi
art-arti do minoba muşi, nena muşi oskedinu şeni gurdoşuriten içalişeps
çkvadoçkva derneğepeşi doloxe. Ma Ayşe Xanumi k̆ala ar int̆erviu dop̆i. Edo aya
ren int̆erviuşi t̆ekst̆i. (Ali İhsan Aksamazi,24 XI 2018)
+
Ali
İhsan Aksamazi: Ayşe Xanum, ma miçkin, tkvan Çerkesyaşi
muhacirepeşen ret. Mtini ptkvat; Çerkesyaşen uçvuten get̆k̆oçineri Çerkesi
ocağapeşi berepeşen arteri ret. Nak̆otxani diʒxirişen ret dobageri Turkiyeşa?
Çerkesyes oput̆e giğunani? Giğunan na, oput̆e tkvanis mu coxons? Tkvan so
yeçkindit, so dibadit? Aʒ̆ineri oput̆e tkvanis mu coxons? Mcveşi Çerkesuli
gvari giğunani? Giğunan na, mu iqven, miʒ̆vit?
Ayşe P̆işk̆ini: Dido şukuri giʒ̆umert Ali İhsan Begi. Mati tkvan na
giçinit şeni dido k̆ai maʒ̆onu. Ma tkvan
ipti hemi dobadonari çkimi, uk̆ule hemiti gzamşine çkimi gşinapt; xolosoni
megabre çkimi gşinapt. Aya ren zmonamşinoba; ma minon eşo pşina çkini
gzamşinoba çkini. K̆ult̆urepe çkini çkvaneri ren mara, juriti gzalepe bgorupt
k̆ult̆urepe çkinişi oskedinu şeni, amk̆ata k̆oçepeşen voret juriti. Tkvanti
tkvit eşo, ma K̆afk̆asyaşen uçvuten get̆k̆oçineri p̆ap̆uşp̆apupe çkimişi mota
vore. Ma entepeşi mota vore (3.) masumani diʒxirişen.
Mtini giʒ̆vat, ma va
miçkin p̆ap̆uşp̆ap̆upe çkimi solen get̆k̆oçineri renan, ma eya k̆aixeşa va
miçkin. Ma p̆ap̆u çkimi va mažiru. Eşo visimadep do goşogorape çkimişenti
matkven ki, Uçamzoğaşi Soç̆i coxoni noʒ̆ileşen get̆k̆oçineri renan. Eşo miçkin
do eşo matkven tkvanda aʒ̆i.
P̆ap̆uşp̆ap̆upek dido
ç̆vinape kožires emindros. Mara mcveşepe
çkinik emk̆ata ç̆vinapeşen çkar ambari va momçes. Berepe mutepeşati emk̆ata
ambarepe oxoʒ̆onaperenan. Emindros p̆ap̆u çkimi t̆eren (7- 8) şkvit-ovro ʒ̆aneri.
Edo ocaği muşişen emus duskideren xvala ar Cuma. Edo muşi k̆ala noğa Samsunişi
zoğap̆icişa k̆uçxe gedgeret̆es. Emindroneri palanç̆inalaşi skidaldixaşi
p̆lanitenti, cumalepeşen arteri, p̆ap̆u
çkimi, moxteren noşa Duzceşa do Cuma muşi doskideren noğa Samsunis. Uk̆uleti va
ažireren jur cumas artikarti. Eşo miçkin.
P̆apu çkimi xafizi
iqveren. Uk̆uleti xafizluği qveren çkvadoçkva oput̆epes. Baba çkimişi nana k̆ala içileren.
Uk̆uleti oput̆eşa dibargerenan, so na
mati yepçkindi. Op̆ute çkinis coxons
Siyok̆oğli. Aya oput̆e ren muhaciri Çerkesepeşi iptineri noskidalepeşi art-arti
Turkiyes. (45) jure neçi do xut oxoroşi maxoroba kuğun andğaneri ndğas. Ma yepçkindi, ma dovibadi aya oput̆es. İrik
Çerkesuli nena ğarğalapt̆u emindros. Aşotenti ma ipti Çerkesuli nena kodoviguri
do bğarğali, uk̆uleti Turkuli nena kodoviguri, bğarğali. P̆ap̆u çkimişi
diʒxirimşinepes coxonan Hamtox. Çkini gvari iqveren P̆işk̆ini 1934 ʒ̆anaşi
gvariş k̆anoniten. Mzaxali do diʒxirimşinepe çkimi, didopeten artneri gvariten
işinen andğaneri ndğas. Ho, ma xoloti Hamtoxepeşi k̆ulani vore. Çkineburi
adetiten, k̆ulanepe
renan p̆anda baba mutepeşişi diʒxirimşinepeşi k̆ulani.
Ali
İhsan Aksamazi: İptineri, oşke do majura nʒ̆opulape so
igurit? Nʒ̆opulape şk̆ule mu dulyape qvit? Aʒ̆i t̆ek̆audi ret. Eşo miçkin. Aʒ̆i
mu dulyapeten ibodert? Berepe giqonunani?
Ayşe P̆işk̆ini: Ma doviguri iptineri nʒ̆opula oput̆es, so na
yepçkindi oput̆e Siyok̆oğlis. Nʒ̆opula çkini ren mek̆ireli şkagurişa. Edo
ʒ̆oxleni orapes dido çinoberi rt̆eren gamantanaten. Fransuli do Farsuli nenapeten
gamantana muşitenti dido çinoberi t̆eren mtel Turkiyes. Siyok̆oğlişi
gomorgvaşen, mtel majura oput̆epeşi berepeti igurapt̆es çkini nʒ̆opulas. Nʒ̆opulas kuğut̆u jur dersxana, ar
mamgurapaleşoda do t̆eknik̆uri dulyapeşoda; do arti bodrumi kuğut̆u. Dido mskva
kvaşi bina rt̆u, eşoti ren. Andğaneri ndğas, tarixuri binapeşi st̆at̆ut̆is ren
do rest̆oraʒia dvaç̆irs do mutu var. Xut mamgure vort̆it ar k̆lasis, sinifis.
İrişen xolosoni manebra çkimi rt̆u Ali. Lazi Ali coxont̆u do çkin vixmart̆it ar
stoli k̆lasis, eşo xolosoni vort̆it.
Ayşe P̆işk̆ini: ʒ̆oxle xvala Çerkesepe skidurt̆es oput̆e
çkinis. Çkvadoçkva diʒxirimşinepeşen
Çerkesepe skidurt̆es. Mara ar nenaşi ar dialekt̆i ğarğalept̆es. İris arneri dialekt̆i, artneri xoronepe do
artneri ar adetepe komiğut̆es. (45) oxoriloni rt̆u oput̆e çkini ginže ʒ̆anapes.
(1960) Vit̆on çxoro oşi do sume neçi ʒ̆ana şk̆ule, Turkiyeşi Yulya Uçamzoğaşi
t̆erit̆oriaşen moxtimeri Lazepek dibargerenan E 5 Gzaş k̆eleni dixapes. Golaxtimeri oraten, oput̆esti dobargerenan oput̆eşi
şkaguronisti. Ar Lazi ocağik dibargeret̆u oxori çkiniş moleni k̆eleni dixas.
Mati aşoten viçini Lazepe, beroba çkimişen. Çerkesepeşi didi uçvaşi orapes,
ğureli k̆oçepe çkini zoğas doxveret̆es çkinepurepek, k̆aravepeşen zoğas
dolot̆k̆oçerenan ğureli çkineburepe çkineburepek varna duşmanik. Çxomepekti
çkineburepeşi xorʒepe ç̆k̆omeren. Amk̆ata gemzuli ambarepeten virdit çkin. Emuşeniti çkin va vimxort̆it çxomi. Mara am
Lazi manžagerepe çkinişi landeten, çkinti geç̆vineri do nostoneri aya çxomepe
oç̆k̆omus gevoç̆k̆it. Ma, entepeşi landeten,
geç̆vineri kapças pqoropi Luqu, Kapçioni brinci, kapçioni mç̆ikidi,
muxlamaşen ambari va miğut̆u do aya oç̆k̆omale do entepeşi nostoni am Lazi
manžarepe çkinişen kodoviguri ma.
Çkvadoçkva k̆ult̆urepe komiğut̆es mara, artikartis p̆qoropit. Ar Osman cumadi kort̆u. Emuk çili muşis unaxondinoni nenape
uʒ̆umert̆u do udodginu niza ikipt̆es. Çkinti innadi p̆it do Xatice Ablas
mevuşvelit do ğuraşakis çkini k̆ala qoropaten skidu emuk. Lazepeşi moxtimuten, oput̆e çkinişi etnik̆uri
k̆omp̆oziʒia iktiru. Lazepeşi maxoroba manžinu. Oput̆eşi muxtariti Lazepeşen
goşiʒxunu. Lazepe do Çerkeseps eşo xolosoni va renan mara, jur lamtinalati ren
ahengoni, harmoniuli artimajuraşa; cumalobaşi doloxe skidunan. Baba çkimi
doğuruşi, Lazi Xanumepe oxori çkinişa komoxtes do mgara dodges. “Cunadi çkini
domiğures”-ya do mgara dodges. Oxorişi xalk̆işen rt̆es mara, opşa k̆ont̆ak̆i va
miğut̆es entepe k̆ala. Amk̆ata qoroponi milleti ren Lazepe.
Ali
İhsan Aksamazi: Ma miçkin, tkvan ti-moşletineri k̆andidat̆i
rt̆it, ÇDP̆-şen. Aya rt̆u 7 Mbuloba 2015 ʒ̆anaşi goşoʒxunas .
Onç̆eloni gonoşinepe giğunani goşoʒxunaşi k̆amp̆ania tkvanişen? Otkvalu ginonan
na, ar-jur gonoşine tkvanişen ambarepe komomçit do çkinti vognat! İqveni?
Ayşe P̆işk̆ini: Mebusobaşi namzetoba; dep̆ut̆atoşi k̆andit̆oba rt̆u
dido mskva ʒada ti- çkimi şeni. Aya rt̆u surp̆rizi çkimi şeni. Amk̆ata p̆lanepe
va miğut̆u ʒ̆oxleşen; aya giʒ̆vat ipti. Çkimi noğaşi, noğa Düzceşi milletik,
didopeten, oşişen (70) sume neçi do vit̆iten iktidarişi, palanç̆ilaşi p̆art̆is
mxuci meçaps. Mara mati ar dumç̆k̆u steri viçalişi. Renoba çkimişi oʒ̆iramus
vort̆i. Aya noçalişepe maqu ç̆ami birgulis. “Ayşepe Meclişa oxtimoni renan”
yado afişepe voxazirapu. Mara aya afişi
şk̆ule, gendğani, iktidarişi, palanç̆inalaşi p̆art̆i, Ayşe coxoni ar
k̆andidat̆i k̆ala komoxtu do goşoʒxunaşi
k̆amp̆anias kogeoç̆k̆u. Ma “Noğa Duzceşi Ayşe” ya do ognapes çkineburepek. Aʒ̆i
Ayşe va rt̆u ar k̆ak̆ali, mara jur k̆ak̆ali
Goşoʒxunaşi k̆amp̆ania çkimişi oras, Ar limcişi, coxope çkinişi
oxoktinupeten, jur Ayşe ar ok̆oxtalas vort̆it, hemi ar xoris do ar saatis.
Ok̆oviçinit. Em Ayşeşi landeten, mati ar
dido ok̆oxtala maxvenu! Luksi mankanepe,
badigardepeten, arşivacis nananoğa Ank̆araşi Ayşe viqveret̆i! Eşo domaʒ̆onu do
mutu var! Bilbordapes, afişes do ç̆iç̆it̆ati t̆elevizyonepes t̆ani oʒ̆iramu
rt̆u mskva çkimi şeni. P̆olit̆ik̆a
maxveneni? Aşo mk̆itxatşi, mu giʒ̆vaten, giçkinan?! “Var, p̆ot̆e”-ma, eşo
giʒ̆vaten. Goşoʒxunas gecgineri viqvaşi, P̆olit̆ik̆a oxvenişa var, xalk̆i
çkimişi xelak̆aoba şeni oçalişuşa toli maqvasunon. P̆anda aşo visimadi ma do
mutu var.
Ali
İhsan Aksamazi: Ayşe Xanum, tkvanti “P̆luralist̆uri
Demok̆rasi P̆art̆işi ç̆k̆onepeşen
art-arti ret. ÇDP̆-şi andğaneri noçalişepeşi jin mutu otkvalu ginonani?
Ayşe P̆işk̆ini: ÇDP̆-k magedginepe muşişi menceliten, şurdoguriten
içalişeps do renoba muşi oskedinu şeni k̆abğa meçaps. Xalk̆i çkinik, Çerkesepek xvala seyri ikipan
aʒ̆i
do mutu var. Xalk̆i, çkini eşo ren;asteri gagnapa kuğun; ipti mutu va ikips
mara, uk̆uleti mxuci meçaps amk̆ata ağani noçalişepes. Mara aya p̆roʒesi dido
ginže iqu; eşo visimadep ma. Eşo ptkvat na, aşo ptkvat na, xalk̆i çkinis
amk̆ata p̆olit̆ikuri p̆art̆i dvaç̆irtu do dvaç̆irs.
Çkin oçalişus mevuqupt;
mevuqonaminonan. İnşala, ar ndğa momixtasunonan do gecgineri viqvaminonan aya
gzas do xalki çkinik mxuci momçasunonan!
Ali
İhsan Aksamazi: Ayşe Xanum, tkvanti k̆aixeşa giçkinan,
nananena ren beciti. Nananenaşi, Çerkesuli Nenaşi oskidu ren dido beciti.
Çerkesuli nena ren irişen mcveşi nenapeşen arteri kianas. Mara miçkinan ki,
Çerkesuli Nena dğaşen dğaşa ğurun Turkiyes. Ma eşo miçkin ki, andğaneri ndğas
Radio do T̆V-s, nananenaten, Çerkesuli nenaten
ç̆andina ren irişen beciti. Mara TRT̆-k va ç̆andinaps. Muepe p̆at do TRT̆-k
Çerkesuli nenatenti, majura nananenapetenti ç̆andinas?!
Ayşe P̆işk̆ini: Ma imendi komiğun aya duylaşa aya speros. Ma
nananena çkimi gomoç̆k̆ondu; eşo miçkirt̆u. Dido ʒ̆anapes va mağarğaleret̆u
mara, xolo kogomaşinu. Edo kogevoç̆k̆i oğarğalus. Nananena çkini umanceli
doskidu ginže ʒ̆anas. Mara aʒ̆ineri akoni universit̆et̆epe, nʒ̆opulape,
nananenaşi k̆ursepeşi landeten, k̆ai dulyape vikipt nananenaşi speros. Eşo
visimadep ma. T̆eknolojişi landetenti, gecgineri gamaptaten aya speros, İnşala.
Ma imendi komiğun. Ho,TRT ren unonç̆ela;
eşo ižiren do mutu var. Lobi oxvenuşi
voret aya speros. Mitişen ar mutu ok̆vanduşa gegaperi va ren Çerkesuli
lamtinala; çkin aşo voret. TRT̆-şi Çerkesuli ç̆andinaşi dulyas gecgineri
viqvaşakis, şurdoguriten viçalişaten.
Ali
İhsan Aksamazi: Ayşe Xanum; ma şukuri giʒ̆umert aya
int̆erviu şeni. Tkvan mç̆ipaşa k̆itxalepes nena gemiktirit. Aʒ̆i voçodinat aya
int̆erviu! Mara tkvan otkvaluşi mutu giğunan na, eti miʒ̆vit. Allahik bere-bari
k̆ala tkvan goxelan iroras.
Ayşe P̆işk̆ini: Ma dido şukuri giʒ̆umert, tkvan oğarğaluşi fursat̆i
momçit do emuşeni. Nʒaşa yextit, Ali
ıhsan Begi. Nanena, k̆ult̆uri, minoba na kuğun k̆arta k̆oçi, şurdoguriten
oçalişuşi ren, aya çkineburi pasapeşi oskedinu şeni. Aya speros şurdoguriten na içalişeps k̆arta
k̆oçik gecgineşi gamaxtas aya ok̆ok̆idinus. Edo iris tebriği voğodap. Allahik
qoropelepe tkvani k̆ala t̆anişk̆ap̆et̆oba, ginže skidala do menceli megiç̆aran.
[Önerilen Okumalar: Abdullah Onay: “Annelerin ninnilerinden spikerin okuduğu habere
kadar…”, hayvanlarinaynasinda.wordpress.com/ circassiancenter.com.tr/
sonhaber.ch; Ali Çurey, “Adige Radyosu, 90 yılı aşkın bir zamandır
Adigece yayın yapıyor!”, circassiancenter.com, 11. XII. 2019; A. Cengiz Büker:
“Roman, edebiyatın en ileri dalıdır!”, sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr,
25. VI. 2024; Ayşe Pişkin : “Teknolojiyi
de kullanarak başarı olacağız!”, circassiancenter.com.tr, 24. XI. 2018; Balkar Selçuk: “Dil insanın evidir…”,
circassiancenter.com.tr, 24. XI. 2018; Esat Korkmaz: “Hepimiz biliyoruz ki
küresel kültür bir vaatten çok, bir tehdit artık!”, sonhaber.ch/
circassiancenter.com.tr, 19. IV. 2022; Güngör Şenkal: “… korkuyla sessiz
kalanın korkusu kayboldu …”, sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr, 20. XII.
2020; Güngör Şenkal: "Her dil kendi konuşurlarının ihtiyaçlarını
karşılayacak kadar gelişkindir", sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr, 19.
II. 2025; Hıdır Eren: "Hepinize Munzur ırmağının kıyısından selâmlar”,
sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr, 11. VI. 2019; İbrahim Seven: “Süryaniler
çok eski zamandan beri yerleşik bir toplum!”, circassiancenter.com.tr/
sonhaber.ch, 4. XII. 2018; İbrahim Sediyani: “Erdemliler bağnazlardan daha
cesur olmadığı müddetçe dünyada fanatizm, kör boğazlaşma, ifsad ve savaşlar
bitmeyecektir!”, sonhaber.ch/ sediyani.com, 15. V. 2020; Kuban Seauhmann,
“Sovyet Devrimi olmasaydı, dünya üzerinde Adigece diye bir dil kalmazdı”,
circassiancenter.com/ sonhaber.ch, 12. II. 2020; Meryem Nazlı: “Herkes hayatta
her zaman direngen olsun!”, sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr, 3. XII. 2018;
Mesut Kara: “Sinema hayattır, hayatı güzelleştirme, dönüştürme araçlarıdır!”,
sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr, 4. IV. 2022; Murat Özden,"Ali İhsan
Aksamaz: Asimilasyon siyasî bir tercihti. Karşı duruş da politik tavır almayı
gerektirir!/ Ben Etnik Partilere Karşıyım!”, 11. VII. 2015/ sonhaber.ch/
circassiancenter.com.tr; (Murat Özden,"Çerkes Siyasallaşmanın
Öncüleri", Apra Yayıncılık, İstanbul, 2018); Murat Özden: “Asimilasyonu
Mısır’daki Sağır Sultan da biliyor!”, sonhaber.ch/
circassiancenter.com.tr, 20. XII. 2021; Murat
Özden: “Maksıme içeriği nedeniyle yüksek bir enerji içeceğidir!”, sonhaber.ch/
circassiancenter.com.tr, 10. VI. 2022; Münevver Mine Bağ: “İnsanlar, ruhsal bir
varlık olarak teknoloji ve yapay zekânın çok gerisinde kaldılar!”, sonhaber.ch/
circassiancenter.com.tr, 20. X. 2024; Özhan Öztürk: “Akademisyenler için de
faydalı kitaplar ortaya çıkardım!”, sonhaber.ch, 09. III. 2020; Sadık Müfit Bilge :“Yeryüzündekilere
merhamet etmeyenlere, Allah da merhamet etmez”, circassiancenter.com , 07. VIII
.2019; Veli Aydın: “Komünist Düşünce; Kurtuluş Yolunu Aydınlatıyor ve Çözüm
Yollarını Gösteriyor!”, circassiancenter.com/ sonhaber.ch, 9. IX. 2019; Yalçın
Karadaş: “Ezberleri Bozmamız Gerekiyor!”, circassiancenter.com.tr, 19. XII.
2018; Yalçın Karadaş: “Gerçekler, saptırılarak, yok sayılarak yok olmaz!”,
sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr/ gurcuhaber.com, 12. I. 2022; Yasin Aslan:
"Bilgi kuvvettir... Bakmak farklı şeydir, görmek başka!”,
circassiancenter.com.tr, 27. VIII. 2019]
Düzce Bağımsız Milletvekili Adayı Ayşe
Pişkin’e Destek Toplantısı
ÇDP’nin Düzce il
toplantısını geçtiğimiz (22 Şubat 2015) Pazar günü, Düzce Hızel Otel’de yaptık.
Tanıtım toplantısı saat 14: 00’de başladı. Toplantı programının sunuculuğu
İshak Akbay yaptı. Camianın ve birçok büyük resmî organizasyonun sunuculuğunu da
yapmış olan İshak Akbay, o gün benim de çok yakından tanık olduğum bir sürpriz
yaşadı. Kendisi ÇDP’nin Kahramanmaraş bağımsız milletvekili adayı olarak önce ikna
ve sonra da resmen ilân edildi. Bu fedakâr insan her şeye lâyıktır. Kendisine bu
yarışta başarılar diliyorum. Mecliste bizleri temsil edeceğini bütün yüreğimle inanıyorum.
Düzceliler tanıtım toplantısına
büyük ilgi gösterdi
Toplantı
başlamadan önce, konuşabildiğim veya konuşmalarına kulak misafiri olduğum kimi
Düzcelilerin ÇDP’ye ilişkin görüşlerini sizlerle paylaşmak istiyorum. Bilindiği
gibi Düzce kültürel, etnik zenginliğiyle ve bunların birbirleriyle uyum içinde
yaşamasıyla ünlü bir şehir. Aynı şirin ilçemiz Hopa gibi. Çerkesler, Lazlar,
Abhazlar, Gürcüler ve diğerleri kardeşçe yan yana yaşıyorlar.Toplantı başlamadan önce Hızel Otelin önünde
ve lobisinde insanlar hep ÇDP’yi ve Düzce’den bağımsız aday Ayşe Şirin’i
konuşuyorlardı. İnsanlar bir yandan kendi dillerini ve kimliklerini yaşamak ve
yaşatmak isterken diğer yandan da Türkiye’nin de, bayrağın da sahibi
olduklarına vurgu yapıyorlardı. Dil ve kimliklerine sahip çıkmanın bölücülük
sayılmaması gerektiğini döne döne vurguluyorlar. Aslında bu vurgulamalarında
haksız olmadıkları kısa bir süre sonra anlaşıldı. Bazı kişiler, bazı vatandaşların
cep telefonlarına mesajlar göndermiş. ÇDP’nin toplantısına katılınmaması için insanları
yönlerdirmeye çalışmışlar. Mesajların birinde, ÇDP’nin “etnik milliyetçilik
yaptığı ve CHP aleyhine faaliyet gösterdiği” iddia ediliyordu. Gerçekte bunları
yapanlar kimdi, bilinmez. Ancak ÇDP
adaylarının seçime girecekleri illerde CHP’ni zorlayacağına hiç kuşku yok. Kimi
kimseler de bu toplantıya katılmamaları konusunda ikna edilmeye çalışılmış. Gel
gör ki, insanlar akıllarıyla hareket ederek toplantıya akın akın geldiler. Bunu
gördük. Çerkesler, Lazlar, Gürcüler, Abhazlar ve diğer kimliklerden oluşan
insanlar toplantıyı başından sonuna büyük bir ciddiyetle izledi ve dayanışma
gösterdi. En yeni elbiselerini giymişler ve adeta bayram ziyaretine gelmiş
gibiydiler. Ciddiyetleri, ilgileri ve dürüstlükleri yüzlerinden okunuyordu.
Toplantının hemen
başında ÇDP’nin tanıtım filmi izlendi. Daha sonra kürsüye partinin genel
başkanı Kenan Kaplan davet edildi.
Kenan Kaplan
duygulara tercüman oldu
ÇDP Genel Başkanı ve
İstanbul 3. Bölge Bağımsız Milletvekili adayı Kenan Kaplan, ÇDP’nin kuruluş
amacını açıkladı. Türkiye’nin yalnızca Türklerin ve Kürtlerin memleketi
olmadığının üzerine vurgu yaptı. Bu ülkede Çerkeslerin, Gürcülerin, Abhazların,
Lazların da yaşadığına dikkat çekti ve hepsinin de bu devletin kurucu unsuru
olduğunu söyledi. Ancak son açılım çalışmalarında yalnızca Kürtlerin muhatap
alınmasının yanlış olduğunu belirtti. ÇDP’nin kurulmasına da bu yanlış tavrın
yol açtığını vurguladı. Türkiye’nin sahibinin yalnızca Türkler olmadığını, bayrağın
da yanlızca Türk bayrağı olmadığını söyledi. Balkan Savaşın’da, Çanakkale
Savaşın’da, Kurtuluş Savaşı’nda bu ülkenin bütün etnik gruplarının kanlarını
verdiğini anlattı. Türkler, Çerkesler, Gürcüler, Abhazlar, Kürtler ve Lazlar ve
diğerleri Türkiye’nin sahibidir. Bizleri dışlamasınlar, dedi. Politikacıları
“Türk, Kürt, Çerkes, Laz” diye başlayan nakaratlarının gerçekliğinini çoktan
kaybettiğini belirten ÇDP Genel Başkanı Kenan Kaplan, “Ağustos 2015’te
kurulduk. Seçimlere katılmak için 42 il ve ilçede örgütlenme çalışmalarımızı
henüz tamamlayamadığımız için 7 Haziran 2015 Genel Seçimlerine bağımsız
adaylarla giriyoruz,” dedi. ÇDP’nin yalnızca bir Çerkes partisi olmadığına da
önemle vurgu yaptı. ÇDP’nin kendi imkânlarıyla ayakta durduğunu ve bazı
iftiracıların iddia etmeye çalıştığı gibi değil, bir yerlerden destek
almadığını belirtti. Ardından da Düzce Bağımsız Milletvekili adayı Ayşe
Pişkin’i misafirlere tanıttı.
Ayşe Pişkin, kendisini
tanıttı ve hemşehrilerinden kendilerine seçimlerde oy vermelerini söyledi. Eğer
seçilirse, TBMM’de yalnızca Çerkeslerin değil, Gürcülerin, Abhazların,
Lazların, diğer muhacirlerin ve Romanların da hak ve hukuklarının temsilcisi
olacağını deklere etti.
Ayşe Pişkin Çerkeslerin,
Gürcülerin, Abhazların, Lazların sesi olacak
Daha sonra ÇDP’nin
desteklediği Bağımsız milletvekili adayları söz aldılar. İstanbul 1. Bölge
Milletvekili adayı Günsel Avcı, Kayseri Bağımsız Milletvekili adayı Emine
Arslandok Sezgin,İstanbul 2. Bölge
Milletvekili adayı olarak ben, Bursa Bağımsız Milletvekili adayı Aydın İlhan,
Ankara Bağımsız Milletvekili adayı Faruk Arslandok, Kahramanmaraş Bağımsız Milletvekili
adayı İshak Akbay kürsüden neden ÇDP’de olduğumuzu ve neden kendilerinden oy
istediğimizi misafirlere anlatmaya çalıştık.
Genel Başkan Yardımcısı
Mustafa Saadet de bir konuşma yaparak ÇDP adaylarının kimliklerinimizi
yaşatmada önemli bir misyon üstlendiklerini belirtti.
İstanbul 2. Bölge adayı olarak
bana da söz hakkı verildi
Ben de kısa bir konuşma
yaptım. Konuşmama Lazca olarak başladım. Vermek istediğim mesajları önce Lazca
daha sonra da Türkçe olarak misafirlerle paylaştım. Bu ülkenin de bu bayrağın
da, Türkçenin de bizim olduğunu belirttim. Ancak bizlerin kendi dillerimiz
olduğunu ve onları da yaşatmak zorunda olduğumuza dikkat çektim. Bunun bir
bölücülük değil, bütünleştiricilik olduğunu söyledim. Sağolsunlar, misafirler
alkışlarıya benimle aynı düşünce de olduklarını gösterdiler.
Düzce tanıtım
toplantımız oldukça olumlu geçti. Bu toplantı bir başka açıdan da önemliydi.
Ona burada girmeyeceğim. ÇDP’nin desteklediği Çerkes, Laz, Abhaz Bağımsız
milletvekili adayları ilk kez, başkalarına koltuk değneği olmadan kendi
kimlikleriyle er meydanına çıktılar. Yalnızca Düzce’de değil aday oldukları her
yerde seçim dengelerini şimdiden değiştirmeye başladılar. ÇHİ, ÇDH ve ÇDP’ne
olumlu bakmayan dostları da aramıza bekliyoruz. Şimdiye kadar ciddiye almayan
insanlarımızın ekonomik, sosyal, kültürel, dilsel ve diğer doğuştan gelen
haklarını savunma konusunda birlikte kazanımlar elde edelim. 7 Haziran 2015
gecesi muhakkak çok farklı olacak. (24 Şubat 2015)
(Ön açıklama:
Bugünkü misafirim Eşref Yılmaz. Eşref Yılmaz, ülkemizin aydınlarından;
eğitimci, şair, yazar, tercüman, benim de eski dostlarımdan; bazı platformlarda beraberdik. Eşref
Yılmaz ile bir söyleşi yaptım. Hayat hikâyesi, şiirleri, makaleleri,
tercümeleri ve kültürel çalışmalarından konuştuk. Ali İhsan Aksamaz)
+
Ali
İhsan Aksamaz: Lütfen, önce sizi tanıyalım.
Nerelisiniz? Nerede, ne zaman doğdunuz?Hangi okullarda öğrenim gördünüz? Mesleğiniz nedir? Yurdumuzun hangi
illerinde çalıştınız? Şu anda ne iş yapıyorsunuz? Nerede çalışıyorsunuz? Türkçe
dışında hangi dilleri biliyorsunuz? Biliyorum, Gürcüce de biliyorsunuz. Yine
biliyorum ki, Gürcistan’ın edebî Gürcücesinden Türkçeye tercümeler
yapıyorsunuz. Köyde öğrendiğiniz Gürcücenizi nasıl geliştirdiniz? Bütün bunlar
hakkında bilgi verir misiniz?
“Fakir
Baykurt’un “İki Okul” adlı bir öyküsü var. İşte ben o okulda okudum”
Eşref
Yılmaz: Öncelikle, Artvin
İlköğretmen okulu mezunu ve Artvinli olduğumu belirterek başlayayım. Artvin- İmerkhev
bölgesinde yaşayan Gürcülerdenim. Anadilim Gürcüce... 1968 de başladığım
öğretmenlik mesleğime 12 Eylül 1980-90 arası ara verdiğim on yıllık bir sürede
fotoğrafçılıkla yaşamımı sürdürdüm.
Samsun Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü ve Anadolu
Üniversitesi Türk Dili Ve Edebiyatı bölümlerini de bitirdiğimden dolayı, Orta
Okul Türkçe Öğretmeni ve Lisede Edebiyat öğretmeni olarak çalıştım. Sırasıyla
Samsun, Bursa ve İstanbul illerinde çalışmış oldum.
Emekli olduktan sonra, şiir sanatıyla yoğun olarak
ilgilendim. İTÜ’de Türkçe okutmanı olarak 15 dönem çalıştım.
6 dönem de Boğaziçi Üniversitesinde Gürcü Dili
Hocası olarak çalıştım. Şu an Gürcü Dil Merkezi Platformu’nda yabancılara
Türkçe, Türkiyeli Gürcüler’e Gürcüce öğretiyorum.
2000‘lerde öğrenmeye başladığım Modern Gürcüce ile
belge ve kitap (şiir- masal vb.) çevirilerini yapıyorum. Rusça’yı da öğrenmeye
çalışıyorum.
Ali
İhsan Aksamaz: (1877-1878) “93 Harbi”nde Osmanlı
Devleti, Çarlık Rusyası karşısında yenilince eski Osmanlı Devleti toprakları,
Çarlık Rusyasının topraklarına katıldı. Çarlık Rusyası, bu toprakları daha
sonra “Батумская область/ Batum Oblastı/ Batum
Bölgesi” ve “Карсская область/ Kars
Oblastı/ Kars Bölgesi” olarak adlandırdı. Bu bölgeler Çarlık Rusyası
topraklarına katılınca, o bölgelerde yaşayan Müslümanlar, Gürcü ve Lazların çok
önemli bir kısmı ata topraklarından göç etmek zorunda kaldılar. Yanlış mı
biliyorum, bilemiyorum?! Siz de daha sonra“Батумская “Батумская область/ Batum Oblastı/ Batum Bölgesi” diye
adlandırılan topraklardan göç etmek zorunda kalan muhacir bir ailenin
çocuğusunuz. Kaçıncı nesildensiniz? Köken olarak “Batum”un hangi köyündensiniz?
Oradaki köyünüzün adı nedir? Buradaki köyünüzün adı nedir? “Batum”da
akrabalarınız var mı? Eski soyadınız nedir? Muhacir gelen ailenizden bahseder
misiniz? “Batum”dan muhacir gelen ve Gürcüce’nin Аджа́рия/აჭარა/ Aç̌ara diyalektini
konuşan Müslümanlar kendilerini neden “Çveneburi” olarak adlandırmışlar,
adlandırıyorlar?
Eşref
Yılmaz:Bu göç
olaylarında bilgi karmaşası çok yaygın... Rusya, Gürcistan ve Kafkasya’nın
diğer bölgelerinden göç eden insanlar; daha doğrusu nüfus hareketlerini kategorize
edecek olursak, dört dönemde gerçekleştiğini görürüz. Detaylara girmeden
söyleyecek olursak; 17. yy.da Şah Abbas’ın Gürcistan’ı işgal etmesi ile 1. Göç,
18.yy. da Osmanlı-Rus Savaşı döneminde 2. Göç, 20.yy.da Ekim devrimi dönemi 3.Göç
ve SSCB’nin çöküşü ile (ekonomik) 4. Göç.
Bizim ailenin, Şah Abbas’ın zulmünden dolayı
yerlerini terk eden ve yine kendi toprakları olan dağlarda, ormanlarda,
vadilerde saklanan ve bir daha eski topraklara dönemeyen gruplardan olma
olasılığı yüksek. Şimdiki adı Ozurgeti, eski adı Makharadze olan ve Guria
bölgesinde yer alan bir yerleşim yerinden İmerkhev bölgesinde Çikhori denen bir
vadinin dibinde ormandan yer açarak toprak edinmiş ve orada yaşamaya başlayan
dört kardeşten söz ediliyor. O yerin adı halen Makhriyet diye geçer. Çoğalınca
aile, oradan Liban’a, Gigiet’e, Agara’ya, (ki ben Agara’da doğdum, oradaki ilk
okulda okudum. Fakir Baykurt’un Efkâr Tepesi kitabında“İki Okul” adıyla bir öykü var. İşte ben o
okulda okudum.) Bril’e, Dasamob’a (şimdiki köy ve mahalle adları) dağılmışlar.
Bu durumda ben 6. göbekten bir Makharadze’yim.
Ali
İhsan Aksamaz: Biliyorum, canla başla çalışıyorsunuz;
kültürel çalışmalar yapıyorsunuz. Siz de uygun bulursanız, kitaplarınızdan
bahsedelim. Yayınlanmış kitaplarınız var: “Şiir Gözlü Ağrılar”, “Yürek Rengi”,
“Çocuklar da Yazar”, “İlia’nın İzinde”, “Savaşın Şiirin Kimliğin Sorgulanışı”,
“Diyarsız”. Bu sonuncusu Dato Magradze’den tercüme. Bize bu kitaplarınızın
içeriklerinden kısaca bahsedebilir misiniz? Bu kitaplarınız hangi yıllarda
yayınlandı? Yayınlanmış veya yayınlanacak başka kitaplarınız var mı?
“Yeni
şiir dosyam “Şiircem” de yayınlanacak”
Eşref
Yılmaz: Şiir kitaplarımda, insana ilişkin her durum (aşk,
iş, emek, sevgi- saygı ve barış) ve doğaya ilişkin irdelemeler, mücadele... Dönemsel konularla birlikte genel yaklaşım ve
umuda dair ne varsa... Özetle dinsel öğe, ağlamak ve umutsuzluk dışında her şey
var şiirlerimde. Çeviri şiir kitaplarım sırasıyla, Salve, Jakomo Ponti, Diyarsız.
Yeni çalışmalarımız; Gürcü Dil Merkezi Platformu
olarak projelendirdiğimiz bir kitap çalışmamız var. Çok yakında yayınlanacak,
duyarsınız.“ემიგრანტისტკივილები/ Gurbetçinin Ağrıları” 4. Dönem göç
gurbetçilerinin çektikleri acılarının tarihe not düşürmesini amaçlıyoruz.
Bizzat kendilerinin yazdıkları günlük, öykü, anlatı ve şiirlerden oluşuyor.
Sadece ülkemize gelenlerden değil, dünyanın birçok ülkesine giden
gurbetçilerden derledik. Yeni şiir dosyam “Şiircem” de tamamlanınca aynı adla
şiir kitabı olarak yayınlanacak.
Ali
İhsan Aksamaz: Siz öncelikle bir şairsiniz. Ben öyle
biliyorum. Çok güzel Türkçe şiirleriniz var. Gürcüce şiirleriniz de var mı?
Varsa, Gürcüce şiirleriniz hangi dergilerde yayınlandı, yayınlanıyor?
Eşref
Yılmaz: Evet, Gürcüce yazacak düzeye gelmeye başladım.
Doğrudan Gürcüce (çevirisiz) yazıyorum. Yakında böyle bir şiir demetiKutaisi’deki Akaki Tsereteli
Üniversitesi yayınlarında çıkacak. Aynı Üniversite yayınlarında çeviri olarak
birkaç şiirim daha önce yayımlanmıştı.
Ali
İhsan Aksamaz: Gürcü Yazılı Edebiyatı’nın önderi Şota
Rustaveli’nin biyografisinden bahseder misiniz? Şota Rustaveli, bugünkü
Gürcistan’ın hangi bölgesinde ne zaman, nerede doğmuş? Nerelerde öğrenim görmüş?
Mezarı nerede?Yazılı Gürcü Edebiyatının
babası Şota Rustaveli’yi kısaca Türk okuyucularına tanıtır mısınız?
Eşref
Yılmaz: Şota Rustaveli, 1165 yılında Tiflis yakınlarında Rustavi
şehrinde doğmuş, 1216 yılında Kudüs’te ölmüştür. Çocukluğundan itibaren, amcası
ile birlikte birkaç kez seyahatler yapmış, Yunanistan’a kadar gelmiş ve çok
kültürlü ortamlarda bulunarak kendini yetiştirmiştir. Şair ve kültür adamı Şota
Rustaveli, “Kaplan Postlu” eseriyle de dönemin güçlü yönetimi Tamar Mepe
dönemine ek bir güç katmıştır. Şota Rustaveli yapıtını büyük bir törenle bizzat
kendisi Tamar Mepe’ye (Kraliçe Tamara) sunmuştur. Tamar Mepe’nin ödül olarak Mahkeme Saymanlığı
makamını verdiği söylenmektedir. Fakat beklediği bu olmasa gerek ki, o makamı
kabul etmemiş ve Kudüs’e gitmiş, oradaki Gürcü Manastırı’nda yaşamını sürdürmüş
ve orada ölmüştür (1216).
Ali
İhsan Aksamaz: Şota Rustaveli’nin eseri Megrelce de
dâhil birçok dile tercüme edildi; bildiğim kadarıyla 20’yi aşkın dile tercüme
edildi. Yine bildiğim kadarıyla, Türkçeye de iki defa tercüme edildi. Şato
Rustaveli’nin bu eserini, “ვეფხისტყაოსანი/ Kaplan Postlu”yu kısaca Türk
okuyucularına tanıtır mısınız? Bu destanda anlatılan dönem ve başlıca
kahramanları hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?
Eşref
Yılmaz: Türkçe’ye ilk çeviri Azeri dilinden yapıldı. İlk
çeviri olması bakımından önemli, ancak ağır Osmanlıca sözcüklerin çokluğu eseri
anlamakta zorlaştırıyor. İkinci çeviri ise henüz çalışma aşamasında... “Vepkhis
Tkaosani” hakkında kısaca söyleyebileceklerimize gelirsek; sevgi ve dostluk temalı
şiir “Kaplan Postlu”, 14-16 hece ölçüsüyle yazılmış, 1576 dörtlükten oluşmuş,
yaşam felsefesiyle ve özlü sözlerle anlatımı süren bir çeşit macera şiiridir. Anlatılan
macera destanının dönemi net olarak belirtilmese de Gürcistan’ın geçmiş tarihi
döneminde geçtiği açıktır. Bilinen en önemli kahramanları; Tarieli, Nestani,
Avtandili, Darejani, Pridoni’dir.
Bu yapıttan dolayı UNESCO, 2016 yılını (yanlış
anımsamıyorsam) “Şota Rustaveli Yılı” olarak açıklamıştı.
Şota Rustaveli adı, Gürcistan’da birçok okul- üniversite,
tiyatro, cadde gibi kurum ve yerlere verilmiştir. (Şota Rustaveli Metro
İstasyonu, Şota Rustaveli Tiyatrosu, Şota Rustaveli Üniversitesi gibi).
“Şota
Rustaveli, amcası ile birlikte birkaç seyahat yapmış”
Ali
İhsan Aksamaz: Önderlik ettiğiniz dernek “შათორუსთაველისსახელობისკულტურისცენტრი/
Şato Rustaveli Kültür Merkezi” adını taşıyor.Öyle
biliyorum. Derneğinize niçin bu adı verdiniz? Derneğiniz ne zaman, nerede
kuruldu? Derneğinizde hangi faaliyetler yürütüyorsunuz? Bize derneğiniz
hakkında bilgi verir misiniz?
Eşref
Yılmaz: Benim kurucusu olduğum ve uzun yıllar yönetimde
bulunduğum dernek “Gürcü Kültür Merkezi Derneği” (şimdi sadece üyeyim) ve şu
anda yönettiğim “Gürcü Dil Merkezi Platformu” ... Bir de Bursa Karacabey İlçesi- “Boğazköy Gürcü Kültür ve Turizm Derneği”
kuruculuğum var. Orada da köylü gençlerimiz derneği yönetiyor, güzel
faaliyetlerde bulunmaya çalışıyorlar.
“Şota Rustaveli Kültür Derneği” ile sadece ‘kardeş
dernek’ çerçevesinde ilişkimiz var. Etkinliklerine karşılıklı katılıyoruz.
Ali
İhsan Aksamaz: Türkiye’de Gürcüce de, Abazaca da,
Çerkesçe de, Lazca da, Çeçence de ölüyor. Bu durumu dünden bugüne nasıl
değerlendiriyorsunuz? Her 21 Şubat’ta UNESCO’yu referans alan toplantılar
hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Eşref
Yılmaz, anadili etkinliğinde (21 II 2016)
Eşref
Yılmaz: Ölüyor demeyelim de müdahale edilmezse, kaybolacak
diyelim. Köy koşullarında kolay korunan anadiller kentlerde korunamaz durumda.
Ortak dilin baskısı diğer anadilleri ister istemez iter. Kişi kurum ve
aktivistlerin müdahelesi bu kaybolmayı kısmen yavaşlatır ama kaçınılmaz son,
bilimsel olarak kaç yüzyıl sonra gelir bilinmez... Bunun için yapılması gereken
işlerden bir kaçını söylemekle yetinelim:1-Erki etkilemek ve bu alanda çözümler
aramak; 2- Bu alanda örgütlenmeleri organize etmek; 3- Dijital ortamlara dil
ürünlerini kayıt altına almak...
Ali
İhsan Aksamaz: Bu söyleşi için size teşekkür ederim.
Başka sorum yok. Ancak sizin başka söylemek istedikleriniz veya okuyuculara
mesajlarınız varsa, lütfen onları da söyleyin. Sakalınız yere erişsin!
Eşref
Yılmaz:Sizinle
söyleşmek bana da iyi geldi. Çok teşekkür ederim. Ali İhsan Bey, bu söyleşi
dizisi çalışmalarınızdan dolayı sizi ayrıca kutlamak istiyorum. Genel olarak
insanın en keyif aldığı etkinlik bilgi paylaşımıdır. Siz de bu fırsatı
yaratıyorsunuz, bundan dolayı sizi tekrar kutluyorum. Sağolun, varolun!
Başarılarınızın devamını diliyorum!
Okurlarıma da şimdiden teşekkür ediyorum! Sözüm
okumayanlara... Okumayanlar da okur grubuna bir an önce katılsınlar ki okur
olsunlar. Fırsat buldukça değil, fırsat bulsunlar ve her şeyi okusunlar ki neyi
okuyacağını seçebilsinler. Hoşçakalın!
(Kargad brzandebodet! კარგადბრძანდებოდეთ!)
Eşref
Yılmaz, Ali İhsan Aksamaz ile dostları Hayri Hayrioğlu’nun mezarı başında
(İnegöl, 3 VII 2011 )
+
+
Eşref Yılmaz, Ahmet Özkan Melaşvili’yi anma
töreninde mezarı başında “Melaşvili Destanı”nı okuyor (3 VII 2011 Bursa/
İnegöl- Hayriye Köyü):
Ali
İhsan Aksamazi: Goʒ̆oncğoneroba muşi naikipt derneğis
coxons“Şato Rustaveliş Ǩult̆uruli
Şkaguri”. Eşo miçkin ma. Derneği tkvanis muşeni aya coxo geodvit? Derneği
tkvani mundes geidginu? Mu faaliyetepe ikipt derneği tkvanis? Derneği tkvanişen
mǩuleşa molagaşinenani?
Eşref
Yilmazi: Magedgine muşi navort̆i do ginže ʒ̆anapesti oktalu
muşişi doloxe navort̆i derneği ren Gurculi Ǩult̆uruli Şkagurişi Derneği (Ma aʒ̆i
maǩature vore). Aʒ̆inavoktalap ren
Gurculi NenaşiŞkaguri P̆lat̆formi…Amuşen çkva Noğa Bursa- Karacabeyi-Boğazkyoyişi Gurculi Ǩult̆uri do T̆urizmişi
Derneğişi magedgine vore ma. Ekti oput̆eşi ağanmordalepek derneği oktalapan do
mskva faaliyetepe ikipan.
Eşref
Yilmazi: Ğurun yado otkvalu ʒ̆ori va iqven; mudaxale va
p̆atna, gondinasunon, aşo ptkvat.Oput̆es mskvaşa naişinaxen nananenape noğapes oşinaxuperpu va ren, meç̆ireli ren. Oşkaruli nenaşi
monǩanoba dido ren, eşo iqvaşiti, ginon eşo, ginon aşo,majura nananenape oğarğaluşen idorǩinen.
Ǩoçi, muessesepe do akt̆ivist̆epeşi noçalişepes aya ğuraamʒika atamolinenan mara bedigoç̆veri çodina,
ar-jur oşʒ̆anuraşǩule mulun, aya ren çkinobaluri gagnapa, mara mitisti mutu va
açkinen… Oxvenoni dulyapeşen ar- juriti molagişinat, aya domibağunan: 1-
P̆olit̆ikuri menceli onç̆elu do aya speros çarepe ogoru; 2- Aya speros
oteşkiluşi gzalepe ogoru; 3- Nenaşi doloç̆areli mat̆eryalepe dijit̆aluro
oxaziru…
Ali
İhsan Aksamazi: Aya int̆erviu şeni dido şukuri goğodapt.
Çkva ǩitvala va miğun tkvanda. Mara tkvan otkvaluşi mutu giğunanna vana
maǩitxalepes mesajepe giğunanna, entepeti miʒ̆vit, mu iqven! Pimpili dixaşa!
Eşref
Yilmazi: Tkvani ǩala oǩoğarğalu ǩai momixtu, dido momʒ̆ondu.
Dido şukuri goğodapt. Ali İhsan Begi, aya int̆erviupe şeni tkvan tebriği oğodu
minon ma. Çkinapaşi goparu ǩoçis moʒ̆ondun,
keyfi aqven, aya dulya didopeten aşo ren. Tkvanti majurapes aya fursat̆i
meçapt. Emuşeniti ma tkvan xolo tebriği goğodapt. Pimpili dixaşa, irote ixelit!
Maǩitxalepe çkimisti aʒ̆işen şukuri voğodap!
Oǩitxuşa toli navauğunanpe şeniti ar- jur nena komiğun ma…Navaiǩitxapanpekti
iǩitxan do naiǩitxapanpe ǩala iqvan. Aşoten hentepektiirote iguran. Xvala fursat̆iten var, irote fursat̆i
žiran do irixolo iǩitxan do aşoten mu iǩitxasunonan eya iguran. Ǩai guriten
vižirat! (Ǩargad bržandebodet! კარგადბრძანდებოდეთ!)
შოთარუსთაველიშიჯოხოთიგურჯისთანიშიდიდონწოფულა- უნივერსიტეტი, თეატრი, ჯადდე, მუესსესედოსვალეფეთენთისქიდუნ(შოთარუსთაველიშიმეტროშიისტასჲონი, შოთარუსთაველიშითეატრი, შოთარუსთაველიშიუნივერსიტეტიდოჩქვალეფე).
; Ali İhsan Aksamaz,
“Hayri Hayrioğlu”, 26. V. 2006 (“Dil-Tarih- Kültür- Gelenekleriyle Lazlar”, 2.
Baskı, Belge Yayınları, İstanbul, 2014); Ali İhsan Aksamaz, “Bilinçli Olarak
Geciktirilmiş Bir Değinme”, Tarih ve Toplum Dergisi, Sayı 161, Mayıs 1997, İletişim
Yayınları, İstanbul, 2002 [ “Doğu Karadeniz’de Resmî İdeolojiler Kuşatması,1.
Baskı, Sorun Yayınları, 2003; 2. Baskı, Belge Yayınları, İstanbul, 2011];
Ali İhsan Aksamaz, “Demagoji uzmanları”, 05. VI. 2002 [ “Doğu Karadeniz’de
Resmî İdeolojiler Kuşatması,1. Baskı, Sorun Yayınları, 2003; 2. Baskı, Belge
Yayınları, İstanbul, 2011]; Ali İhsan Aksamaz, “Ahmet Özkan Melaşvili ve Hayri
Hayrioğlu’yu Andık”, demokrathaber.org/ circassiancenter.com.tr, 4- 6 VI 2011;
Ali İhsan Aksamaz, “Hayri Hayrioğlu’nun Ardından”, yusufbulut.com/
circassiancenter.com.tr, 5. VII. 2011 [“Laz Aydınları ve Sorumluluk”, Sorun
Yayınları, İstanbul, 2011; Ali İhsan Aksamaz, "Kimlik Mücadelesi ve Bazı
Gürcü Aydınları Üzerine Notlar", Ali İhsan Aksamaz, “Laz Aydınları
ve Sorumluluk”, Sorun Yayınları, İstanbul, 2011/ circassiancenter.com.tr/
sonhaber.ch; Ali İhsan Aksamaz, “Laz Aydınları Deklarasyonu (Katkı)”,
lazca.org/ circassiancenter.com.tr/ circassiancenter.com.tr, 30. X. 2012; Ali
İhsan Aksamaz, “Gürcü Aydınlarının Yayıncılık Faaliyetleri, sonhaber.ch/
circassiancenter.com.tr, 29. III. 2020; Ali İhsan Aksamaz, “Gürcü
Alfabesi ve Gürcüce’nin Gelişimi”, sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr, 5. V.
2020; Ali İhsan Aksamaz, “Sandro’nun Hayatı”, sonhaber.ch,
circassiancenter.com.tr, 12. V. 2020; Ali İhsan Aksamaz, “Gürcü
Ansiklopedik Sözlüğü Yayınlandı”, sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr, 23.
XII. 2021; Ali İhsan Aksamaz, “Osman Nuri Mercan’ın Ardından Anılar”,
(Yayınlanacak); “Çveneburi Kafkasoloji Dergisi”, Sayı 6-7, İstanbul,
1999, https://dspace.nplg.gov.ge/bitstream/1234/230416/1/Chveneburi_1979_N6-7.pdf ; “Basına
ve Halklara”, norzartonk.org, 15. II. 2012; Bir Kayıp Millet
Megreller", lazca.org, 31. V. 2013; "Batum _oblast_",
grokipedia.com; Candan Badem, “Çarlık Yönetiminde Kars, Ardahan, Artvin”, Aras
Yayınları, İstanbul, 2018; "1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı",
tr.wikipedia.org; "I. Abbas", tr.wikipedia.org; "I. Abbas'ın
Kaheti ve Kartli seferleri", tr.wikipedia.org; Datua Biskaia, (/ Bakur
Gogoxia/ ბაკურგოგოხია", Kartvelist
nedir?", chkineburi.wordpress.com, 11. XI. 2014; "93
Harbi", tr.wikipedia.org; Emre Ata Lyoizişi, "Megreller ve Megrelya
Sorunu", kolkhoba.org; Erdoğan Şenol, “Gürcü Ansiklopedik Sözlüğü”, Emsal
Matbaa Tanıtım Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti., Ankara, 2021; Faruk Sümer,
"Abbas I", islamansiklopedisi.org.tr; Faruk Sümer, "Abbas
II", islamansiklopedisi.org.tr; Eşref Yılmaz, “Asimilasyona Karşı Aydın
Sorumluluğu”, Çveneburi Kültürel Dergi, sayı 37, Total Müşavirlik ve
Mümessilik, İstanbul, 2000; Fahrettin Çiloğlu, “Çveneburi”, Çveneburi Kültürel
Dergi, sayı 1 (8), Bude LDT. ŞTİ, Bursa, 1993; Fahrettin Çiloğlu, “Bir etnik
grup olarak Türkiye’de Gürcüler”, Birikim Sosyalist Kültür Dergisi, Sayı 71-
72, Birikim Yayıncılık Ltd. Şti., İstanbul, 1995; Fahrettin Çiloğlu, “Dilden
Dine Edebiyattan Sanata/ Gürcülerin Tarihi”, Ant Yayınları, İstanbul, 1993; Gerg
Amicba, Hayri Ersoy (Çeviren), Ortaçağ'da Abhazlar, Lazlar, Nart Yayıncılık,
İstanbul, 1993; Givi G. Karçava: "Kâzım, kültür devrimi yapan bir
insandı!”, sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr/ gurcuhaber.com, 14. V.
2021; "Gürcüler Milliyet’i protesto etti",
jinepsgazetesi.com, 1. VI. 2012; Güngör
Gençay, “Gürcü şairden hoş geldin kitabı”, evrensel.net, 15. II. 2009; Hüseyin
Uzun, "Şah Abbas Camii’nin özelliği nedir?", yeniasya.com.tr, 09. V.
2014; İrfan Ç. Aleksishi, "Düzce Üniversitesi Ziyaretim: Kartvelizm Boş
Durmuyor!", lazoba.blogspot.com, 3. I. 2015; İrfan Çağatay Aleksiva,
"Gürcü milliyetçiliğinin (Kartvelizm’in) Lazları keşfi (1. Bölüm)",
jinepsgazetesi.com, 1. XII. 2020; İrfan Çağatay Aleksiva, "Gürcü
milliyetçiliğinin (Kartvelizm’in) Lazları keşfi (2. Bölüm)",
jinepsgazetesi.com, 1. I. 2021; İrfan Çağatay Aleksiva, "Gürcü
milliyetçiliğinin (Kartvelizm’in) Lazları keşfi (3. Bölüm)",
jinepsgazetesi.com, 1. II. 2021; "İskender Tzitaşi'den Mektuplar
Kitabı", lazca.org, 11. III. 2014; İsmail Avcı Bucaklişi, "Lazlar
Üzerine Kartvelist Tezler", lazuri.com/ kolkhoba.org/ lazca.org; "Kaplan
Postlu Şövalye", tr.wikipedia.org; "Kartvelizm Terörü",
tr.okune.org; "Lazika Savaşı", tr.wikipedia.org; "Mehmet Ender
Savcın: “Gürcistan’da akrabalarımız var!”, sonhaber.ch/
circassiancenter.com.tr, 31. XII. 2020; Michael Goodyear, Ceren Güllü
(Çeviren), "Kraliçe Tamar", worldhistory.org, 20. XII. 2021; Murat
Kasap, "Osmanlı Arşiv Kayıtlarında 93 Harbi Batum Muhacirleri ",
Gürcistan Dostluk Derneği Yayınları, İstanbul, 2018; Murat Kasap: “Hep beraber
güzel eserler ortaya çıkartalım!”, sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr, gurcuhaber.com,
23. I. 2019; Mustafa Kolat: “Kimliğimiz Ölüyor, Dillerimiz Ölüyor!”,
sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr, 10. XI. 2018; Nevzat Kaya: “Büyük
isimlerin değil, büyük davaların adamı olunuz!”, circassiancenter.com.tr,
sonhaber.ch, 4. XII. 2018; Osman Nuri Mercan, “ Lazlar ve Gürcüler aynı
halktandır”, Yeni Ülke Gazetesi, Ekim 1992; Osman Nuri Mercan, “Ma a Lazi
vore- Me Lazi var”, Ogni Kültür Dergisi, Sayı 4, İstanbul, 1994; Parna-Beka
Çiladze, Eski “çveneburi” dergisi…", tetripiala.wordpress.com, 5. X.
2016; Parna- Beka Çilaşvili, “Taşralı Gürcülerin” kendilerini yeniden keşfi”,
20 I 2017, tetripiala.wordpress.com; Pridon Khalvaşi, Erdoğan Şenol (Çeviren),
“Omri”, Gece Kitaplığı, Ankara, 2019; "Russian Empire census",
en.wikipedia.org; Şanver Akın: “Gürcistan’ kitabı Türkiye’de yaşayan Gürcü
Halkı için bir milâttı!”, 7. IV. 2020, sonhaber.ch/ gurcuhaber.com/
circassiancenter.com.tr; "Şota Rustaveli", tr.wikipedia.org; "Tamar",
tr.wikipedia.org; "Türkiyeli Gürcüler Milliyet'i protesto etti",
demokrathaber.org, 27. V. 2012; Ümit Bayazoğlu, “Sıkıcı bir Laz fıkrası/ Polis
emeklisi Hayri Hayrioğlu’nun başımıza ördüğü püskülü belâ”, EP/ Ekonomi
Politika, sayı 31, İstanbul, 27. VI. 1993; W. E. D. Allen, Paul Muratoff,
"Kafkas Harekatı/ 1828 - 1921 Türk - Kafkas Sınırındaki Harplerin
Tarihi", Genelkurmay Basımevi, Ankara, 1966]