[Lazca-
Türkçe Anılar/ Anlatımlar- 4]: “Evlilik âdetleri ve düğün-1”
Evlilik
çağına gelmiş genç kızın ninesine veya halasına, sözü geçen kimi varsa, yaşını
başını almış bir kadınımızı göndeririz. O da “bu iş şöyle şöyle olsaydı, iyi
olmaz mıydı?” gibilerinden evlilik çağına gelmiş genç kızın o aile büyüğüne konuyu
açır.
Nihayetinde
evlilik çağına gelmiş genç kız evliliğe razı olduğunda, ninesi veya halası da
razı olduğunda, işte o zaman oğlanın babası, kızın babasına gidip şöyle der:
--Bu
işi şöyle nihayetlendirelim: Allah’ın izniyle birbirimizin akrabası olalım! Senin
kızı, benim oğlanla baş göz edelim!
Kızın
babası da bu evliliğe rıza gösteriyorsa şöyle der:
--Tamam,
kızımı oğluna vereyim! Bilesin ki kızıma yedi tane beşibiryerde, altın bilezik,
altın bel kemeri, yine altın saat, üç dört tane yüzük, altın küpe
takacaksın! Ayrıca kızıma beş altı ipek
bohça, gülyağı, nişan yazması, saça bağlanan kurdele, üç dört tarak, potin
alacaksın… Bir de düğün yapacağız, nişan düğünü … Sana söylediğim bütün bunları
yapabilirsen kızımı oğluna veririm!
Oğlanın
babası da şöyle der:
--Tamam,
ben bütün bunları kızımız için yaparım.
Lakin şimdi sen de söyleyeceklerimi kızımız için yapacaksın. Yedi kat
yatak, bir yaylı karyola, büyük bir
ayna, bir şifoyer, üzerinde lamba, karpuz lamba, ayna duracak bir masa, bakırdan
büyük bir sini, yanında küçük bir sini, büyük bir tencere, kazan, küçük
tencereler, büyük bir güğüm, orta boy güğüm, küçük güğüm, altı sahan, ondan
sonra altı tane kapaklı küçük sahan, tencere, bir büyük bir küçük el leğeni, ibrik,
büyük tava, iki orta büyüklükte tava, bir küçük tava, bir de otuz okkaya kadar
süzgü. İşte bütün bunları kızımız için yapabilirsen ben de kızımıza düğün
yaparım!
Kızın
ve oğlanın babaları birbirlerine bunları söyler. Her iki taraf da böylece
anlaşır. Oğlanın babası nişan düğünü günü üzerinde anlaştıkları o altın
takıların hepsini götürür. Ailesinden insanları, dostlarını da yanına alarak
kız evine gider. Kızın babası da ailesinden insanları, dostlarını evine davet
eder. Onlar da bu davete icabet edip giderler.
Oğlanın
babası, altın takıların hepsini bir mücevher sandığının içinde kız evine
götürür.
Kızın
babası ve oğlanın babası yanlarında üçer kişiyle birlikte odada otururlar. Bir
Xocaefendi de orada hazır bulunur.
Hoşbeşten
sonra oğlanın babası kucağındaki mücevher sandığını açar. İçindeki altın
takıları itinayla çıkarıp masanın üstüne yerleştirir. Daha sonra o takıları
yine mücevher sandığının içine itanayla yerleştirilir.
Artık
nikâh kıyma sırası gelmiştir. Üç kişi genç kızın vekili, üç kişi de
delikanlının vekili olarak odada yerlerini alırlar. Hocaefendi şöyle der:
--Hele
odanın kapısını içerden bir kitleyin de başka kimse girmesin!
Hocaefendi
sonra da kızın babasına şöyle sorar:
--Nikâhı
ne kadar mehirle yapıyorsun?
Kızın
babası cevaplar:
--500.000
kuruş!
Oğlanın
babası itiraz eder:
--O
kadar olmaz! 100.000 kuruş veririm!
Kızın
babası ile oğlanın babası bir süre anlaşamazlar:
--Hayır,
bu kadar vereceğim!
--Hayır,
bu kadar vereceksin!
Nihayetinde
her iki tarafın vekilleri araya girerler. Kızın babasının söylediği mehir
miktarını indirip, oğlanın babasının söylediği mehir miktarını yükseltip ortayı
bulurlar.
Hocaefendi:
--Tamam,
şimdi oldu! Maşallah! Süphanallah!
Kızın
babası ile oğlanın babası birbirlerinin ellerini sıkarlar.
Hocaefendi
şimdi her iki babaya da sırayla sorar:
--Allah’ın
izniyle kızını bu ihtiyarın oğluna verdin mi?
--Verdim!
Xocaefendi,
kızın babasına üç defa sorar.
Daha
sonra da Xocaefendi oğlanın babasına sorar:
--Sen
bu ihtiyarın kızını oğluna eş olarak kabul ettin mi?
Oğlanın
babası cevaplar:
--Ben
de Allah’ın izniyle bu adamın kızını oğluma eş kabul ettim!
Daha
sonra Xocaefendi genç kız ve delikanlı için dua eder:
--Öleceğiniz
güne kadar yağ ile bal gibi olun, birbirinizi tamamlayın! Birbirinize asla kötü
söz söylemeyin! Hep güleryüzlü olun!
Oğlanın
babası Xocaefendiye bu hizmetinden dolayı iki altın bahşiş verir. Xocaefendi
şöyle der:
--Artık
nikâh kıyıldı. Delikanlılara şerbet ikram edin! Tüfek atıp bu hayırlı işi
kutlayıp herkese duyursunlar!
Delikanlılar
avluda sıralanıp tüfeklerini ateşlerler.
Şimdi
artık kapılar açarlar. Sofraları kururarlar. Herkes sofraya oturup yemek yer. Yemekte
pilav, makarna, sütlaç, tavuk eti, börek ikram edilir.
Hep
beraber yemek yerdikten sonra şarkılar söylerler. Horon oynarlar. Akşam olunca
davetliler evlerine giderler. Evlenecek genç kız kendi evinde, delikanlı da
kendi evinde kalır.
Bir
yıl kadar bir zaman geçer. Evlenecek delikanlının erkek kardeşleri, kız
kardeşleri; genç kızın anne ve babasının
evine cümbür cemaat giderler. Kızın anne ve babasına şöyle derler:
--Artık
kızınızı bize götüreceğiz!
Genç
kızın anne ve babası şöyle cevap verirler:
--Bir
yıl içinde yine götürürsünüz! Şimdi kalsın!
Damat
delikanlının erkek ve kız kardeşleri ikna olmaz:
--Artık
gelinimizi evimizde olsun istiyoruz! Babamız da annemiz de yaşlı! Yapacak çok
iş var. Üstelik ineklerimiz de var!
Çok
üstelerler. Nihayetinde anne ve baba, kızlarının damat evine götürülmesine rıza
gösteriler. Kızın anne ve babası, oğlanın erkek kardeşlerine şöyle der:
Peki
ama kızımıza düğün yapacaksınız, düğünle götüreceksiniz. Kızımıza elbise
diktireceksiniz. Beş kat elbise diktireceksiniz. Kızımıza potin alacaksınız,
ipek örtü, ferace- çarşaf alacaksınız!
Damadın erkek kardeşleri, bu isteklere “evet”
deyip kabul ederler.
Tabii
kızın anne ve babasının bu isteklerini yerine getirirler. Genç kız için bütün
bunları da satın alırlar.
Damadın
erkek kardeşleri:
--Perşembe günü düğünü yapacağız!
Komşularını
çağırıp artık gelin genç kızı düğünle evlerine getirecekler.
Sabah
saatlerinde damat delikanlının kızkardeşleri, kuzenleri, komşuları nişanlısı
kızın evine giderler. Kız evinin
avlusuna gittiklerinde onların geleceğinden haberdar olup evde toplananlar
evden avluya çıkıp onları karşılar:
--Hoş geldiniz! Sefa geldiniz! Buyurun, eve gelin!
Erkek
tarafı eve girer. Odada oturup birkaç saat kız evinde hoş beş ederler.
Hep
beraber oyunlar oynarlar, şarkılar söylerler.
Daha
sonra kız tarafı sofrayı kurar. Hep beraber yemek yerler.
Yemek
sırasında âdet olduğu üzere eğlence kabilinden damadın erkek kardeşi (veya
kuzeni) kız tarafına zorluk çıkarmaya başlar:
--Bana
bir tavuk getirin! Yine börek de, baklava da getirin!
Kız
tarafından biri:
--Başka
tavuğumuz da, böreğimiz de, baklavamız da yok!
--Madem
başka tavuğunuz, böreğiniz, baklamanız yok, ben de diğer yemekleri yemem!
Bunun
üzerine kız tarafı sofraya tavuk, börek, baklava getirir.
Damadın
erkek kardeşi (veya kuzeni) âdet olduğu
üzere kız tarafına birçok defa şöyle der:
--Bana
bir tavuk getirin! Yine börek de, baklava da getirin!
Kız
tarafından biri:
--Başka
tavuğumuz da, böreğimiz de, baklavamız da yok!
--Madem
başka tavuğunuz, böreğiniz, baklamanız yok, ben de yemek yemem!
Kız
tarafı sofraya yine tavuk, börek, baklava getirir.
Damadın
erkek kardeşi (veya kuzeni) âdet olduğu üzere bıçağını çekip baklava tepsisine
saplamaya çalışır. Ancak bıçak baklavaya saplanmaz, devrilir.
Bunun
üzerine damadın erkek kardeşi (veya kuzeni) şöyle der:
--Gördünüz
mü işte?! Bıçak devrildi. Bana yine baklava getirin!
O
böyle deyince kız tarafı iki defa baklava getirir. Sonra damadın erkek kardeşine
(veya kuzenine) şöyle derler:
--Hadi,
şimdi yemek ye bari!
--Hayır,
yemem, yine getireceksiniz!
Böylece
on tepsi baklava ile bir tepsi böreği getirtir.
Sonra şöyle der:
--İşte
şimdi oldu! Haydi çocuklar, şimdi yiyin!
O
on tepsi baklavadan yedisini alıp yine kız evi halkına verir.
Sofraya
oturup yemeklerini yerler.
Damadın
erkek kardeşi (veya kuzeni) âdet olduğu üzere yine eğlence kabilinden şimdi de
şöyle der:
--Ben
su istiyorum!
Cam
bardakta su getirirler. Suyu içtikten sonra bardağı atıp kırar. Sonra da şöyle
der:
--Vay
bardak elimden düştü!
Biraz
sonra yine su isterler:
--Bize
su getirin!
Suyu
getirirler:
--İşte
size su getirdik, için!
--Biz
maşrapayla su içmiyoruz!
--Başka
cam bardağımız yok!
--Niçin
yok, fukara mısınız?
--Cam
bardakta su verdik ama kırdınız. O bardakta yine su içeceğinizi niçin
düşünmediniz? Cam bardağı niçin kırdınız? Şimdi suyu maşrapayla için!
Maşrapayla suyu alırlar.
Damadın
erkek kardeşi (veya kuzeni) arkadaşının tüfeğinin dipçiğiyle maşrapayı da kırıp
atar.
Âdet
olan bu eğlencelerle artık herkes yemek yer.
Sofradan
kalkarken kız tarafı ellerini yıkamaları için herkese ibrikle su döker, havlu
tutar. Ellerini yıkadıktan sonra havluyla kurularlar. Damat tarafından biri, âdet
olduğu üzere havluyu alıp yanında götürür.
Kız
evindeki yemek faslı artık biter.
Damat
tarafından biri, kız evi ahalisine şöyle der:
--Şimdi
artık gidelim! Gelin kızımızı hazırlayın!
Kız
tarafı gelini hazırlar. Âdet olduğu üzere geline elbisesini giydiriler.
Nihayetinde
kızı, baba evinden çıkarırlar.
Artık
gelin kızı, kocasının evine götürmek için yola koyulurlar.
Gelin
kızla beraber erkek kardeşleri, kız kardeşleri, kuzenleri, komşuları da damat
evine doğru yola koyulurlar. Kafile
hâlinde dere tepe aşa aşa ilerlerler.
Kafilenin,
damatın evine ulaşmasına bir kilometre kadar bir mesafe kalır artık.
Âdet
olduğu üzere eğlence kabilinden zorluk çıkarma sırası artık kız tarafına gelir:
--Ay
çok yorulduk, bundan öte gidemeyiz!
Erkek
tarafı:
--Canım,
biraz daha yürüyün!
Kız
tarafı bir on adım kadar atar:
--Artık hâlimiz kalmadı, çok yorulduk!
Damat
tarafı yalvarır:
--Buralar
hep yokuş aşağı! Düzlüğe kadar yürüyüverin!
Damat
tarafı kız tarafını yalvar yakar düzlüğün yakınına kadar yürümeye ikna eder.
Sonra damadın erkek kardeşi:
--Benim
hatırım için bir yirmi adım daha atın!
Kız
tarafı:
--Madem
öyle, senin hatırına bir yirmi adım daha atalım!
Böylece
bir yirmi adım daha atarlar.
Böylece
yalvarta yalvarta, yalvara yakara akşama kadar kafile, damadın avlusuna kadar
gelir.
Nihayet
avluya ayak basarlar.
Kız
tarafı:
--Eve
girmeyiz!
Damadın
kuzenleri, kızın erkek kardeşine bir tabanca ve bir de tüfek verirler:
--Şimdi
gelin! Eve girelim! Madem öyle onun hatırı için bir beş adım daha atalım!
Eğlence
kabilinden damat tarafına zorluk çıkarma devam eder.
Evin
kapısına kadar gelirler:
--Daha
eve girmeyiz!
O
zaman da damat tarafı, kız tarafına üç altın verir:
-Bu
sizin bahşişiniz!
--
Şimdi eve girelim bari! Haydi delikanlılar herkes eve!
Nihayetinde
böylece eve girerler
Damadın
kızkardeşleri ve diğer kadınlar, gelin kızı bir odaya götürürler.
Delikanlılar
başka bir odada, kadınlar başka bir odada oturur. Güzel güzel konuşurlar,
oyunlar oynarlar, şarkılar söyleyip horon oynarlar.
Derken
yemek zamanı olur. Sofraları kurarlar. Yemekleri getirirler.
Sofraya
pilav getirirler, pirinç pilavı. Ardından da sofraya kaşıkları getiririrler. Bir
sofrada kaç kişi varsa o kadar kaşık getirirler.
Âdet
olduğu üzere eğlenmek maksadıyla zorluk çıkarma sırası artık kız tarafındadır.
Kız
tarafının delikanlıları, sofraya konulan
kaşıkları kırar. Sonra da şöyle derler:
--Bize
kaşık getirin, pilav da elle yenmez ki canım! Bu köyde kaşık âdetiniz yok mu? Kaşık
vermiyor musunuz?
Erkek
tarafı:
--Biz size kaşık verdik! Niçin kırdınız?
Kaşıkla pilav yiyeceğinizi niçin bilmiyordunuz?
--
Kaşık elimizden düştü, oldukça inceymiş de kırılıverdi. Artık pilavı elle
yiyemeyiz! Siz de bizim evde bardakları atıp kırdınız! Niçin bizde kusur
arıyorsunuz? Sakın kızmayın!
Gelin
tarafı, damat tarafına şöyle der:
--Düğünde
böyle âdetlerimiz var! Biz âdetlerimizi yerine getiriyoruz! Daha çok şeyi
kıracağız! Daha evin kiremitlerini de kurşun atarak kıracağız!
Damat
tarafından kadınlar sofraya yeni kaşıklar getirir:
--Bize
kızmayın!
Herkes
yemeğini yer. Sofradan kalkarlar. Ellerine su dökerler. Ellerini yıkayıp
havluyla kurularlar. Kız tarafından
gençler iki havluyu alırlar:
--Bunu
sizden alıyoruz!
Gelin
tarafı havluyu saklar, damat tarafı aşırır!
--Bunu
sizden aşırdık! Siz neden açıkgöz davranmadınız? Eşyanızı niçin korumadınız?
Damat tarafı da, kız tarafı da böyle eğlenerek hep
birlikte gülüşürler.
Artık
otururlar. Aralarında şarkılar söylemeye başlarlar:
--Yoy
kesileyim sana! Soyle derduni bana!
Delikanlılar şarkılar söylerler. Sonra da
horon oynamaya kalkarlar.
Taraflar
eğlenmek için birbirlerine takılırlar.
Aralarında şöyle sözler de geçer:
--Ha
böyle, gençler, ha böyle! Ayaklarınızı sağlam vurun, sia!
Ayaklarını zemine sert vura vura oynarlar. (Sia, bir bu taraf, bir öte taraf).
--İşte
böyle böyle, gençler! Birkaç şarkı da söyleyelim! Böyle, böyle, yavaş yavaş!
--Biz
bugün damadı hiç görmedik! Damadı bir getirin hele!
Birileri
de şöyle der:
--Damat
hazırlanıyor!
--Damat
hazırlandı da ben niçin görmüyorum?!
--Damat
kapıdan çıktı, delikanlıların arkasında duruyor!
--Orada
üç delikanlı var, hiç çıkartamadım, damat hangisi acaba?
-Arkasında
bohça duruyor!
-Çok
fazla uzakta, damat buraya gelseydi bari!
-Damadı
yanınımıza getirdik işte!
-Damat
horon oynamayı bilmiyor mu ki de ayağını öyle niçin duruyor?!
--İşte
şimdi horon oynatıyoruz, damadı utandırmayın!
--Maşallah,
Sübhanallah! Nazar değmez İnşallah?
--Damadı
buraya getirin! Kaynanası nerede?
--Bize
neden kavrulmuş fındık getirmedin?
--Sizin
sıranızda üç damat var!
--Bizim
sıramızda niçin damat yok?
--Şimdi
bir damat gidecek!
--Maşallah,
Sübhanallah, size de bir damat!
--Bohçayı
açın da damat kimin olduğunu görelim!
--İşte
şimdi size bohçayı açacağız ama sakın onu utandırmayın!
--Ne
kadar da yakışıklı damat! Maşallah, Süpanallah!
--Birkaç
şarkı söyleyelim, şöyle yavaş yavaş!
--
Damat, kaynananda ikram edecek hiç fındık yok mu?
--Kaynana
kaybetmiş sandığın anahtarını!
--Yazıklar
olsun damat utandı!
-Teyzeler
getirseydi ipek mendili.
Damada
bir örtseydiler ipek mendili!
-Bu
geceki horonda çok yoruldu damat!
Hiç
üzülmez mi o lanet kaynana?!
Gelsin
de kurtarsın damadını kavrulmuş fındıkla!
--İşte
geldi kaynana kavrulmuş fındıkla!
Yine
ipek mendil bohçaları var
Herkese
verdi ipek mendili!
Şimdi
izin verdik, alıp götürün o damadınızı!
İşte
şimdi damada gidiyor, haydi delikanlılar söyleyin şarkınızı!
Damat
yürek çarpıntısı geçirdi, şimdi onun yanında kaynanası
Damat
çok utanıyor, yüzünden boncuk boncuk akıyor teri!
Bizden
izinlisiniz, çıkıp gidin haydi!
--Şimdi
biz bize şarkı söyleyelim, damat gitti nasılsa!
“Soylerum
yana-yana! Soyle derduni bana!
“Ne
anarun ne yana! Gyore meyurum seni!
Şarkılarını
söylemeyi bitirirler. Kız tarafı evine gider. Kızlarını artık erkek evinde
bırakırlar.
Gelin
kız yedi gün sonra gelin baba evine gider. Damadı da davet ettiklerinde o da
gider. Artık oraya bir şey götürmez…
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/04/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-1-nodar.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/05/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-2-dedeme.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/05/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-3-erkek.html
(56.)
Haşo
kçinepe mendeboçkumet bozoşi nandidişa ya dadimuşişa, mitxani-na uyonun: “Haşo
do haşo dulya divat̆uk̆o-na, k̆ai va ivet̆u-i?”
Bozo
razi divu-na, kçini razi divu-na, hemindos biç̆iş baba ulun bozoşi babaşa:
“Dulya
haşo p̆at! Xesimi bivat artik̆atişi,
Ğormotişi iznite! Bozo skani bere çkimis mepçate!”
Hemus-ti,
bozoşi babas komoǯondu-na- “K̆ai-a! Bozo çkimi komekça! Haǯi bozo çkimis mouğa-ya
şkit beşluği, xeşi altunişi bilezuği, xeşi godvaloni, şkaşi got̆k̆aloni… şkaşi
otk̆k̆apu altunişi, xolo altunişi saati, xolo maǯk̆indepe sum otxo, ‘ucişi
dolok̆idale altunişi! Xolo-ti ipeğişi… Ombri muşişi boxçape a xut-aşi,
gul-yaği… Lişanişi yazma; xolo tomas nuk̆idaman k̆ordela, xolo oʒxoci (sum-
otxo), yaili potini… A’çkva duguni p̆aten, lişan-duguni p̆aten… Hamtepe- ha-na
giǯvi-pe- dogaxenen-na, bozo çkimi mekçare!”
“Ko,
ma hamtepe dobuxenam! Si-ti ma-na giǯvare, bozo skanis mali uxenare: Şkit
k̆at̆i oncire, ar yaili k̆arola, ar didi yali, ar çkva şk̆afi (çekmece), ar
çkva st̆oli-lamba gedgasen, yali gedgasen, k̆alp̆uzişi lamba, bakirişi- didi
sini, xolo ç̆ut̆a sini eladgeri, didi ǯuk̆ali-ç̆uk̆i, ç̆ut̆a ǯuk̆alepe, xolo
didi k̆uk̆uma- xak̆ust̆ame orta k̆uk̆uma, ç̆ut̆i k̆uk̆uma, aşi saxani- hemindos
k̆ule xolo ç̆ut̆a saxani k̆apağoni- aşi, xolo tencere,- ar didi do ar ç̆ut̆a,
xeşi leğeni, xolo imbriği, didi ç̆ağani, jur çkva- ar ortani, a’çkva ç̆ubut̆a
t̆ağani, a’çkva suzgi- eçdovit (30) ok̆aşakis,- hamtepe gaxenen-na mati bozo
skanis mteli komebuğa, duguni dobuxena!”
Haşo
dotkves jur badepek do jurk̆ele-ti razi dives.
Biç̆iş
babak altunişi t̆akimepe irixolo menduğu lişanişi ndğas, muşi k̆oçepe, dostepe
elik̆atu do igzalu. Bozoşi babak-ti muşi koç̆epes, dostepes ucoxu. Hamtepe-ti
komoxtes. Xeşi dokaçoni sanduğis irixolo doložin do biç̆işi babas xes uğun.
Odapes kodoxedes; bozoşi baba, biç̆işi baba, sum-sum k̆oçi elak̆ateri. A’çkva Xoca-ti
kodoxedunan. Biç̆işi babak sanduği yeǯk̆ims, keşimes hemtepe, altunişi
imanetepe, st̆olis koyodumess. Yezdiman. Biç̆iş babak mendimess. Haǯi çkva
nikyaxi ikoman. Sum k̆oçi bozoşi vekili, sum k̆oçi-ti biç̆işi vekili- hek
xenan. Xocak zop̆ons:
“Odaşi
nek̆na genk̆olit. Miti mot amit̆as!”
Haǯi
k̆itxums bozoşi babas:
“Nikyaxi
nak̆o uxenare?”
“Xutoşi
şilya (500.000) groşi!” Bozoşi babak zop̆ons.
Biç̆işi
babak:
“Hek̆o
var”-ya! Oşi şilya (100.ooo) mekçam!”
“Hak̆o
mekçare!”-
“Hek̆o
momçare!”…
Vekilepek
muǯk̆vinaman, artis duk̆laman, majuras munžinaman, orta kožiraman.
Xocak
zop̆ons:
“Aǯi
divu! Maşallah! Subhanela!”
Haǯi
çkva Xocak k̆itxums-ki ( Bozoşi babak do biçişi babak xepe artik̆atis
komeçaman):
“Skani
bozo Ğormotiş iznite he badiş biç̆is komeçi-i?”
“Komepçi”
Sum
fara dok̆itxums xocak.
Xolo
k̆itxums biçiş babas:
“Si
k̆abuli dovi-i he badişi bozo?”
“Ma
Ğormotişi iznite k̆abuli dop̆i!” (Biç̆iş babak uǯumess).
Uk̆ule
xocak dua dikoms, xvamams:
“Ğuraş
dğaşakis yaği do topui-st̆eri haşo t̆at! Artikartis p̆at̆i nena mo uǯumet!
İ(r)o… i(r)… p̆anda žiʒinei t̆at!
Haşo
xocas biç̆iş babak jur altuni komeçams.
Haǯi
xocak zop̆ons-ki:
“Nikyaxi
divu! Biç̆epes şerbet̆i kogyubit. T̆ofeğepe ot̆k̆oçan!”
Biç̆epe
golinsvaapunan do t̆ofeğepe kot̆k̆omelan.
Haǯi
nek̆na kogonǯk̆es, sufra kododges, mteli kodoxedes do gyaoba ves. Pilavi,
mak̆aina, sutli, kotume, bueği… Gyai oç̆k̆oman… İbirman. İbirnan, ixoronan.
Ok̆ule dolumca-şi, igzalan oxoişa. Bozo oxoi muşis kodoskidu, biç̆i-ti oxoi muşis.
Ok̆ule
ar ǯanaş k̆ule biç̆iş cumalepe, dalepe, bozoşi baba do nanaşi oxoişa medulunan:
“Bozo
tkvani haǯi boyonaten!”
Bozoşi
babak do nanak uǯumelan:
“Xolo
ar ǯanas komyonut̆an!”
Biç̆işi
cumalepek do dalepek va daicenan:
“Çku
haǯi nusa (noğamisa) oxois minonan! Baba çkini badi en! Nana çkini kçini en!
Dulya oxenoni dido en, pucepe miyonunan!”…
Neyse
oxveǯinaman, k̆abuli dikoms bozoşi baba do nanak… Uk̆ule bozo komeçaman. “K̆ai,
dido k̆ai!”- Bozoşi babak do nanak uǯumelan biç̆işi cumalepes.
“Bozo
çkimis dido duğuni uxenaten, dugunite oyonaten, xolo-ti dolokunu uç̆aten. Xut
imbrişumişi (met̆aksişi) porçape uç̆aten, xolo potini yuç̆opaten, met̆aksişi
gotvalu, xolo firace-çarşafi yuç̆opaten!”
“Ko!”
Biç̆iş cumalepek.(Razi) dives. Hemtepe iri xolo koyuç̆opes. Haǯi 3açxaşi ndğas
duğuni p̆aten! Maltepes ducoxes do nusa duğunite komoyones.
Sabaxtan
biç̆iş cumalepe, dalepe, eksalepe, Maltepe mendaxtes bozoşi oxoişa. Ar jur saatis bozoşi oxois kort̆es. Hamtepe bozoşi
oxoişi avlişa mexte-şi, hekoni k̆oçepe gamaxtes oxoişe avlişa, gamaxtes…
“K̆ai
moxtit! K̆aobate moxtit! Hayde, oxoişa moxtit!”
Hamtepe-ti
oxoişa medaxtes. Odas kodoxedes. Ç̆ut̆a-ç̆ut̆a ip̆aramites, isteres.
Ok̆ule
sufa kododges, gyai ç̆k̆omes. Gyai ipxot̆es.
“Ar
kotume komomiğit!” Biç̆işi cumak (ya eksealepek) zop̆ons, “Xolo bueği, xolo
bak̆lava!”
Haşo
dido uǯumess hemtepes.
“Çkva
va miğunan!”
“Va
giğunan-na, gyai va bipxo!”
Hemindos
xolo arteği bak̆lava komuğes.
Haşo
dido tku, xut-aşi bak̆lava komuğes. Artikartis koyosvau. He biç̆işi cumak ar
xami keliǯk̆u. He bak̆lavas koyoʒonu. Xami geiktu. Bak̆lavak var okaçu.
“Aha!
Xami geiktu! Xolo bak̆lava komomiğit!”
Haşo
uǯu-şi (axveǯu-şi), jur çkva bak̆lava komuğes.
“Haǯi
çk̆omi”- a, uǯves.
“Var,
xolo momiğaten!”
Haşo
mteli vit bak̆lava do arteği bueği komoğapu.
“Haǯi
divu! Haǯi biç̆epe, ç̆k̆omit!”
He
vit bak̆lavaşe şkit kezdu do xolo komeçu he oxorişi k̆oçis.
“Haǯi
gyai op̆ç̆k̆omat!”
Doxedes
do gyai ipxonan.
He
biç̆işi cumak haǯi “Ǯk̆ai minon”-ya, dotku. Şuşete ǯk̆ai komuğes.
Ǯk̆ai
oşuş-k̆ule st̆ikani met̆k̆oçu do dot̆axu.
“Aha,
xeşe memilu st̆akani!”
Uk̆ule
xolo biç̆epek ǯk̆ai goes:
“Ǯk̆ai
momiğit”-ya!
Şuşepete
ǯk̆ai komuğes.
“Aha,
ǯk̆ai komogiğit-ya, oşvit”-ya!”
“Çku
meşep̆ete ǯk̆ai va pşump”-ya!
“Çkva
şuşe va miğunan!”
“Muşeni
va giğunan, fuk̆ara et-i?”
“Şuşe
arteği mekçit, hea dot̆axit. Muşeni va iduşinit, çku xolo ǯk̆ai pşvaten? Şuşe
muşeni t̆axit? Haǯi meşep̆ete ǯk̆ai şvit!”
Koiç̆opes
muşep̆ete ǯk̆ai.
Arkadaşi
muşis t̆ofeğişi nuk̆us komuk̆idu. He-ti t̆ofeğite dot̆axu, ot̆k̆oçu do dot̆axu.
İri
xolok gyai oç̆k̆omes.
Gyais
keisele-şi, xes gobaman ǯk̆ai, xeşi okosalepete (peşkirepete) xepe ikosamtes.
Ok̆ule arteğik goǯuğu do mediğu. Artuk gyaoba diçodu.
“Haǯi
bigzalat”-ya. Nusa kogoxazi(r)it”-ya.”
Nusa
kogoxazires. Dolokunu kodolokunes. Kogamaxtes oxois. Mulunan gzas. Noğamisa
mulun. Hemuk̆ala-ti cumalepe, dalepe, eksalepe, maltepe- biç̆iş oxorişa nulunan.
Biç̆iş oxoişa doskidu gverdi versi.
“Çku
haǯi va malapunan!” ixveǯanoren noğamisaşi k̆ele, isinapan.
Biç̆iş
k̆oçepek uǯumelan:
“Hayde
mç̆ut̆a çkva-ti komoxtit!”
Heşo
vit adimi keç̆opes.
“Haǯi
çkva va malapunan, domaç̆k̆indes!”
Xolo-ti
axveǯes:
“Ham
yeri okti /gemti en! Duzişa komok̆axtit!”
Haşo
axveǯu do duziş yakis komoyonu.
Ok̆ule
biç̆işi cumak:
“Çkimi
xat̆irişeni a eç adimi komok̆axtit!”
“Hayde,
skani xat̆irişeni vit adimi komek̆aptat!”
Haşote
vit adimi komek̆axtes. İkindis na-moxtes, axçamişakis biç̆iş oxoişi avlişa
komoxtes xveǯinite.
Haǯi
avlis k̆uçxe konobažges.
“Çkva
va amabulut oxois!”
Biç̆iş
eksalepek ar livoi do ar t̆ofeği bozoşi cumas komeçes.
“Haǯi
moxtit! Oxois amaptat! A hemuşi xat̆iişeni xut adimi kep̆ç̆opat!”
Komoxtes
oxoişa nek̆naşa.
“Çkva
va amabulut!”
Hemindos
biç̆işi k̆oçepek bozoşi k̆oçepes sum altuni komeçes.
“Ha
Tkvani baxçişi!”
“Haǯi
oxois kamaptat! Hayde, biç̆epe, iri xolo oxoişa”-ya do kamaxtes.
Noğamisa
ar odaşa mede’ones --biç̆iş dalepek, oxorcalepek.
Biç̆epe
başk̆a odas kodoxedes, oxorcalepe başka odas kodoxedes. K̆ai- k̆ai ip̆aramites,
istees, oxorones, ibies.
Ok̆ule
gyariş ora divu. Gyai komoiğes. Sufa kododges. Gyai oç̆k̆omes. Sufras pilavi
kogedges, princiş pilavi. Haǯi k̆uzepe komeçes. Ar sufas nak̆o k̆oçi t̆u, hek̆o
k̆uzi komeçes. He k̆oçepek, bozoşi k̆olik, - gverdik k̆uzi met̆axu.
“K̆uzi
moiğit-ya, xete pilavi va iç̆k̆omen-ya! Ha oput̆es adeti haşo giğunan-i?!
K̆oçis k̆uzi va meçamt!”
“K̆uzi
komekçit! Muşeni met̆axit? K̆uzite pilavi-na
ç̆k̆omat̆it, muşeni va giçkit̆es?!”
“K̆uzi
xeşe memiles, epto (megere) dido çiçku t̆u k̆uzi met̆ruxu. Çkva haǯi pilavi
xete var maç̆k̆omenan! Tkva-ti çkuni oxois şuşepe met̆k̆oçit, dot̆axit. Çku
k̆usuri muşeni momimet? Vaşa guri mogixtes”.
Bozoşi
k̆olik biçişi k̆olis uǯumess:
“Duğunis
haşo adeti ren! Adeti çkuni bikomt! Daha dido çkva-ti p̆t̆axaten! Oxoişi
k̆eemidepe iri k̆u(r)şumite p̆t̆axaten!”
K̆uzepe
komuğes.
“Çku
gui va momaleman!”
İri
xolok gyai oç̆k̆omes, eyseles do xes ǯk̆ai kogobes. Peşkiepete dokosapes. Jur peşkii goǯuğes.
“Haya
arteği fays egiç̆opumt”- Bozoşi k̆olik
koşinaxes. Biç̆işi k̆olik nuxies.
“Haa
megixiit! Tkva şeit̆ani mudat̆it (mot va rt̆it)? Şei tkvani moda çvit
(mod va çvit)?”
İri
xolok ižiʒes, biç̆işi k̆olik do bozoşi k̆olik. Haǯi iri xolok kodoxedes.
Birapas kogyoç̆k̆es.
“Yoy
kesiley imsana! Soyle derduni bana!” (Lazepeşi “Odelia” haya ren!) Haşo
biç̆epek ibires.
Ok̆ule
keiseles xoronişa (oxorunişa).
“Ha,
biç̆epe, ha! K̆ai geçit sia!” (K̆uçxes nontxaman, xoronaman- Sia hea ren- ar
p̆art̆ia hamk̆ele, majuani- hemk̆ele).
“Haşo,
haşo, biç̆epe! Ar jur birapa doptkvat! Haşo yavaş-yavaşi! Handğa çku sica var
bžirit; ar sica komoyonit!”
Haşo
majua p̆art̆ik tkvasen:
“Aha
sica goixaziren!”
-Sica
kogoyxaziru do ma muşeni va bžirom?!
-Ha
sica nek̆nas kogamaxtu, biç̆epes k̆ap̆ulas mok̆udgin!
-Hek
sum delik̆ani koren, çkari var bicini, namu ren sica?
-K̆ap̆ulaşe
mok̆udgin boxça dolotvaleri!
-Hepto
dido mendra ren, sica hak komoxtat̆u!
-Aha
sica komobyonit yani çkunişa!
-Sicas
oxooru var uçkin-i, k̆uçxe eşo mot dodgims?!
-Aha
haǯi boxoronamt, oncğore mo gyut̆alemt!
-Maşalla
sub hanala! So-ti toli mat̆asen-i?
-Sica
hak komobyonit! Damtie muşi so ren?
-Ar
k̆avurmişi ntxiri muşen va momiğit?
-Tkvani
siras sum sica koren boxça dololaperi!
-Si
çkunis muşeni va ren ar sica?
-Aha
haǯi idasen arteği sica!
-Maşalla
sub hanalla, tkva-ti arteği sica!
-Boxça
eǯoǯk̆it do kobžirat, namu ren sinca?
-Aha
boxça eǯegiǯk̆aten, vaşa oncğoe gyut̆alat!
-Nak̆o
mskva sica ren! Maşala sub hanalla!
-A-jur
birapa doptkvat haşo yavaş-yavaşi!
-Sica
damtires var uğun-i ntxiri k̆ak̆aşi?
-Damtires
gundunudore zanduğişi nk̆ola!
-Yazuğ
olsun bolaki sicas oncğore avu!
-Dadepek
komoiğat̆es ipeğişi mendili.
Ar
sicas komotvat̆es ipeğişi mendili!
-Epto
sicas daç̆k̆indu hamseneri xoronis?
Guis
muşeni va niç̆vams he verane damtires?!
Moxtas
do muşletinas k̆avurmişi ntxirite!
-Aha
damtire komoxtu k̆avurmişi ntxirite!
Xolo
boxçape kuğun ipeğişi mendili
İri
xolos komeçu ipeğişi mendili!
Haǯi
izni komekçit, eç̆opi do mendioni e sica skani!
Aha
sicaşa nulun, e biçepe ibirit!
Aha
sicas guis (ko)nat̆u, damtire keludgitu
Epto
(sicas) dido oncğore aven, p̆icis upi noxvams!
Çkunde
izni giğun, gamaxti do igzali!
-Haǯi
çkunebura bibirat, çkva sica igzalu
“Soylerum
yana-yana! Soyle derduni bana!
“Ne
anarun ne yana! Gyore meyurum seni!
Obiru
doçodines, iri xolo oxori muşişa igzales, noğamisa naşkves oxoris,
şkit̆ndğaş-k̆ule noğamisa ulun oxoi muşişa… Biç̆iti daveti oğodan-şi, idasen
bozoşi oxoişa, mutu va umess…
[(Kaynak
kişi: Xasan Abdi-oğli, [27 yaşında, [ს.
ფშალთილუღი, Pşaltiluği köyü, Abhazya Ö.S.S.C.), Kaynak kitap:
Arnold Çikobava “Ç̆anuris Gramat̆ik̆uli Analizi/ T̆ekst̆ebiturt”, S.S.R.K̆ Meʒnierebata
Ak̆ademiis- Sakartvelos Piliali, Tbilisi, Gürcistan S.S. C.,1936, (Tablo: Hasan
Helimişi), (Gürcü Alfabesinden Latin Alfabesine çevriyazı, düzenleme ve
Türkçeye çeviri: Ali İhsan Aksamaz, İstanbul, 1999)]

