26 Temmuz 2026 Pazar

[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar- 8]: “Evlilik âdetleri ve düğün-5”

 

 

 

 


[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar- 8]: “Evlilik âdetleri ve düğün-5”

 

 

Eskiden delikanlı ile genç kız birbirlerini fazla tanımıyorlardı. Delikanlının büyükleri, bekar genç kızın kim olduğunu, başka birisiyle bir ilişkisi olup olmadığını, nasıl biri olduğunu sorup soruşturup şöyle diyorlardı:

--Bu kızı bizim delikanlıyla baş göz edelim. Bu kızı isteyelim!

 Sonra gidip genç kız anne ve babasından isteniyordu.

 

Vaktizamanında delikanlılar ile genç kızlar imecelerde veya düğünlerde birbirlerini görüp tanışıyorlardı. Birbirlerini beğendilerse, delikanlının elçileri genç kızı istemeye gidiyorlardı. Elçi, kızı istemeye gidiyor ve genç kızın ailesine şöyle diyordu:

--Bizim delikanlı sizin kızınızı beğenmiş. Siz bu konuda ne diyorsunuz?

Bazı anne ve baba, kızlarına soruyordu, bazıları da sormuyordu. Genç kız, delikanlıyı beğenmediyse de evlendiriyorlardı. Genç kız ile delikanlı birbirlerini sevmiş ancak anne ve babaları bu evliliğe rıza göstermemişse veya genç kız, delikanlıyı sevmemişse, delikanlı o genç kızı kaçırıyordu. Vaktizamanında Lazistan’da (Lazeti’de/ Lazona’da) beşik kertmesi çok yaygındı, günümüzde bu âdet o kadar yaygın değil.

Gün şöyle belirleniyordu. Delikanlının ailesi tarafından genç kızın ailesine söyle deniyordu:

-- Kızınızı istiyoruz, nişan yapacağız!

Her iki taraf da razı olduğunda söyledikleri gün nişanı yapıyordular. Nişan merasimine delikanlının kendisi değil, akrabaları gidiyordu. Genç kızın ailesi merasime gelenlere tatlı bir şeyler ile çay veya kahve ikram ediyordu. Şimdi de gün belirledikten sonra nişan, bir yıl sonra düğün oluyor.

Nişan için bir bohça hazırlıyorlar. Gelinlik genç kıza şu hediyeleri götürüyorlar:  Havlu, elbise, ayakkabı. Nişan merasiminden sonra delikanlı ile genç kız sol el parmaklarına yüzük takarlar. Düğünden sonra yüzüklerini sağ el parmaklarına takarlar. Nişan ile düğün yüzükleri bir değildir.

Nişan merasiminden sonra delikanlı, gelinlik genç kızın evine ziyarete gider, genç kız da delikanlının evine ziyarete gider, ama tek başına değil, akraba kadınlarla beraber. Düğün günü damat, genç kızın evine gitmez. Gelinlik genç kızın erkek kardeşi veya kız kardeşi, kapıya bıçak saplayıp baklava, votka veya bir şeyler ister. Orada her iki tarafın nedime ve sağdıçları da bulunur. Erkek tarafı, kız tarafı ne isterse, karşılar, eğer ellerinde istenen şey yoksa kendileri zorlanmaz. Gelinlik kızı, erkek evine nedimeler götürür. Evin avlusuna vardıklarında damat karşılayıp gelinlik genç kızı eve götürür.

Düğün için şu Laz yemekleri hazırlanıyordu: Börek, baklava, pilav, sarma, et yemeği,  tavuk. Eskiden düğün salonlar yoktu, düğünler okul salonlarında yapılıyordu. Düğünlerde sofralar kuruluyordu. Sofra da şarap da oluyordu ama gelin ile damat içmiyorlardı. Düğünlerde Lazca şarkılar söyleniyordu, horon oynanıyordu, tulum veya kemençe çalınıyordu. Gelin kız beyaz elbise giyiyor. Şimdiki düğünler 50 yıl var modern tarzda yapılıyor. Karşıda taraftaki Lazistan’daki (Lazeti’deki/ Lazona’daki) düğünlerde pasta ve diğer tatlılar ikram ediliyor, bu tafataki Lazlar, düğünlerini Gürcü adetlerine göre yapıyorlar.

Vaktizamanında düğünden bir hafta sonra gelin ile damat, gelinin baba evine gidip orada bir gece kalıyorlardı. Bu âdete “kuçkheşktalaşi”/” ayağı geri getirme” deniyordu. Gittiklerinde yanlarında tatlı götürüyorlardı, döndüklerinde de. Bebek doğduktan sonra kız tarafı bebeğe altın ve elbiseler satın alıp hediye ediyordu. Bebeğin beşiği delikanlının ailesi satın alıp hediye ediyordu.

--

https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/04/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-1-nodar.html

https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/05/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-2-dedeme.html

https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/05/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-3-erkek.html

https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/05/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-4-evlilik.html

https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/06/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-5-evlilik.html

https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/07/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-6-evlilik.html

https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/07/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-7-evlilik.html

 

 

T̆ekst̆- 24/ “Ç̆anda”

 

Ǯoxle biç̆i do bozok dido artik̆arti va içinomt̆es. Didilepek ik̆itxamt̆es, aya mi ren, mitik̆ala nena gamuxtui? Muperi renya do ek̆ule zop̆ont̆es: Aya amus mepçat, aya bozo bgoratya do ek̆ule igoret̆u bozo, ilinet̆u bozoşi oxorişa.

Biç̆i do bozok noderepes vana ç̆andapes artik̆arti içinomt̆es. Artik̆arti moǯondut̆es na, oguruşa ulut̆es. Oguruşa mdade ulut̆u do bozoşi ocağis uǯumet̆u: Aya biç̆is bozo tkvani moǯondudoren, mu zop̆ontya? Bozos va moǯondut̆u na, bazi nana-babak k̆itxamt̆u bozos, bazik var do okimocamt̆es. Bozo do biç̆is artik̆arti aoropet̆es do nana-baba razi va rt̆es na vana bozos biç̆i va aoropet̆u na, biç̆ik bozo mork̆amt̆u. Mcve oras Lazonas dido iqvet̆u onǯelişi ok̆odgimu, aǯi va ren.

Ndğa gonk̆vatu haşo haşo iqvet̆u- bozo tkvanişi ogoru minonan, ha oras nişani p̆atenya,-- uǯumet̆es bozoşi ocağis. Jur semtiti razi iqvet̆u na, na zop̆ont̆es ndğas,  nişani ikumt̆es. Nişanişa biç̆i var do natasepe muşi ulut̆es. Bozoşi ocağik entepes loqa mutu çamt̆u do çai vana uçaşi oşvapamt̆u. Aǯiti ndğa gonk̆vatuşen anş tutaşk̆ule zit̆a mek̆vatu, ar ǯanaşk̆ule ç̆anda iqven.

Nişanişeni boxça xaziraman. Noğamisaşa haşo mutxanepe iğaman: P̆ickosale, dolokunu, modvalu. Zit̆a mek̆vatuşk̆ule, biç̆i do bozok maǯk̆indi k̆vançxali kit̆is moidumernan do ç̆andaşk̆ule iktiraman, maržgvas moidumernan maǯk̆indi. Nişani do ç̆andaşi maǯk̆indi ar va ren.

Zit̆a mek̆vatanşk̆ule, biç̆i mulun bozoşi oxorişa, bozoti ulun biç̆işi oxorişa, ama xvala var, oxorcalepek̆ala. Ç̆andaşi ndğas biç̆i bozoşi oxorişa va nulun. Bozoşi cuma vana dak nek̆nas xami noʒigams do baklava, ç̆aç̆a vana mutxanepe igoren,  jurk̆elendoti mdadepe renan,  bozok̆elenepek mu na goruman, biç̆ik̆elenik meçams, va uğun na, va niç̆iren. Noğamisa mdadepek iqonaman. Oxorişa mextanşi, sica gamulun do noğamisa oxorişa amiqonams.

Ç̆andas Lazuri gyarepe ixvenet̆u: Bureği, baklava, pilai, sarma, saǯip̆eli, kotume. Ǯoxle salonepe va rt̆u do ç̆anda nǯopulapes ixvenet̆u. Ç̆andapes magida didget̆u, ğviniti iqvet̆u, ama noğamisa do noğamek va şumt̆es. Ç̆andapes Lazuri birapape do xoronepe iqvet’u, guda vana ç̆ilili iç̆adinet̆u. Noğamisak xçe dolikunams. Aǯineri ç̆andape, jureneçdovit ǯana koren, moderni ixvenen. Meleni Lazonas ç̆andapes p̆ast̆a do çkva loqape uğunan, moleni Lazepek ç̆andape Kortuli adetiten ikuman.

Ǯoxle ç̆andaşen ar dolonişk̆ule noğamisa do noğame bozoşi oxorişa ulut̆es, ar seri hak dodgitut̆es. Emus k̆uçxeşktalaşi uǯumet̆es. Nit̆esşiti, loqa iğamt̆es do moit̆esşiti. Bere aqvanşk̆ule, bozoşik̆elenik okro do dolokunepe muğamt̆u beres, onǯeli biç̆işi ocağik iindramt̆u.

 

 


[Kaynak kitap: Natia Poniava, (P̆roektis avt̆ori: Buba K̆udava; Damk̆abadonebeli: Viola T̆uğuşi; Garek̆anis dizaineri: Teona Ç̆anişvili/ Audioversia: T̆ekst̆i gaxmovanebulia Natia Poniavasa do Givi Karçavas mier St̆udio “Ainsaundşi”; Xmis rejisori: Davit Xelaže)  “Lazuri Dovigurat/ Muşiten Mamgurale”, Gamomʒemloba Art̆anuci, Tbilisi, 2023, (Gürcü Alfabesinden Latin Alfabesine çevriyazı, düzenleme ve Lazcadan Türkçeye çeviri: Ali İhsan Aksamaz, İstanbul, 2025)

aksamaz@gmail.com

 

https://www.ozgurcerkes.com/?Syf=22&Mkl=1304636&pt=Ali%20%C4%B0hsan%20Aksamaz&[Lazca--T%C3%BCrk%C3%A7e-An%C4%B1lar/-Anlat%C4%B1mlar--8]:-%E2%80%9CEvlilik-%C3%A2detleri-ve-d%C3%BC%C4%9F%C3%BCn-5%E2%80%9D

 

 

 

11 Temmuz 2026 Cumartesi

[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar- 7]: “Evlilik âdetleri ve düğün-4”

 

 



[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar- 7]: “Evlilik âdetleri ve düğün-4”

 

 

 

Boş olma kâğıdı: Bir genç kız ile bir delikanlı birbirlerini seviyorlarsa, delikanlı anne ve babasına birisiyle haber gönderir:

--Falancanın kızını beğeniyorum, kızın anne ve babasına elçi gönderin!

Delikanlının anne ve babası da genç kızın evine elçiler gönderir. Elçiler bir akşam genç kızın evine gider. Elçiler genç kızın anne ve babasına şöyle der:

--Falancanın oğlu sizin kızla evlenmek istiyor. Siz bu konuda ne diyorsunuz?

Şayet genç kızın anne ve babası razı olursa, nişan yapılır. Nişan sırasında bir Hocaefendi bir akit hazırlar. Akit sırasında her iki taraftan birer erkek seçilir. Biri genç kızın tarafından (kızın babalığı), diğeri delikanlının tarafından (delikanlının babalığı). Akit tutanağına, şayet delikanlı genç kızı bırakırsa, ne kadar para ödeyeceğini yazılır. Bu mehir miktarı şöyle tespit ediliyordu: Şayet delikanlının ailesi zenginse, akit tutanağına fazla mehir miktarı, delikanlının ailesi fakirse, az mehir miktarı yazıyorlardı. Bu mehir miktarı ortalama 35 liradan 40 liraya kadar oluyordu.

Nişandan sonra delikanlı, genç kızı zaman zaman baba evine götürdüğü zamanlarda, şayet genç kız delikanlının evinde gündelik aile işlerinde gerektiği gibi gelinlik yapmadığı hâllerde babasının evine gönderiliyordu. Kendisine de bir kâğıt veriliyordu. Genç kızın hangi sebeple baba evine gönderdiklerini yazan bu kâğıda “boş olma kâğıdı” deniyordu.

 

Tepsi götürme: Kız tarafından bazıları damadı görmek için damadın evine bir tepsiyle gidiyordu. Geçmiş zamanlarda âdet olduğu üzere nişan merasimi yapılırken, damat nişan merasimine katılmıyordu. Nişan merasimini kız evinde yapıyorlardı. Kız tarafından bazılarının damadı görmeye gitmesine “tepsi götürme” diyorlardı. Bu tepsiyle damat evine börek, baklava ve şekerleme götürüyorlardı. Böylece de damadı görüyorlardı. Şayet damat uzak bir köydense, gitmek oldukça zor oluyordu. O zamanlar ne araba vardı ne de otomobil, hep yürüyerek gidiyorlardı.

 

Kına gecesi: Düğüne bir gün kaldığında o gece bekâr kızlar ile kadınlar, evlenecek kızın evinde aralarında toplanıyorlardı. Genç kız için bekârlığının sonu merasimi yapıyorlardı: Bu toplantıya kına gecesi diyorlar.

Erkekler bu merasime katılamıyordu. Gelin kıza güzel elbiseler giydiriyorlardı, süslüyorlardı. Yüzüne de yazma örtüyorlardı. Bu yazma illaki kırmızı oluyordu. Âdete göre de gelin kızın suratı görülmeyecekti.

Gelin kızı, önce odanın ortasındaki bir sandalyeye oturtuyorlardı. Avucunun içine kına koyuyorlardı. Parmaklarını teker teker kapattırıyorlardı. Bütün parmaklarını kapattıktan sonra da ellerini birer bez parçasıyla bağlıyorlardı. Bu işlem sırasında istedikleri konularda genç kızı konuşturuyorlardı. Bekâr diğer genç kızlar da gelin kızın etrafında toplanıp geçmişe ait yaşananları hatırlatıyorlar. Böylece de hoş zaman geçiriyorlardı.

Gelin kızı illaki ağlatıyorlardı. Âdet öyleydi. Daha sonra da şarkılar söylüyor, horon oynuyorlardı. Tatlı bir şeyler yiyorlardı. Kına gecesinde gelinlik kızı arkadaşları sabaha kadar uyutmuyor, hep beraber eğleniyorlardı. Kına gecesi âdeti günümüzde de yaşıyor.

https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/04/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-1-nodar.html

https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/05/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-2-dedeme.html

https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/05/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-3-erkek.html

https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/05/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-4-evlilik.html

https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/06/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-5-evlilik.html

https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/07/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-6-evlilik.html

 

 

Boşi kart̆ali: K̆ulani do biç̆is ortas qoropa na uğut̆an, biç̆ik nana- babas k̆oçi nuçkomers do numçinaps- ki: Asterişi k̆ulani momǯons do elçi nuçkvitya.

Nana- babakti elçepe noçkumernan. Elçepe k̆ulaniş oxoişa olumcaas nulvan. Elçepek k̆ulaniş nana- babas uǯumernan ki, asteriş biç̆is k̆ulani- tkvanişi oguru unon do tkvan mu zop̆ontya.

Eger k̆ulaniş nana- baba razis diqves- na, ikipan nişani. Nişanişi vakitis xocak ç̆arups axti. Axtis vakitis ʒxunupan jur k̆oçi: Ar tane k̆ulaniş semtişen (k̆ulaniş babaluği), majura – biç̆is semtişen (biç̆is babaluği). Entpek axtis doloxe ç̆arupan ki, eger biç̆ik k̆ulani met̆k̆oçu- na, muk̆o lira meçasion. Liraş meçamuti aşoten k̆arali ikip̆t̆es: Eger biç̆iş oxoi zengini ren- na, dido lira nuç̆arup̆t̆es, fuk̆ara ren- na – ç̆it̆a. Orta k̆arali liraşi eçdovit̆oxutişen (35) jureneç (40) taneşa iqvet̆u. Nişanişk̆ule biç̆ik k̆ulani na iqonat̆u, eger k̆i nisaloba va qu- na, ar havtaşi babamuşis oxoişa na muit̆uk̆on, meç̆apt̆u kart̆ali ç̆areli, emus uǯumelan “boşi kart̆ali”. Namutxanis ç̆arut̆u, mu mizeziten naşkumert̆es k̆ulani- mutepeşi.

 

 

T̆epsis omalu: Sicaş ožiramuşeni k̆ulaniş semtişen nit̆es sicaş oxorişa do nimert̆es t̆epsi. Ǯoxle nişani na qvat̆es, nişanişa sica va it̆u. Nişani k̆ulaniş oxois ikipan. K̆ulaniş semtişen sicaş ožiruşa nulvan, amus uǯumernan “t̆epsis omalu”. T̆epsis omaluş vakitis nimert̆es t̆epsiten bureği, bak̆lava do şekerleme biç̆iş oxorişa do aşoten sica žiropt̆es. Eger sica mendrani kyois t̆ukonşi, dido çetini t̆u oxtimu, ne araba t̆u, neti maşina- k̆uçxeten nit̆es.

 

K̆inagece: Dugunişa ar ndğa na doskidat̆u seis, k̆ulanişi oxois kuk̆uibğet̆es okimocuşi k̆ulanepe, oxorcalepe, edo noğamisas k̆ulanobaşi soni sei uxvenupt̆es, amus uǯumelan k̆inagece.

K̆oçepeşi ek amaxtimu va iqvet̆u. K̆ulanis mskva porça dolokunap̆t̆es, moǯipxup̆t̆es, nunk̆us yazma motumert̆es, illa mç̆ita yazma, nunk̆u va ižiasunt̆u.

Odaş ortas tronis kodoxunap̆t̆es. Xes guis k̆ina, k̆eina dolodumert̆es, ar- ar tane k̆itepe mondrik̆apapt̆es, edo mu na unt̆es, emus dolotkvapapt̆es.

Mteli k̆iti na komondrik̆apapt̆es, ek̆ule xeepe duk̆yupt̆es. Mi na t̆es ok̆imoconi k̆ulanepe, noğamisas gvansvaet̆es do goşinapapt̆es, mu na qveet̆u şeepe.

Noğamisa illa omgainasinonan. Ek̆ule ibirnan, xoronapan loqape imxornan. Ç̆umanişa var onciapan noğamisa. Andğanei dğasti ikipan aya.

 

 


[Kaynak kişi: “Boşi kart̆ali” ve “T̆epsis omalu”: Nak̆ie K̆ak̆abže, 1912 doğumlu, Sarpi Köyü; “K̆inagece”: Asmat Avtandilis Asuli Abulaže, 1964 doğumlu, Sarpi köyü, (Kaynak kitap: Tea Ǩalandia, “Lazuri T‌̌ekst‌̌ebi”, Gamomʒemloba Art‌̌anuci”, Tbilisi, 2008), (Tablo: Hasan Helimişi), (Gürcü Alfabesinden Latin Alfabesine çevriyazı, düzenleme ve Lazcadan Türkçeye çeviri: Ali İhsan Aksamaz, İstanbul, 2017)]


aksamaz@gmail.com


https://www.ozgurcerkes.com/?Syf=22&Mkl=1304342&pt=Ali%20%C4%B0hsan%20Aksamaz&[Lazca--T%C3%BCrk%C3%A7e-An%C4%B1lar/-Anlat%C4%B1mlar--7]:-%E2%80%9CEvlilik-%C3%A2detleri-ve-d%C3%BC%C4%9F%C3%BCn-4%E2%80%9D

 

9 Temmuz 2026 Perşembe

[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar- 6]: “Evlilik âdetleri ve düğün-3”

 


 

 

 

[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar- 6]: “Evlilik âdetleri ve düğün-3”

 

 

 “Benim düğünüm”

 

Vaktizamanında köyümüze otomobil gelmiyordu. Köyümüze patika bir yoldan gidip geliyorduk.

Hatırlıyorum; o gece köyde iki tane düğün vardı. Patika yolda giderken önce karşımıza Murmanlar’ın evi çıktı. O zamanlar bana şöyle demiştiler:

--Etrafına sakın bakınma, bereketsizliğe sebep olur da çocuk sahibi olmazsın.

Bana böyle dedikleri için etrafa dahi bakmıyordum. Gece karanlığında o patika yolda iptidai fenerlerin ışığında yürüyorduk. Önümde ve arkamda ellerinde iptidai birer fener taşıyanlarla beraber o patika yolda yürüyorduk. Karanlıkta ayağımı nereye bastığımı bile bilmiyordum.

Ertesi gün eve köyün yaşlısı emmiler bahşişleriyle geldi. Bir tepsiyi alıp içine para koyuyorlardı. O zamanın âdeti öyleydi. Sonra sen de gelin olarak onlara küme, mendil, şekerleme gibi hediyeler veriyordun. Bu hediyeleri mendillere sarıp herkesin önüne bırakıyorlardı.

Hatırlıyorum; dere tepe o meşakkatli patikayı aşıp eve gelince duvağımı çıkartıp ağlamaya başlamıştım.

Daha sonra birlikte okuduğumuz arkadaşlarım Batum’dan geldi. Bazıları bir işte çalışıyordu, bazıları henüz çalışmıyordu. Arkadaşlarım şöyle dedi:

--Kamer, kız sen nereye geldin böyle?

Sonra da yaşlı kadınlar ziyarete geldiler. Alesta nine de geldi. Şöyle dedi:

-- Eea, Kurtoğlu’nun kızı, senin burada ne işin vardı ki?

Niçin bana böyle söylediğine şaşmıştım.

Sonra oturduk. Onlara da havlu, mendil, yazma hediye ettim. Mendiller işlemeliydi. Hoşbeşten sonra gittiler. Daha sonra köyün gelinleri, kızları, düğünde her kim yardım edecekse, onlar geldi.  Üç defa sofra kuruldu. Sonra onlar da gitti.

Gördüğün şu yol şimdiki gibi değildi, ta yukarılardan geliyordu.

Sonra düğün gecesi oldu.

O kadının, Nina’nın çocukları oldu, benim de iki çocuğum oldu. Onların hepsi beni o gece gördüler de bereketsizlik ondan oldu.

Ben o evde on iki yıl boyunca yaşadım. O ev o kadar da iyi değildi, ahşaptı ama kayınvalidem çok iyi bir kadındı, tatlı, hem de çok tatlı.

Bir zamanlar ben de senin gibi gençtim.

O gün şifon bir elbise giymiştim. Başımı da örtmemiştim. Kayınvalidem bana şöyle demişti:

--Şimdi Hocaefendi  gelecek, ne olur, başka bir elbise giy.

Ben de başka bir elbisemi giymiştim.

Sonra Hocaefendi  geldi. Hocaefendi  bizi bağrına bastı. Ben de elini öptüm. Daha sonra Hocaefendi  bana bahşiş verdi, bir şeyler sordu.  Sonra da gitti. Çok akıllı bir Hocaefendi idi.  Daha o zaman İlahiyat Akademisi’nden mezun bir Hocaefendi idi. O zaman bana neler söylediyse doğru ve faydalı şeylerdi.

https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/04/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-1-nodar.html

https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/05/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-2-dedeme.html

https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/05/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-3-erkek.html

https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/05/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-4-evlilik.html

https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/06/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-5-evlilik.html

 

 

“Çkimi duguni”

 

Çkini kyoişa maşina va muit̆u, k̆uçxeş gzaten moit̆it. Em seis jur duguni, ç̆anda t̆u. K̆uçxeş gzaten na muit̆it, ǯoxle Murmanişi oxoi memarges. Em vakitis tkves-ki:

--Va iǯk̆edi ekole- akole, emuşeni-kia basxuni diqven do bee va aqvenya.

Ma na miǯves, ma varti viǯk̆edi. Fak̆laten moit̆it: Fak̆la arteis, majua geide do ma ǯoxle. K̆uçxe so dobdgip̆t̆i, va miçkit̆u.

Majua ndğas moxtes badepe, badi k̆oçepe. Baxçişiten moxtes. Baxçişi muç̆o t̆u aǯi: Saini guǯumert̆es, sağanis para dodumert̆es. Ek̆ule, si nisa na t̆i, si meçagint̆u baxçişi: Kyume, mendili, şekerleme do haşo. Gok̆ieli muğes do duudves k̆attais.

Na mopti, aya pat̆a na moiǯk̆i, aşo vimgart̆i.

Ek̆ule arkadaşepe çkimi na moxtes Batumişen, na vik̆itxup̆t̆it, bazi içalişep̆t̆u, bazi- var, entepek na moxtes, entepek tkves-ki:

--K̆amer, so moxti?

Emuşk̆ule moxtes xçini oxorcalepe. Alest̆a Nandidi komoxtu do miǯu:

--Eea, K̆urt̆oğliş k̆ulania, ak mu dulya giğut̆uya, do ma gamak̆viu, muşeni miǯu.

Ek̆ule dopxedit. Entepesti mepçit peşkiri, mendili, mendilepe moǯipxei t̆u, yazma. İgzales. Ek̆ule moxtes kyoiş nisalepe, k̆ulanepe, mitxanik na ç̆andas içalişept̆u. Sum faa sufa didgu. Ek̆ule igzales.

Haǯi, aya gza na žiop, eşo va muit̆u ki, jilendo muit̆u.

Seri t̆u ç̆anda. Eşo iqu ki, hem oxorcas, ia Ninas, beepe aqu, ma- jur. Mteli entepek komžies ma edo basxuni diqu- ma ǯoxleşen na bžiat̆i, em vakitis mutu var.

Ek̆ule vit̆ojur ǯanas ia oxois vort̆i. Em oxoisti aşo k̆ai var t̆u, piʒarişi oxoi t̆u. Damtie- çkimi dido k̆ai oxorca t̆u, loqa, dido k̆ai.

Manti skanistei ağne vort̆i.

Şiponişi fork̆a dolomokunt̆u do tis va momotut̆u, edo emuk miǯu-ki:

-- Aǯia Xoca moxtasion, mu iqvenya, aya fork̆a muiǯk̆ia başka dilikunia.

Man ti doloikuni başka fork̆a.

Ek̆ule Xoca moxtu. Xocak dolomakit̆es. Manti vacundi. Emuk baxçişi momçu, mutxanepe  mk̆itxu- ekole- akole- do igzalu. Dido nosei Xoca t̆u, em vakitis ak̆ademia çodinei uğut̆u, xocobaşi ogurale. Ena tkveet̆u, k̆atta şei doğu do k̆ai t̆u.

 

 

 


[Kaynak kişi: K̆amer Mgelaže, 1924 doğumlu, Batumi, (Kaynak kitap: Tea Ǩalandia, “Lazuri T‌̌ekst‌̌ebi”, Gamomʒemloba Art‌̌anuci”, Tbilisi, 2008), (Tablo: Hasan Helimişi), (Gürcü Alfabesinden Latin Alfabesine çevriyazı, düzenleme ve Lazcadan Türkçeye çeviri: Ali İhsan Aksamaz, İstanbul, 2017)]

aksamaz@gmail.com

 

  https://www.ozgurcerkes.com/?Syf=22&Mkl=1304080&pt=Ali%20%C4%B0hsan%20Aksamaz&[Lazca--T%C3%BCrk%C3%A7e-An%C4%B1lar/-Anlat%C4%B1mlar--6]:-%E2%80%9CEvlilik-%C3%A2detleri-ve-d%C3%BC%C4%9F%C3%BCn-3%E2%80%9D

 

 

 

14 Haziran 2026 Pazar

[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar- 5]: “Evlilik âdetleri ve düğün-2”

 

 

 




[Lazca- Türkçe Anılar/ Anlatımlar- 5]: “Evlilik âdetleri ve düğün-2”

 

 

Şimdi sizlere eski ve yeni düğünlerin hikâyelerini anlatmak istiyorum. Eski düğünler şöyleydi: Oğlan, kızı beğendiği zaman, kızın anne ve babası eğer bu evliliğe rıza göstermiyorsa, bu iş olmaz diye oğlanın ailesine haber gönderiyordu. Bu durumda tabii oğlan fena içerleyip kızı ilk gördüğü yerde başındaki yazmasını çekip alıyordu. Bu durumu görenler, bu kızın evlenmenin arifesinde olduğunu düşünüp âdetlere göre artık başka bir elçi o kızı istemeye gitmiyordu. Bu gelişmeler bazen kavgalara, itilafa, kan davalarına, kan akmasına bile yol açıyordu.

Kız tarafı aralarında konuşuyorlardı. Görmüş geçirmiş aile büyüğünün sözü kanundu:

--Biz oğlan tarafına elçi gönderip bu işi sulh ile sonlandıracağız.

Aksi hâlde iki aile arasında silah devreye girecekti; kan akacaktı. Oğlan tarafına elçiler gidiyordu. Oğlan tarafı da bir araya geliyor ve iki aile arasında çıkan bu tatsızlığı çözmeye çalışıyordu. Oğlana meselenin esasını soruyorlardı. Oğlan da şöyle diyordu:

-- Kızı seviyordum, onun için öyle davrandım.

Bu tür olaylarda kız tarafı bazen ayak diriyordu bazen de iki aile arasında önceden düşmanlık varsa kızlarını o oğlanla baş göz etmeye rıza göstermiyorlardı. İşte bu hâlde de silah devreye giriyordu. Her iki tarafta da birbirlerini öldürmeye başlıyordu. Taraflar arasındaki bu davayı sonlandırmak için o köyün aklı başında aksakallı insanları bir araya gelip birbirleriyle çatışan bu iki aileyi bir şekilde barıştırıyorlardı.

Tabii artık günümüzde evlilikler öyle olmuyor. Günümüzde kız ve oğlan büyüyüp serpildiklerinde birbirlerini görüp beğenip, konuşup, seviyorlar veya oğlanın anne ve babası bir kızı görüp beğendiklerinde oğullarına o kızı durmadan o kadar övüyorlar ki nihayetinde oğullarını o kıza âşık ediyorlar! Oğlan, kıza âşık olduğunda da kız evine illaki bir veya üç tane elçi gider. Âdete göre elçi sayısı illaki çift sayıda değil tek sayıda olacaktı.

 

Kız evine önce oğlan tarafının kadınları gidiyordu; konuşup söz kesiyorlardı. Kız evine daha sonra da oğlan tarafının erkekleri gidiyorlardı; illaki Perşembe günü gidiyorlardı.

Tabii kız evine bir defa gitmeyle bu iş nihayete ermiyordu. Bir sonraki Perşembe tekrar gidecektiler. Kız evine elçiler illaki en az iki defa gidecekti.

Nihayetinde de söz kesiliyordu. Kızın parmağına yüzük takılıyorlardı. Kız ve oğlan sözleniyorlardı.

Kayınvalidesi damadına zamanın lüks yiyecekleri olan kavrulmuş fındık, şekerleme, helva ve bunun gibi tatlı yiyecekler ikram ediyordu. Kız, oğlan tarafını gördüğünde yüzünü yemenisiyle örtüp saklıyordu. Oğlanın akrabalarına yüzünü göstermiyordu.

Şimdi de düğüne geldik. Düğün illaki gece oluyordu. Düğün Perşembe gecesi oluyordu. Kızı damadın evine götürmelerinden önce damadın akrabaları kız evinde zamanın âdetlerine göre yedirilip içiriliyordu.

Kızı, baba evinden damat tarafı götürürken, kızın akrabalarından bazı gençler kapının ötesine berisine bıçak saplıyorlardı. Bahşiş bekliyorlardı. Verilen bahşiş az olduğunda da kapıya sapladıkları bıçakları çekmiyor, gelinin evden çıkmasına izin vermiyorlardı.

Eğer verilen bahşişten memnun olduysalar, sapladıkları bıçaklarını kapıdan çekip gelinin evden çıkmasına izin veriyorlardı. Oğlan tarafı kızı evden çıkarıp da yola koyulduğunda, işte o zaman kızın akrabaları âdet olduğu üzere çeşitle bahanelerle gelin alayının yürüyüşünü durdurmaya çalışmak için bahaneler arıyordu:

--Yolun bu tarafı çok bozuk, gelin kızımız buradan geçemez ki!

Tabii bu durumda yine âdet olduğu üzere yolun o tarafını sözde düzeltiyorlardı.

Kız tarafının âdet olan bu isteklerini yerine getirilince gelin alayı dağ tepe aşıp damadın evine ulaşıyordu. Kız tarafı bu sefer de yine durup ineği ahırdan dışarı çıkarttırıyorlardı:

--Eğer ineğiniz yoksa gelin kızımızı geriye götürürüz.

Tabii âdet olduğu üzere erkek tarafı ineği ahırdan çıkarıp kız tarafına gösteriyorlardı. Bundan sonra sıra tavuklara geliyordu. Kız tarafı illa tavukları da görecekti. Âdet böyleydi; kız tarafının yürekleri hoş tutulacaktı. Tabii bütün bunlar eğlenmek, hoş zaman geçirmek için yapılıyordu.

Gelin kız, damat evine girerken önce kapı önünde bir sandalyeye oturtuluyordu. Sonra da kucağına bir erkek veriliyordu. Gelin kız için şöyle dua ediyorlardı:

--Birçok erkek çocuğu olsun!

Bütün bunlardan sonra, işte o zaman damat evinde misafirlere tepsilerle baklava, börek, pilav ikramında bulunuyorlardı. Oradaki herkese bir güzel yemek yediriyorlardı.

Tabii o zamanlar harp, seferberlik, fakirlik ve kıtlık yılları olduğu için pirinç az bulunuyordu. O sebeple de herkesin payına pilav düşmüyordu. Yalnızca seçilmiş kişilere pilav ikram ediliyordu.

Derken pilava kaşık saplıyorlardı. Bunu görünce kız tarafı artık pilava elini dokunmuyordu. Erkek tarafı, kız tarafının bu davranışlarının sebebini çok iyi biliyordu ama yine de eğlence âdeti böyle olduğu için soruyordu:

--Pilavı niçin beğenmediniz ki?

--Dört -beş tavuk dolması getirmezseniz pilava elimizi sürmeyiz!

Böylece âdet olan eğlence için pazarlık burada başlıyordu.

Damadın bir akrabası:

--Üç tavuk kestirdiniz.

Gelin tarafı ısrar ediyordu:

--İllaki beş tavuk gelecek, yoksa pilava el sürmeyiz. Bu da sizin ayıbınız olur.

Damat tarafı da şöyle diyordu:

--Canım, siz de bizim eve hoş düşman olarak gelmediniz. Üç tavuğa razı oluverin!

Nihayetinde de erkek tarafı razı olup sofraya beş tavuk getiriyordu.

Bütün bunlar hâl edildikten sonra, artık şarkılar, şiirler, destanlar başlıyordu; horon başlıyordu; oyun oynamalar başlıyordu. Böylece de güle oynaya sabahlıyordular.

Ertesi gece “damadın oturması” âdeti yerine getiriliyordu: Köyün seçilmiş delikanlıları ve genç kızları damadın evine gidip birkaç şarkı, şiir söyleyip tatlılar yiyorlardı. Böyle üç- dört saat geçiyordu. Sonra da artık kim ne kadarını verebildiyse geline bahşiş olarak para, altın veriyorlardı. Gelin de delikanlılara ve genç kızlara çorap, havlu, mendil, şekerleme, helva gibi hediyeler veriyordu.

Bir de, kendilerine göre iyi kişileri seçip onlara okkalı bahşiş veriyorlardı. Bazı zavallıcıklara ise az bahşiş düşüyordu. Onlar da bakıp zamanı gelince şimdi kendilerine az bahşiş verenlere öyle bahşiş veriyorlardı.

https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/04/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-1-nodar.html

https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/05/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-2-dedeme.html

https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/05/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-3-erkek.html

https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/05/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-4-evlilik.html

 

 

“Zamanuri Duguni”

Aǯi zamanuri do andğaneri dugunişi ambaepe giǯvaminon.

Ǯoxlenei duguni aşo t̆u. Biç̆is k̆ulani na moǯondat̆u, em oras k̆ulanişi nana- babas eger va unt̆es-na, varya, do ambai numçinapt̆es.

Biç̆is gui muxtep̆t̆u, qoopa uğut̆u k̆ulanişi, edo furset̆i (moment̆i) na žiat̆u, em oras zoi unk̆ap̆ut̆u k̆ulanişa do tişen yazma (xase) kamoǯk̆ip̆t̆u. Aya aşo ambai yen ki, k̆ulani diçiluya, ikimocunya do çkva emuşa elçi va nat̆u. Ak ok̆ok̆idinuti iqven, şerigebati iqven, diʒxiri diben bazikerem.

K̆ulaniş p̆art̆iak uk̆uiğağalt̆es- gemçanuşi nena k̆anoni t̆u: Çkin elçi voçkvaminonan biç̆iş p̆art̆iaşa, edo vibaişaminonan.

Yana t̆ofeğik dulya muşi qvasinon. Mindulvan elçepe biç̆iş p̆art̆iaşa, biçiş p̆art̆iati kuk̆uibgenan. Ek dulya kameç̆k̆vidupan, biç̆is k̆itxupan, biç̆iti zop̆ons:

-- Qoopt̆i, edo emuşeni p̆ia. K̆ulanişi p̆art̆ia bazikere innaçi iqvet̆u, yanada, ǯoxlenei duşmanoba aqvet̆es, edo emuşeni razi va iqvet̆u meçamu. Ak t̆ofeğişi dulya iqvet̆u. Ekole- akole iqvilet̆es. Aya k̆abğas kyoişi nosi k̆oçepe uk̆uibğet̆es da aya jur semti dobaişapt̆es.

Aǯi aşo ren zaten: K̆ulani do biç̆i meidenişa na gamaxtan, ek žiopan artmajvaas, edo dvaqoopenan, yada biç̆iş nana- babas k̆ulani moǯondanşi, biç̆is eko umʒkvapan ki, k̆ulanişa dvaqoopenapan.

Biç̆i dvaqoopat̆uşi, konit̆es elçepe, illa ya ar, ya sum. K̆ent̆i rt̆asint̆u, çift̆i va rt̆asint̆u.

Ǯoxle oxorcalepe konit̆es, nena kagamimet̆es. Ek̆ule k̆oçepe konit̆es k̆ulaniş oxoişa, illa umkesei konit̆es.

Ar mextimuten dulya va meç̆k̆odut̆u, majua umkeseis xolo mextasint̆es. İlla ki jur faa oçkvasint̆es, k̆ulani yokaçapt̆es.

Soni dulya kameç̆k̆odut̆u. K̆ulanis maǯk̆indi modumert̆es do pei dikipt̆es. “Pei” uǯumelan danişvna.

Biç̆is damteek txii k̆aumeli, şekerleme, xalva do amk̆atalepe loqa şeepe uxvenup̆t̆u sicas. K̆ulanik biç̆işi p̆art̆ia na žiat̆u, xase aşo nunk̆us guǯitumert̆u, nunk̆u ot̆k̆obinapt̆u. Biç̆işi ak̆rabas nunk̆u va oǯiapt̆u.

Dugunişa komobtit: Duguni illa sei iqvet̆u, umkesei seis iqvet̆u duguni. Noğamisaş gamaqonapaşa gyai, ǯk̆ai koçapt̆es biç̆iş ak̆rabas.

Noğamisa na gamiqonopt̆esk̆onşi, k̆ulanişi ak̆rabak nek̆nas akole- ekole xami konoʒipt̆u. Para goupt̆es. Paa na ç̆it̆a meçap̆t̆es, xami va meǯk̆ip̆t̆es.

Razi na iqvat̆es, noğamisaş gamxtimuş izni meçap̆t̆es. Noğamisa na niqonopt̆es em vakitis, em oras, k̆ulaniş ak̆rabak gzaepes maanape goupt̆es:

Ak noğamisas va mek̆valenya, edo gzaepe oduzanapapt̆es. Aşoten mindit̆es biç̆iş oxoişa. Ek kododgitut̆es, puci gamoqonopapt̆es.

Puci va giqoun-na, noğamisa gei mei qonopt. Kožiupt̆es. Aǯi kotume komendaǯk̆et̆es, adeti t̆u. Gui razi dvaqvet̆es.

K̆ulani oxoişa na amaxtat̆u, nek̆nas ǯoxle kodoxunapt̆es, p̆odias biç̆i- bee kogiluxunapt̆es, edo gexvamupt̆es: Didi biç̆i-bee gaqvasya.

Aya ambaepe na kameç̆k̆odat̆u, em oras t̆epsepeten bak̆lava, bureği, mak̆aina do pilavi kagamimet̆es- mtelis gyai koçapt̆es.

Pilavi mtelis va anç̆et̆u, ʒxunei k̆oçepes meçapt̆es pilai. Pilais k̆izi kogyoʒigapt̆es. Aǯi, aya žiat̆u, k̆ulaniş p̆art̆iak xe var mentxip̆t̆u.

Kitxup̆t̆es: Pilai mot va mogǯondesya (biç̆iş p̆art̆ias kuçkit̆u, gyai mot va imxort̆es hama mexsusu k̆itxup̆t̆es).

Otxo- xut kotume (dolma uǯumert̆es emus) va muqonatşa, pilais xe va meptxip̆tya. Ak diç̆k̆et̆u alişveoba. Sum kotume kagyuk̆vatit, uǯumert̆u biç̆iş ak̆raba.

K̆ulaniş p̆art̆ia k̆uçxes konobažgep̆t̆u: İlla xut kotume moxtasion, vana aya pilais xe va meptxip̆t do tkvani oncğore iqven.

Biç̆iş p̆art̆iak: Canum, tkvan xoş duşmanepe va moxtit, sum kotumeşa razi diqvitya. Soni razi diqvet̆es do komuqonopt̆es xut kotume.

Aya k̆ulanişi yakini ak̆rabas meçap̆t̆es. Aya ambaepe na kameç̆k̆odat̆u, çkva şairepe giç̆k̆et̆u, oxoronu giç̆k̆et̆u, ostiamu giç̆k̆et̆u do aşoten dotanapt̆es.

Majua sei iqvet̆u “noğamesaş goǯaxunu”: Kyoişi ʒxunei biç̆epe, k̆ulanepe konit̆es noğamesaş oxoişa (sicaş), mʒika ibirt̆es, şairepe zop̆ont̆es, loqape koimxot̆es.

Aşo sum- otxo saat̆i iqvet̆es.Ek̆ule k̆ulanis baxçişi- paa komeçapt̆es, altuni komeçaptes, mis muk̆o amet̆et̆uk̆on.

K̆ulanikti, noğamisakti, ia biç̆epe- k̆ulanepes baxçişi meçap̆t̆u: Ǯinek̆i, peşkiri, mendili, şekerleme, xalva.

Arti, ʒxunup̆t̆es k̆ailepes, ʒxunei k̆oçepes k̆ai baxçişi meçap̆t̆es, zavali k̆oçis ç̆it̆a anç̆et̆u (mutepeti oǯk̆ert̆es, mus dodvandes, edo emuşi oğagyua meçap̆t̆es).

 


 

[Kaynak kişi: Avtandil Alis že Abulaže, 1931 doğumlu, Sarpi köyü, (kaynak kitap: Tea Ǩalandia, “Lazuri T‌̌ekst‌̌ebi”, Gamomʒemloba Art‌̌anuci”, Tbilisi, 2008), (Tablo: Hasan Helimişi), (Gürcü Alfabesinden Latin Alfabesine çevriyazı, düzenleme ve Lazcadan Türkçeye çeviri: Ali İhsan Aksamaz, İstanbul, 2017)]

aksamaz@gmail.com

 

  https://www.ozgurcerkes.com/?Syf=22&Mkl=1303700&pt=Ali%20%C4%B0hsan%20Aksamaz&[Lazca--T%C3%BCrk%C3%A7e-An%C4%B1lar/-Anlat%C4%B1mlar--5]:-%E2%80%9CEvlilik-%C3%A2detleri-ve-d%C3%BC%C4%9F%C3%BCn-2%E2%80%9D