22 Ağustos 2023 Salı

Müzisyen Cihangir Bilgin Zugdidi’de

 

 

 


 

Müzisyen Cihangir Bilgin Zugdidi’de

 



Laz müzisyen Cihangir Bilgin, 19 Ağustos’da Zugdidi Belediyesi kütüphanesinde bir konser verdi. Besteleriyle, Lazca ve Megrelce şarkıları seslendirdi. Müzik çalışmaları hakkında da bir sunum yaptı. Toplantının moderatörlüğünü dilbilimci- akademisyen Natia Poniava yaptı. Toplantıda duygulu anlar yaşandı.

 

Cihangir Bilgin, toplantının moderatörü dilbilimci- akademisyen Natia Poniava ile

 

 

Cihangir Bilgin Megrelce müzik çalışmalarına ilişkin önceden şunları söylemişti:

“Cumalepe boret” vs. bu tür söylemlerin tıkanıp kalındığı bu süreçte kendimce bir karar aldım. Bir proje hazırladım ve bitirdim. Megrelya’da ve yurt dışında yaşayan Megrel dostlarla tanıştım. Bu diyaloglar sonucunda Megrelce şiir yazan şairleri de tanımış oldum. Bu şairlerin şiirlerini konularına göre tasnif ve tercüme çalışmaları yaptım. Ve de tanınmış on Megrel şairlerin şiirleriyle on yeni şarkı yaptım. Megrelce ve Lazca iki kardeş diller diyoruz. Böylece bu şarkılarla kurulacak bir köprünün iki kardeş dilin asırlar sonrasında kucaklaşıp buluşmasına yol açacağını umut ediyorum.”

 


Toplantıdan duygulu anlar

 


 

(Önerilen Okumalar: Cihangir Bilgin: “Anadolu’da yaşamış ozan ve âşıkların divanını okudum!”, 11 XII 2021, sonhaber.ch/ gurcuhaber.com/ circassiancenter.com; Cihangir Bilgin: “Kendi kültürümüze ve anadilimize dair tek kalem oynatmamak çok zoruma gitmişti!”, 12 XII 2021, sonhaber.ch sonhaber.ch/ gurcuhaber.com/ circassiancenter.com; Cihangir Bilgin: “Batum, Tiflis, Rustavi’de arşiv çalışmaları yaptım!”, 14 XII 2021, sonhaber.ch sonhaber.ch/ gurcuhaber.com/ circassiancenter.com; Cihangir Bilgin: “Lazca mücadelemize devam edeceğiz!”, 16 XII 2021, sonhaber.ch sonhaber.ch/ gurcuhaber.com/ circassiancenter.com)

+

Muzisyen Cihangir Bilgini Zugdidis

 

Lazi muzisyen Cihangir Bilginik Lazur- Margaluri k̆onʒeri komeçu Zugdidişi Belediyeşi kutupxanas, vit̆onçxoro Mariaşinas.  Muşi bestepeten Lazuri do Margaluri birapape dibiru do musik̆aluri noçalişepeşenti ambaepe komeçu Cihangir Bilginik. Ok̆oxtalaşi moderat̆ori rt̆u lingvist̆- ak̆ademik̆osi Natia Poniava. Ok̆oxtalas hisuri anape iskedinu.

Cihangir Bilginik Lazur- Margaluri musik̆aluri noçalişepeşen eşo tkveret̆u:

“Margaluri nena do Lazuri nena artimajuraşa xolos cuma nenape renan, ar ncaşi t̆ot̆epe renan”, amusteri notkvamepe aʒ̆işa p̆anda mignapunan. Margaluri nena, cinci do tkvala muşiten Lazuri nenaşa dido xolos ren, mara Margalepe k̆ala oğarğaluşi şanşi xvala sosyaluri medyadaşi gzaten komiğunan. “Cumalepe boret” otkvaluşen do amusteri notkvamepeşen mtini cumaloba va yeçkindun. Aya gagnapaten ma çkimebura ar k̆arari komepçi; ar p̆roje pxaziri do voçodini. Samargalo do Samargaloşi gale naskidunan Margali cumalepe k̆ala viçini. Entepe k̆ala dialogepe çkimişk̆ule, Margaluri nenaten şiiri naç̆arups şairepe k̆ala viçini. Am şairepeşi şiirepe temat̆uro tercume dop̆i. Edo vit Margali şairişi şiirepeten vit birapa dop̆ç̆ari. Margaluri nena do Lazuri nena ren jur cuma nena, eşo ptkumert. Aşotenti aya birapapeten naik̆idasunon xincik oşʒ̆anurepeşen doni artimajuraşen mendraneri jur cuma nena artimajuraşa oxolosus nuşvelasunon, aşo mepşven ma.”

+

ლაზი მუსიკოსი ჯიჰანგირ ბილგინი ზუგდიდის

 

ლაზი მუსიკოსი ჯიჰანგირ ბილგინიქ ლაზურ- მარგალური კონცერტი ქომეჩუ ზუგდიდიში  მუნიციპალიტეტიში ბიბლიოთეკას, ვიტონჩხორო მარიაშინას. მუში ბესთეფეთენ, ლაზური დო მარგალური ბირაფაფე დიბირუ დო მუსიკალური ნოჩალიშეფე მუშიშენთი ამბაეფე ქომეჩუ ჯიჰანგირ ბილგინიქ. ოკოხთალაში მოდერატორი რტუ ლინგვისტ- აკადენიკოსი ნათია ფონიავა. ოკოხთალას ემოციური მომენტეფე ისქედინუ. ჯიჰანგირ ბილგინიქ ლაზურ- მარგალური მუსიკალური ნოჩალიშეფე მუშიშენ ეშო თქვერეტუ:

მარგალური ნენა დო ლაზური ნენა ართიმაჟურაშა ხოლოს ჯუმა ნენა რენან, არ ნჯაში ტოტეფე რენან”, ამუსთერი ნოთქვამეფე აწი პანდა მიგნაფუნან. მარგალური ნენა, ჯინჯი დო იჶადე მუშითენ ლაზური ნენაშა დიდო ხოლოს რენ, მარა მარგალეფე კალა ოღარღალუში შანში ხვალა სოსჲალური მედჲადაში გზათენ ქომიღუნან. “ჯუმალეფე ბორეთოთქვალუშენ დო ამუსთერი ნოთქვამეფეშენ მთინი ჯუმალობა ვა ჲეჩქინდუნ. აჲა გაგნაფათენ მა ჩქიმებურა არ კარარი ქომეფჩი; არ პროჟე ფხაზირი დო ვოჩოდინი. სამარგალო დო სამარგალოში გალე ნასქიდუნან მარგალი ჯუმალეფე კალა ვიჩინი. ენთეფე კალა დიალოგეფე ჩქიმიშკულე, მარგალური ნენათენ შიირი ნაჭარუფს შაირეფე კალა ვიჩინი. ამ შაირეფეში შიირეფე თემატურო თერჯუმე დოპი. ედო ვით მარგალი შაირიში შიირეფეთენ ვით ბირაფა დოპჭარი. მარგალური ნენა დო ლაზური ნენა რენ ჟურ ჯუმა ნენა, ეშო ფთქუმერთ. აშოთენთი აჲა ბირაფაფეთენ ნაიკიდასუნონ ხინჯიქ ოშწანურეფეშენ დონი ართიმაჟურაშენ მენდრანერი ჟურ ჯუმა ნენა ართიმაჟურაშა ოხოლოსუს ნუშველასუნონ, აშო მეფშვენ მა.”

 

aksamaz@gmail.com


https://sonhaber.ch/muzisyen-cihangir-bilgin-zugdidide/


https://www.circassiancenter.com/tr/muzisyen-cihangir-bilgin-zugdidide/

 https://sonhaber.ch/cihangir-bilgin-anadoluda-yasamis-ozan-ve-asiklarin-divanini-okudumbolum-1/

 

https://sonhaber.ch/cihangir-bilgin-kendi-kulturumuze-ve-anadilimize-dair-tek-kalem-oynatmamak-cok-zoruma-gitmisti-bolum-2/

 

https://sonhaber.ch/cihangir-bilgin-batum-tiflis-rustavide-arsiv-calismalari-yaptim-bolum-3/

 

https://sonhaber.ch/cihangir-bilgin-lazca-mucadelemize-devam-edecegiz-bolum-4/

 

 

 

 

20 Ağustos 2023 Pazar

Gelişim TV, Lazca İçin Bir Şans Olabilir

 

 

 


Gelişim TV, Lazca İçin Bir Şans Olabilir

 

Gelişim TV’nin adını yaklaşık on yıl kadar önce duydum. 16 Şubat 2002 tarihli Cumhuriyet Gazetesi, Gelişim TV’den bahsediyordu. Gazete, haberinde Gelişim TV’nin RTÜK’ten uyarı aldığını yazıyordu. Sebebi ise, Gelişim TV’nin Lazca sunduğu bir müzik- eğlence programıymış. Eski bir makalemde bu konudan bahsetmiştim. Özetle; o zamandan beri Gelişim TV’den ve programlarından haberdarım. İstanbul’da yaşadığım için, Gelişim TV’yi ancak internet üzerinden izleme imkânım oluyor. Ardeşen’de bulunduğum zamanda da Gelişim TV’nin yayınlarını izledim. Ardeşen’de yoğun olarak izlenen bir kanal olduğunu biliyorum. Lazca.org’da çıkan bir yazıdan  Gelişim TV’nin uydudan yayın yapacağı haberi okuyunca sevindim. İnternetteki sitesinden de yeni yılda atılım yapacağını okudum. Yöre kültürüne ağırlık vereceklerini, Lazca da yayın yapacaklarını öğrendim. Gelişim TV’nin atılım yapmasına sevindim. Lazca yayın yapacağı açıklamasına da ayrıca sevindim. TV’nin yeni adı konusunda ben internet üzerinden “MJORA/ TUTA TV” önerisinde bulunmuştum. Her ikisi birlikte veya biri olabilir.

            Hatırlanacağı üzere 2004 yılında TRT bazı anadillerinde yayın yapmaya başladı. Ne yazık ki, bu diller arasında Lazca yoktu. 2012 yılında Millî Eğitim Bakanlığı, ilköğretim okullarında “seçmeli anadilleri dersleri” uygulamasını başlattı. Yine ne yazık ki, bu anadilleri arasında da Lazca yoktu. Oysa birçok yerde veliler çocuklarının Lazca anadili derslerini görmesini istiyordu. Ancak olmadı; müfredat hazır değil ya da okutacak öğretmen yok gibi sebepler öne sürüldü. Eğer Gelişim TV, Lazca da yayın yapabilirse, bu, Lazcanın sahiplenilmesi ve yaygınlaşması yönünde çok önemli bir adım olabilecek.

            Gelişim TV’nin uydudan Lazca yayınları yalnızca Çamlıhemşin, Pazar, Ardeşen, Fındıklı, Hopa ve Borçka’dan izlenilmesini sağlamayacak. 93 Harbi Muhaciri Lazların yaşadıkları Akçakoca, Sapanca, Yalova, Maşukiye, Karamürsel, Gölcük, Düzce, İzmit, Bursa gibi şehirlerin kimi köylerinden de izlenecek. İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya vb. şehirlerde yaşayan Lazları da unutmayalım. Lazca yayın yapacak bir TV’nin izleyicileri yanlızca  Türkiye ulusal sınırları içinden olmayacak. Batum civarında yaşayan Lazlar ve Lazca bilenler de bu Lazca programları izleyecektir. Abkhazya’da yaşayan Lazlar da izleyecek bu yayınları. O sebeple Gelişim TV’nin omuzundaki yük ağır. Lazca programların yayınlanacağı zaman dilimleri ve kalitesi de önemli. Gelişim TV, kendisini arabesk müzikten korumalıdır. Yerel, otantik müziğe ağırlık vermelidir. Lazca; Türkiye’de de, Gürcistan’da da, Abhazya’da da resmî statüsü olmayan, tanınmayan bir dil. Ölüme terkedilmiş bir dil. Bu sebeple de Gelişim TV’nin sorumluluğu büyük.

            Özellikle büyük şehirlerde yaşayan Laz ana- babaların çocukları Lazcaya çok ilgi duyuyorlar. Lazcayı öğrenmek istiyorlar. Bu insanlara Lazcayı öğretmenin bir diğer yolu da TV yayınlarıdır.

Mehmet Bekâroğlu’nun “Anadili Günü” sebebiyle geçen yıl İMC TV’ye yaptığı Lazca açıklama büyük bir ilgi uyandırdı. Aynı şekilde Rize Milletvekili Nusret Bayraktar ve Sanatçı Hülya Polat’ın CNN’deki bir programda kısa da olsa Lazca konuşmaları sempatiyle karşılandı. Mahsun Kırmızıgül’ün yönetmenliğini yaptığı “Benim için Üzülme” adlı dizinin Lazca konuşulan bölümlerinin klipleri tıklama rekorları kırıyor. İnsanlar, çeşitli yerlerde Laz kültür dernekleri kuruyor. Laz Enstütüsü kurmak için hazırlıklar yapıyorlar. Lazca ders kitapları yayınlıyorlar. Lazca ilk roman olan “Daçkhuri” yayınlandı. “Daçkhuri”nin yazarı Murat Ercan Murğulişi’nin yayınlanmayı bekleyen ona yakın Lazca romanı bulunuyor. Lazca çocuk romanları basıldı. Lazca şiir kitapları yayınlanıyor. Özellikle İstanbul, Ankara, İzmit gibi kentlerde Lazca kursları açılması için çalışmalar var. Özetle; insanlar Lazcaya ilgi duyuyorlar; Lazcanın ölmesini istemiyorlar. Lazca şarkılar söyleyen müzik gruplarının sayısı artmıştır. Görüldüğü gibi, bu noktada Gelişim TV’ye de önemli roller düşüyor. Bir anlam da Gelişim TV şanslı. 1993 yılında “Ogni Dergisi”yle başlayan süreçte, Lazcaya vakıf, Lazca üretim yapan bilinçli Laz aydınları da yetişti. Bunlar Gelişim TV’ye katkı sunabilir.

            Yüzyıl önce Lazlar için gurbet “Rusye” dedikleri Batum, Anaklia, Sokhumi, Oçamçire, Gagra, Gudauta gibi yerlerdi. Oralara giderler, ekmek paralarını kazanırlardı. Gittikleri yerlerin yerlisi olan Lazlarla ve Megrellerle karşılaşınca Lazca kolayca anlaşırlardı. Böylelikle Lazcaları gelişkin olurdu. Sovyetler Birliği- Türkiye sınırı 1937’de kapanınca gurbet, İstanbul ve Türkiye’nin diğer büyük kentleri oldu. Özellikle de 1980’den sonra, Türkçe televizyonun yöreye ulaşmasıyla Lazca gerilemeye başladı. Eğer Gelişim TV, Lazca yayınlarında başarılı olabilirse, yalnızca yurt içinden ve dışından izlenmekle kalmayacak, Lazcanın gelişmesine de katkıda bulunabilecek.

            Gelişim TV Lazca için kısa dönemde neler yapabilir? Bu konuda benim de diğer arkadaşlar gibi önerilerim var. Bazı programlar tamamen Lazca olmalı. Lazca programlar mutlaka belirli saatlerde yayınlanmalı. Lazca programların dinleyicileri zamanlarını o saatlere göre ayarlayabilir. Lazca şarkılar kuşkusuz günün her hangi bir zamanında yayınlanabilir. Lazca programların içeriği ne olabilir?! İlk başta, şimdilik, Lazca haber sunumu mümkün olamayabilir. Eğlence programları tamamen Lazca olabilir. Köy, kişi, meslek, kitap tanıtımları tamamen Lazca olabilir. Kimi konulardaki röportajlar tamamen Lazca olabilir. Ancak dediğim gibi, Lazca programların yayınlanma saatleri mutlaka belirli zamanlarda  olmalı. Bu, izlenmeyi sürekli kılar. Yine programların kalitesi çok önemli. Kaliteli Lazca programlar dinleyiciyi arttıracaktır.

            Seksen yıl önce Sovyetler Birliği’nde, yani Acaristan’da ve Abhazya’daki Laz köylerinde Lazca Anadil okulları vardı. Laz çocukları kendi anadilleri olan Lazcada da eğitim- öğretim görebiliyordular. Matematik dersini, Hayat Bilgisi dersini Lazca olarak görüyorlardı. Lazcanın eğitim- öğretim için yeterli bir dil olduğu daha o zamandan ispatlanmıştı. Ancak Sovyetler Birliği’ndeki Lazcaya yönelik bu olumlu uygulama kısa sürdü. Laz okulları kapatıldı. Laz okulları direktörü İskender Tzitaşi ve kadrosu tasfiye edildi. Bir dil kitapsız, okulsuz, radyosuz, televizyonsuz yaşayamaz. Gelişim TV, Lazca yayınlarında başarılı olabilirse, Lazcaya karşı yapılmış tarihsel haksızlıkları da telâfi etme yönünde önemli adımlar atmış olacaktır.

            Lazca ihmal edilmiş bir dildir. Oysa Lazca da bir dildir. Aynı Türkçe gibi. Aynı Gürcüce gibi. Aynı Rusça gibi. Lazca İngilizceden daha eski bir dil. Lazlar da İngilizlerden daha eski bir halk. Ne var ki, İngilizce dünya dili olmuş, Lazca ise kendi coğrafyasında can çekişmekte. Lazcayı konuşanların sayısı azdır. Ancak bir dil, konuşanlarının sayısı az olduğu için değil, konuşulmadığı için ölür. O dilde yazılmadığı için, o dil ölür. O dilde romanlar, hikâyeler yazılmadığı için, o dil ölür. O dilde radyo ve TV yayınları yapılmadığı için, o dil ölür. Lazcayı hor görmemeliyiz. Lazca yazmalıyız. Lazca yayın yapmalıyız. Kuşkusuz başta zor olacaktır. Yavaş olacaktır. Lazcaya sahip çıkılırsa, Lazca yaşayacaktır.

            Son olarak şunları eklemek isterim: Lazca yer adlarının tekrar resmî olarak kullanılması ve tabelalarda yer alması için Gelişim TV’nin çaba harcayabileceğini de düşünüyorum. Bu ve diğer kültürel konularda yöre milletvekillerinin desteği sağlanmalıdır. Lazca, yörenin en eski, bizlerin anadilidir. Türkçe ise, ortak vatanımızda birbirimizle ortak anlaşma dilimizdir. İşte biz bu anlayış ve bilinçle Lazcaya sahip çıkıyoruz. İki-dillilik bir diğer zenginliğimizdir. Bu duygu ve düşüncelerle Gelişim TV’ye yayınlarında başarılar dilerim. (lazca.org,10 I 2012)

 


Gelişim TV  stüdyosu

 

(Önerilen okumalar: “İlk Lazca TV yayında/ Gelişim TV, Lazca yayına başladı”, 05 I 2014, demokrathaber.org; “Lazca yayın yapan ilk TV!”, 27 XII 2012, milligazete.com.tr; “Lazca TV Kanalı Geliyor”, 29 XII 2012, web.archive.org; “Lazca Yayın Yapan Gelişim TV Artık Türksat’ta”, 3 I 2014, arhavizyon.com; Ramazan Kosanoğlu Klemurishi , “Televizyon tarihinde ilk Lazca program” , 7 VIII 2013, lazca.org; Ramazan Kosanoğlu Klemurişi, “Türkiye’de “Lazca TV Yayını” Hikayesi”, 08.10.2019, medyalaz.com)

 

 


 

Gelişim Televizyonu Genel Müdürü Turgay Terzibaş: “14 yıldır ilçemizde yayın yapıyoruz. Artık bölgemizin sesini yeni yayın politikalarımız ile dünyaya duyuracağız. 2013 yılının ilk ayı içerisinde uydu üzerinden yayın yapmaya başlayacağız. Program akışımızın büyük bir bölümü Lazca olarak yapacağız. Belli bir süre sonra haber bültenlerimizi de Lazca olarak sunacağız. Bu şekilde bölgemizin kültürünü diğer kültürlere de tanıtmayı hedefliyoruz.”

 

Gelişim TV’nin Lazca yayınlarına ilişkin tanıtım filmleri:







 

aksamaz@gmail.com

 

https://www.circassiancenter.com/tr/gelisim-tv-lazca-icin-bir-sans-olabilir/

Megrelce Televizyon- AK̆A T̆V Bir Yaşında!/ Margalur T̆elevizyoni- AK̆A T̆V Ar ʒ̆aneri ren!/ მარგალურ ტელევიზია- აკა ტვ არ წანერი რენ!

 

 


 

Megrelce Televizyon- AK̆A T̆V Bir Yaşında!

 

Bugün Megrel Televizyonu- Ak̆a t̆v bir yaşında. “Ak̆a t̆v”ye tuz ve emek katan ve bize de umut veren herkese teşekkür ederiz, Göğe ersinler! Tanrı’nın bizlere verdiği değerli dili, K̆olx/ Kolkh dilini yaşatıyor, büyütüyor “Ak̆a t̆v”.  Günümüzde,  “Ak̆a t̆v” sayesinde Megrelce ve Lazca artık sahipsiz değil,  öyle görülüyor. “Ak̆a t̆v” büyüyecek. Megrelce ve Lazcanın da bu tür çalışmalarla gelişip büyüyeceğini ümit ediyoruz.  

(Önerilen okumalar: Kâzım Koyuncu “AK̆A T̆V”de”, 9 VIII 2023, sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr;  “Kâzım’ın hasreti büyüyor!”,  13 VIII 2023, sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr)

 

 


Margalur T̆elevizyoni-  AK̆A T̆V Ar ʒ̆aneri ren!

 

Andğaneri ndğas “Ak̆a t̆v” ar ʒ̆aneri ren. “Ak̆a t̆v”-s cumu do emeği nauk̆atups do çkinti aşopeten imendi namomçapan iris şukuri voğodapt çkin, ʒaşa ext̆an! Emuşeniki Ğormotik nakomomçes ğirsoni nena, K̆olxuri nena, ordaps “Ak̆a t̆v”-k.  Andğaneri ndğas,  “Ak̆a t̆v”- ten Margaluri do Lazuri nena açkva umanceli va ren, eşo ižiren aʒ̆i.   Çkin mepşvent. “Ak̆a t̆v” irdasen. Margaluri do Lazuri nena amk̆ata noçalişepeten irdasen, moro mu!

+

მარგალურ ტელევიზია- აკა ტვ არ წანერი რენ!

ანდღანერი ნდღას მარგალურ ტელევიზია- “აკა ტვ” არ წანერი რენ. “აკა ტვ”-ს ჯუმუ დო ემეღი ნაუკათუფს დო ჩქინთი აშოფეთენ იმენდი ნამომჩაფან ირის შუქური ვოღოდაფთ ჩქინ, ცაშა ეხტან! ემუშენიქი ღორმოთიქ ნამომჩეს ღირსონი ნენა, კოლხური ნენა, ორდაფს “აკა ტვ”-ქ.  ანდღანერი ნდღას,  “აკა ტვ”- თენ მარგალური დო ლაზური ნენა აჩქვა უმანჯელი ვა რენ, ეშო იძირენ აწი. ჩქინ მეფშვენთ “აკა ტვ” ირდასენ. მარგალური დო ლაზური ნენა ამკათა ნოჩალიშეფეთენ ირდასენ, მორო მუ! 

aksamaz@gmail.com

 

https://sonhaber.ch/megrelce-televizyon-ak%cc%86a-t%cc%86v-bir-yasinda/

 

https://www.circassiancenter.com/tr/megrelce-televizyon-ak%cc%86a-t%cc%86v-bir-yasinda/


15 Ağustos 2023 Salı

Mehmet Yasin Çelikkıran (1927- 1996)

 

 


 

 

Mehmet Yasin Çelikkıran (1927- 1996)

 

Çerkes/ Adige Aydınlarından тıэшъу/ T’eşu Mehmet Yasin Çelikkıran 1927’de Gaziantep’te doğdu. Babası Şerif Bey, Adigelerin Şağsığ boyunun T’eşu ailesinden. T’eşu ailesi 1864’de Kuzey Kafkasya’dan Osmanlı Türkiyesi’ne sürüldü. T’eşu ailesi önce, o zamanlar sınırlarımız içindeki Balkanlara, Priştine’de iskân edildi. 1877- 1878 Osmanlı Türkiyesi- Çarlık Rusyası arasındaki (93) Harbi sonrasında imzalanan Edirne Antlaşmasıyla T’eşu ailesi de ikinci bir sürgüne uğrayarak Anadolu’da iskân edildi.

Mehmet Yasin Çelikkıran, öğrenimine Kahramanmaraş’ta başladı. Orta öğrenimi sırasında yapılan sınavda Türkiye birincisi oldu. Böylelikle de Galatasaray Lisesi’nde yatılı okuma hakkı elde etti. 1949’da mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okudu. Ancak öğrenimini yarıda bıraktı. Daha sonra Galatasaray İktisadî Ticarî Bilimler Akademisi’nden mezun oldu.

1955’te askerlik hizmetini tamamladıktan sonra İstanbul Belediyesi’nde, Galatasaray Lisesi’nde ve Turizm Bakanlığı’nda çeşitli görevlerde bulundu. 1990’da emekli oldu.

İki evlât babası olan Mehmet Yasin Çelikkıran Türkçe, Adigece, Fransızca ve İngilizce biliyordu.

 


Çeşitli dergilerde telif ve tercüme makaleleri yayımlandı

 

1946’dan başlamak üzere İstanbul Kafkas Kültür Derneği’nde uzun yıllar yöneticilik yaptı. Yalnızca Kuzey Kafkasyalıların Türkiye’deki dernekleriyle değil, Ürdün, Suriye, İsrail ve ABD’deki dernekleriyle de dostane ilişkiler kurdu ve bunlar arasında olması gerektiği şekilde bağlantıların kurulması ve geliştirilmesinde yoğun çaba sarf etti.

‘Kafkas’, ‘Yeni Kafkas’, ‘Kafdağı’, ‘Yeni Kafkasya’, ‘Alaşara’ adlı periyodiklerde telif ve tercüme çalışmaları ya da röportajları yayınlandı.

Sovyetler Birliği’nde “glasnost/ açıklık” rüzgârları esmeye başladığında, Türkiye’den Kuzey Kafkasya’ya ilk turistik grup gezi organizasyonu gerçekleştirdi. Türkiye ve İsrail’den grupların Kuzey Kafkasya’ya turistik gezilerini organize etti.

Mehmet Yasin Çelikkıran, çocukluğunda ailesinden öğrendiği Adigece ile yetinmedi. Esas olarak Sovyetler Birliği döneminde temeli atılan ve gelişen Yazılı Adige Edebiyatı’yla ilgili yayınlanmış çeşitli kitapları Soğuk Savaş yıllarında çeşitli vasıtalarla edindi. Kiril temelli Adige alfabesini kısa sürede öğrendi ve orada yayınlanmış Adigece kitap, dergi ve gazeteleri okuyarak anadilini geliştirdi.

“Adigece- Türkçe”/ “Türkçe- Adigece” bir sözlük çalışmasına başladı. Ancak 1980- 1990’lı yılların Türkiye’sindeki siyasî iklim ile dilbilimsel ve teknolojik imkân ve kabiliyetler el vermediği için sözlük çalışmalarını maddî imkânlarını zorlayarak Maykop’ta kitaplaştırmaya karar verdi. Böylelikle de çalışmalarından ‘Türkçe- Adigece Sözlük” 1991’de, ‘Adigece-Türkçe Sözlük’ 1992’de Maykop’ta yayımlandı.

 

 

 Maykop’da yayımlanan iki sözlük çalışması

 


“Bir siz eksiktiniz! Başımıza bir de siz mi çıktınız?!”

 

 

(‘Yeni Kafkasya Gazetesi’nin Cağaloğlu’ndaki ofisinde bir sohbetimizde anlattıklarından: )

Mehmet Yasin Çelikkıran, bir ilki dostlarının da yardımıyla Maykop’da gerçekleştirir. Yıllarca emek verdiği sözlük çalışmasını oradaki dostlarının psikolojik ve teknik yardımlarıyla, Adigece dilbilimsel ve teknolojik imkân ve kabiliyetlerin yüksek olduğu Maykop’da yayınlatmayı başarır. Şimdi iş Maykop’da basılan sözlüklerin Türkiye’ye getirilmesine kalır.

Maykop’tan bir aracın bagajına yüklenen sözlük paketleri Sarp Sınır Kapısı’na kadar kazasız- belâsız ulaşır. Gürcistan Sarp’ından girerler. Türkiye Sarp’ında gümrük görevlileri yaptıkları mutâd kontrollerde sözlük paketlerini görürler ve hemen amirlerine haber verirler.

Amir sorar:

-Bunlar ne?

- Sözlük. Çerkesçe sözlük.

Amir, sorulan sorulara kendisinden emin bir şekilde cevap vermesine de içerlemiş olmalı ki:

-Kürtler yetmiyordu, bir siz eksiktiniz! Başımıza bir de siz mi çıktınız?!

Mehmet Yasin Çelikkıran, münasip bir lisanla gereken cevabı verir. Amir inatçıdır:

-Bu kitaplar buradan Türkiye’ye giremez. İzin vermem!

Amir’in sözlükleri çöpe atmakta kararlı olduğunu konuşma ve tavırlarından anlar ve sorar:

-Bu kitapları burada bırakamam. Ne yapmam gerekiyor?!

Amir, Mehmet Yasin Çelikkıran’ın sakin ve kararlı duruşu karşısında:

-Devletten yazı getir! Bölücü ve yıkıcı yayın olmadığına dair yazı getir! O zaman veririm.

Amir’den bir hafta süre ister. Mehmet Yasin Çelikkıran, birkaç da sözlük talep eder. Amir, istemeye istemeye birkaç sözlüğü verilir.

Mehmet Yasin Çelikkıran doğrudan İstanbul’a gelir. Dinlenir. Traş olur. Biraz kendine gelir. Ankara’daki birkaç dostunu telefonla arar. Durumu anlatır. Yardım ister. Akşamına da elindeki birkaç sözlükle Ankara’ya gider. Devletin ilgili birkaç kurumundan bu sözlüğün “bölücü ve yıkıcı yayın olmadığına dair” resmî yazıları Ankara’daki dostlarının da yardımıyla kısa sürede alır.

Yine vakit geçirmeden Ankara’dan bir otobüse atlar ve Hopa- Sarp Sınır Kapısı’na döner. Resmî yazıları muhatap Amir’e teslim eder. Amir, çaresiz sözlükleri teslim eder. Ancak sözlüklerin önemli bir bölümü sular içindeki depoda bekletildiği için okunamaz hale gelir.

 

Mehmet Yasin Çelikkıran, sağlam kalmış sözlükleri toplar ve İstanbul’a doğru yola çıkar.

 

 

Türkiye’de yayımlanan iki kitabı: “Çerkes atasözleri ve deyimleri” ile “ Çerkes Masalları”

                                                           


Yayınlanmış çalışmaları: “Türkçe- Adigece Sözlük” (Adige Cumhuriyeti, Maykop, 1991); “Adigece- Türkçe Sözlük” (Adige Cumhuriyeti, Maykop, 1992);  “Çerkes Atasözleri ve Deyimleri” (Tüm Zamanlar Yayıncılık, İstanbul, 1994); “Çerkes Masalları” (Kafder Yayınları, Ankara, 2001).

 

Vefâtıyla taslak olarak kalan çalışmaları: “Kafkasya’da Sülâleler Endeksi” ile “Kafkasya’da Köyler Listesi”.

Mehmet Yasin Çelikkıran 3 Ocak 1996’da geçirdiği trajik bir trafik kazasıyla aramızdan ayrıldı.

(Önerilen Okumalar: Ali İhsan Aksamaz, “İsrail Çerkesleri ve Kültürel Otonomi”, sonhaber.ch, 16 II 2020; Ali İhsan Aksamaz, “Çerkes Aydınlarının Yayıncılık Faaliyetleri”, sonhaber.ch, 26 III 2020; Hadeqhatly Asker, “Sağolasin Yasin”,”, Adighe Maq, Maykop, 6 II 1991; Yasin Çelikkıran, “ Kuzey Kafkasya’ya Turistik Grup Gezisi Düzenlendi”, Kafdağı Dergisi, sayı 31- 32, Ankara, 1989; Yasin Çelikkıran, “Kuzey Kafkasyalıların Kültürel Örgütlenme Çalışmaları”, Kafdağı Dergisi, sayı 51- 52, Ankara, 1991/ kafdav.org.tr; Sefer E. Berzeg, “Kafkas Diasporası’nda Edebiyatçılar ve Yazarlar Sözlüğü, Kafkasya Gerçeği Yayınları, Samsun, 1995).

 

Ali İhsan Aksamaz, 4 I 2021

 

aksamaz@gmail.com

 

 

 https://abhazpostasi.com/yazarlar/ali-ihsan-aksamaz/mehmet-yasin-celikkiran-1927-1996/279/