[Lazca-
Türkçe Anılar/ Anlatımlar- 9]: “Vefat, ağıt, cenaze âdetleri-1”
Hasan
dün ağır hastaydı. Annesi, komşularına haber verdi:
--Canım
evladım çok ağır hasta! Ne yapacağımı bilemiyorum! Aklım bir gidip bir geliyor!
Bu hastalık fidan boylu evladımı perişan ediyor!
Hasan’ın
annesi ağlaya ağlaya kendini çok hırpaladı. Ne yapacağını bilemiyor. Akşamleyin
Hasan vefat edince komşular ağlamaya, ağıt yakmaya başladılar. Hasan’ın kız
kardeşi ile eşi ellerini göğüslerine vurup ağıt yakmaya başladı:
--Hey
gidi, Hasan’ım! Sen sağlığında bize hiçbir şeyin sıkıntısını çektirmiyordun!
Yüreğimizden geçen her şeyi biz söylemeden sen hemen anlayıp ne lazımsa
getiriyordun. Bizi böyle bırakıp da nerelere gidiyorsun, Hasan’ım! Bizi kimlere
bıraktın, Hasan’ım!
Kız
kardeşi ile eşi böyle ağıt yakıp Hasan’a gözyaşı döküyorlardı. Ellerini
göğüslerine vura vura kendilerini hırpalıyorlardı. Komşular gelince, bütün genç
kızlar ile delikanlılar da Hasan’a gözyaşı döküp ağıtlar yaktılar.
Laz
bir ailede birisi vefat ettiği zaman o evde üç gün boyunca yemek yapılmıyor. Yiyecek ile içeceği eve komşular getiriyor. Vefat
edenin evine uzak köylerden ağlamak, ağıt yakmak için gelenlere hep komşuları
yemek yediriyor.
Vefat
ettiği odada mum yakıp Yasin-i Şerif okuyorlar. Sabaha kadar uyumuyorlar. Vefat
edenin elbiselerini fakir çocuklara veriyorlar. Vefat edenin anne ile babası üç
dört gün boyunca hep yas tutuyor, gözyaşı döküyor. O odaya girince şöyle diyorlar:
--Hasan,
bu divanda uzanırdı! Hasan, bu elbiseleri giyerdi!
Hasan’ın
yürüdüğü, gezdiği yerlere de bakınca yine ağlamaya, ağıt yakmaya başlıyorlardı.
Hasan vefat edince, o gece eve bir şey gelip evi çok kötü sarsıp, gıcırdatıp
herkesi korkutup dua ettirdi. Evi sallayıp gıcırdatan şey hortlakmış. Hasan,
komşular ile kardeşlerinin umduğu gibi çıkmadı. Hasan hortlamış. Hasan kırk gün
boyunca evine geliyordu. Babası, hurma ağacından iki uzun kazık kestirip mezara
götürdü.
Cenazeyi mezarına erkekler götürür. Hiçbir
yerde dinlenmeden hazırlanmış ahşap perdeler üzerinde cenazeyi mezarına
götürürler. Erkekler cenazeyi evden çıkarırlarken kadınlar bağrışıp ağlarlar.
Kız kardeşi, annesi ile eşi şöyle bağrışırlar:
--Vay,
Hasan’ım, bundan sonra birbirimizi görmeyecek miyiz? Bizi bırakıp da sen böyle
nerelere gidiyorsun? Bizi kimlere bıraktın, Hasan’ımız!
Kadınlar
böyle bağrışıp ağlarlar. Saçlarını başlarını yolarlar, göğüslerini elleriyle
döverek kendilerini hırpalarlar. Kadınlar cenaze ile mezara gitmez. Erkekler
cenazeyi toprağa verir. Mezarın içindeki sağ taraf daha fazla kazılmış olur.
Merhumu oraya yerleştirirler. Merhumun
üst tarafına ahşap perdeleri sıralarlar. Sonra da bu ahşap perdelerin üzerine
kürekle toprak atmaya başlarlar. Toprağı çabuk çabuk atarlar. Toprak atarlarken
biri yorulduğu zaman elindeki küreği bir diğerine vermez, yere bırakır. Diğeri de
küreği yerden alıp mezara toprak atmaya öyle başlar. Mezar başındaki herkes
sevap olduğu için toprak atar. Vefat eden erkekse mezarı göbek hizasında kazılıp
öyle toprağa verilir. Merhumu tabutla toprağa vermezler. Kefen bağları de gevşetilir.
Hocaefendi bir pusula yazıp cenazenin karın hizasına bırakır. Hocaefendi bunu
yaparken şöyler der:
--Biri
sana sorunca ona “ben Elhamdulillah Muslüman’ım de, Hocaefendi bana pusula
verdi deyip bu pusulayı ona göster!” O zaman kimse sana bir şey yapmaz!
Cenazeyi
toprağa verildikten sonra Hocaefendi, cemaati mezar başından yollayıp vefat
edene telkinde bulunur:
--Bini
Muxamed, zevceşi Fadime.
Bu
sözlerin anlamı şudur: “Babası Muhammed, karısı Fatma”.
Hocaefendi
bu böyle söyleyince merhum canlanırmış, o zaman ruhunu tasdik olurmuş.
Kadınlardan
fazla sayıda cadı ve hortlak çıktığı söylendiği için, namaz kılarlarken
ellerini koydukları kalplerinin hizasında merhumelerin mezarlarını kazarlar. Bazı
Hocaefendiler böyle şeyleri söyleyip küçük milletleri korkutuyorlardı. Bazı
Hocaefendilerin İslam’a aykırı kanaatları zincir gibi kıvrım kıvrımdır, kolay
kolay anlaşılmaz. Bazı Hocaefendilerin bütün bu yanlış kanaatları anlatmakla kolay
kolay anlanmaz. Sizler de fikir yürütüp o yanlış kanaatleri öyle kavrayın.
Merhumeye
herkes el değemeyeceği için vefat etmiş kadına yeni tabut çakıp öyle toprağa veriyorlar.
Merhumeyi mezarına erkek kardeşi veya erkek kardeşinin oğlu indiriyor. Damadı
namahrem olduğu için merhumeyi mezara indiremiyor.
Merhumeyi
toprağa verdikten sonra mezarının üzerine bir güğüm su dökerler. Şayet kocası ilerde
bir başka kadınla evlenirse, merhume mezarında tutuşup yanarmış. Bu bir güğüm
su onun içinmiş. Merhume yanınca, defin zamanı merhumenin mezarının üstüne
döktükleri bir güğüm suyun onu söndüreceğine inanırlar. Merhumenin kocası yeniden evlendiğinde de akşam
vakti yine bir güğüm suyu merhumenin mezarına dökerler.
Vaktizamanında
bazı Hocaefendiler İslam’a aykırı kanaatlarını da bizlere böyle gösteriyorlardı.
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/04/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-1-nodar.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/05/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-2-dedeme.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/05/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-3-erkek.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/05/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-4-evlilik.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/07/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-6-evlilik.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/07/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-7-evlilik.html
“9.Bgara”
Ğoman
Xasani monk̆a žabuni t̆u. Xasanişi nanak martepe muşis ambai komeçu- ki:
“Bere
çkimi dido monk̆a ren! Mu p̆are, va miçkin! Ğnosis bulu do mobulu! Ǯipurişi
gverdi bere çkimi damoşatxun!”
Nana
muşik dido obgarute şuri keiğu. Mu vasen, var açkinen. Olumciaşa Xasani doğuru
do martepek bgaras kogyoç̆k̆es. Xasanişi da do nusak alis xepe moidves do k̆oreʒxalas
kogyoç̆k̆es:
“Ey
gidi, Xasani çkimi! Si saği t̆i-şi, çkun mutuş derdi-na var mozdapamt̆it!
Guris-na dolomangonat̆es dulyape iri xolo si koxoǯonamt̆i do hentepe
domixenamt̆it. Çkun memt̆k̆oçit do si so ulu, Xasani çkimi! Çkun mis memişkvit,
Xasani çkimi!”
Haşopete
da do nusak Xasanis dido gyabgares. Xepe mutepeşite şuri mutepeşi keiç̆opes.
Martepe moxte-şi, mteli morderi bozope do biç̆epek Xasanis dido gyabgares.
Lazepeşi
k̆oçi gura-şi, sum ndğaşa-kis gyari var ikoman oxoris. Oç̆k̆omale do oşumu
martepek mumenan. Mendra svalepeşe bgaraşa-na moxtan-orem-pe-s gyari mteli
martepek çaman. K̆oçi kodonxvan-şi, he odas olumciaşe lukunas konunǯaman do
Yasini ik̆itxoman. Mosela-şakis var incinan. Ğureişi dolokunepe umuteli berepes
meçaman. Nana do baba muşik sum-ontxo ndğaşa-kis mteli obgarus renan. Odaşe
amaxtan-şi, “Ha k̆revedis Xasani gelacamt̆u”-ya, “Ha dolokunepe, Xasanik
dolikunamt̆u”-ya do mteli, Xasani –na goyt̆u, msvalepes mek̆iǯk̆idat̆e-şi,
obgarus ağneşa gyoç̆k̆amt̆es, ama Xasani ğuru-şi, hem seris ar mutxani moxtu do
oxori dido-dido p̆at̆i oraxunu, oç̆k̆iralu do irişa obadk̆alu, oxori-na
oç̆k̆iralu muntxani, heya k̆ap̆k̆ap̆i t̆udoren. Martepe do cumalepe muşik-na
meşvent̆e’steri Xasani var gamaxtu. Xasani divu k̆ap̆k̆ap̆i. Jurneçi ndğaşa-kis
k̆ap̆k̆ap̆i Xasani k̆at̆a lumcis moyt̆u oxor muşişa. Baba muşik xurmaşi jur
gunže masari doxenapu do olumciaşe, he jur masari-na oxenapu, mezares kogyuçu.
Cinaze mezareşe noyonamt̆an-şi, k̆oçepe muluman. Mesvarapu tito kogeydumenan do
cinaze-ti kezdiman. Çkar umoşvacinu mendoyonaman mezareşa. Cinaze
noyonamt̆an-şi, oxorcalepek dido uraman. Da, nana do nusak uraman:
“Vu,
Xasani çkimi, haǯi-ş-k̆ule çkun var bižiraten-i? Si so ulu, çkun memt̆k̆oçit do
çkun mis memişkvit, Xasani çkuni”.
Oxorcalepek
haşo uraman. Tişi tomalepe nik̆apaman, xe mutepeşite şuri mutepeşi keimenan
oxorcalepek. Cinaze noronamt̆an-şi, oxorcalepe var nontxozunan, cinazek̆ala var
ulunan; komolepe ulunan, ğureri kodoxvaman. Doxumt̆a-şi, mezares sağik̆ele
let̆a meşantxoreri iven hek cinaze komeşadgiman. Uk̆ule mesvarapu konosvaraman
do let̆aşi molapas kogyoç̆k̆aman. K̆ap̆ineri, k̆ap̆ineri let̆a molapaman, ama
hasteri dulya ren: Let̆a molapamt̆an-şi, aris daç̆k̆indu-na, xes-na okaçun
bergi, var-na xop̆e, xeşen xes var meçaman, na içalişams k̆oçik let̆as met̆k̆omes
do majuranik ezdims do let̆aşi molapus gyoç̆k̆ams. Mezares molapamt̆an-şi,
k̆ata k̆oçik “sebabi ren”-ya do let̆a yot̆k̆omes. Komolişi mezare ump̆a-şakis
txoruman do doxvaman. Komoli doxumt̆a-şi, tabutis var gyonciaman. Komoli mezares
meşandgan-şi, tabuti gamustvinaman do let̆as kogyonciaman.
Kefinis-ti
konuǯk̆aman do Xocak ar kart̆ali gamuç̆arams do cinazes korbas koyodumes.
Hemindoras Xocak uǯumes- ki:
“Si
mitik gk̆itxa-şi, uǯvi-ki, ma “Elhamdulillahi Muslimani bore, Xocak ma momçu
kart̆ali-a do ha kart̆ali noǯiri! Si hemindoras mitik mutu var goğodams!”
Cinaze
kodoxvan-şi, Xocak mileti ogzalams do muk gyura muntxanepe uk̆itxoms:
“Bini
Muxamed, zevceşi Fadime”.
Ha
nenape heya itkven-ki: “Baba muşi Muhamedi, oxorca muşi Fadime”. Hatepe
ik̆itxomt̆a-şi, Xocak, gyura cinaze isağendoren do, k̆oçi-na ğuru, hemindoras
şuri muşik “testiki” ikomsdoren.
Oxorcalepeşi
mezare ntxoruman, namazi ikomt̆a-şi, xe-na moidumes-şa-kis, heşo-ki guri-şakis,
hemuşeni-ki oxorcalepe dido cadi do k̆ap̆k̆ap̆i eşulunan. Xocapek ǯoxle haşo
zop̆ont̆es do ç̆ut̆i miletepes guri ut̆k̆vaʒinamt̆es. Xocapeşi dulyape
k̆eremuli’steri k̆irk̆oleri ren. Otkute var oxiǯonen, tkvan-ti, tkvan-ti
nifikirit do oxoǯonit dulyape. Oxorcalepeşeni tabuti ağne ç̆k̆aduman do
tabutite doxvaman, hemuşeni-ki oxorcas iri k̆oçis xe var nantxe. Mezareşe
cinaze-oxorca Cuma muşik doloyonams vana cumadi muşişi biç̆ik. Noğame muşi
“nameremi” daven, hemuşeni cinaze var dolaronen.
Oxorca
doxvan-şi, ar k̆uk̆uma ǯk̆ari yobaman, hemuşeni-ki, komoli muşi diçilu na, oxorcas
adven do iç̆vendoren. İç̆vet̆a-şi, he ǯk̆arik noskurinasen cinaze. Komoli
içila-şi, lumcis xolo ar k̆uk̆uma ǯk̆ari çkva muktaman cinazes. Haşo dulyape
moǯiramt̆es Xocapek.
[Kaynak kitap: Sergi
Jiğent̆i, “Ç̆anuri T̆ekst̆ebi (Arkabuli K̆ilok̆avi)”, S.S.R.K̆. Meʒnierebata Ak̆ademiis Sakartvelos Pilialis
Gamomʒemloba, T̆pilisi, 1938, (Gürcü Alfabesinden Latin Alfabesine çevriyazı,
düzenleme ve Lazcadan Türkçeye çeviri: Ali İhsan Aksamaz, İstanbul, 1999)]

