10 Eylül 2023 Pazar

“Vatandaşların eğitim ve kültür ihtiyaçları için çeşitli faaliyetlerde bulunmak, siyasî bir eylem değil!”

 

 

 

 

                                       

 

Vatandaşların eğitim ve kültür ihtiyaçları için çeşitli faaliyetlerde bulunmak, siyasî bir eylem değil!

 

(Ön açıklama: Bugünkü misafirim Ergün Konakçı. Ergün Konakçı, kıymetli aydınlarımızdan. Ergün  Konakçı, bir tarih öğretmeni, ancak yalnızca tarih öğretmeni değil, tarihçi de. Ergün Konakçı’nın yayınlamış makaleleri var; makaleleriyle Laz Tarihinden de baştan sonra ayrıntılı bilgiler veriyor. Ergün Konakçı ile bir söyleşi yaptım. Biyografisinden, Milletimizin ortak kahramanlarından bahsettik. Bu metin, söyleşimize ait. Ali İhsan Aksamaz)

+

Ali İhsan Aksamaz: Önce hayat hikâyenizden konuşalım, lütfen! Ne zaman ve nerede doğdunuz? Nerelisiniz? Hangi okullarda öğrenim gördünüz? Mesleğiniz nedir? Nerede çalışıyorsunuz? Evli misiniz? Çocuklarınız, torunlarınız var mı?

Ergün Konakçı: Laz tarihi, kültürü ve diliyle ilgili önemli çalışmaları olan ve bu kaynaklardan bizim de istifade ettiğimiz Ali İhsan Hocamızın söyleyişi yapma isteğinden gayet memnun oldum, kendilerine teşekkür ediyorum.

 

Rize- Ardeşen doğumluyum. İlkokulu Ardeşen'de, ortaokul ve liseyi İzmir'de, üniversiteyi de Ankara Gazi üniversitesinde okudum. İki çocuğum var. Şu an Sakarya'da meslekî hayatıma devam etmekteyim.

 

Ali İhsan Aksamaz: Siz tarih öğretmenisiniz. Ancak yalnızca tarih öğretmeni değil, tarihçisiniz de. Her tarih öğretmeni tarihçi değil; ben öyle biliyorum. Her edebiyat öğretmeni de edebiyatçı değil; bu düşünce ve algıyla söylüyorum. Siz hem iyi bir tarih öğretmeni hem de bir tarihçisiniz. Önce şöyle sorayım: Her milletin kahramanları var. Her millet, kahramanlarından baştan aşağı bilgi sahibi. Ancak bizim, kahramanlarımızdan haberimiz yok. Bu iş niye böyle?! Girit Harbinde, Balkan Harbinde, Çanakkale Harbinde, Kutul Amare Harbinde, İstiklâl Harbinde birçok kahramanımız var. Binlerce kahramanımız var. Ancak ders kitapları bu kahramanlara ilişkin bilgi vermiyor. Hiç kimse bu kahramanların adlarını bile bilmiyor. Halide Onbaşı, Nezahat Onbaşı, Demirci Mehmet Efe, İpsiz Recep, Ardeşenli Abdullah, Kostaki Paşa, Abdullah Peşavari… Bunlar, o kahramanlarımızdan bazıları. Siz, bu duruma ilişkin ne düşünüyorsunuz?

Ergün Konakçı: Sadece Kurtuluş Savaşında değil, öncesinde de Malazgirt’ten beri Türkiye'de var olan bütün halklar yapılması gereken ne ise, onu yapmışlar, ülkenin kurtuluşu için savaşan herkes kahramandır. Belli isimleri ve milleti ön plana çıkarmak sadece onları anmak bu kahramanlara yapılan büyük haksızlık olarak görüyorum.

 

 


Ülkenin kurtuluşu için savaşan herkes kahramandır”

 


Ali İhsan Aksamaz: Siz tarihçisiniz ve benden daha iyi biliyorsunuz; Birinci Büyük Savaştan sonra, O zamanki Büyük Britanya, Fransa, İtalya ve Yunanistan orduları ülkemizi işgal etti. Bu ülkenin her kökenden milleti, canla-başla ülkemizin kurtuluşu için çalıştı.  Çerkesler, Abazalar, Kürtler, Gürcüler, Zazalar, Lazlar ve diğerleri canla- başla ülkemizin kurtuluşu için çalıştılar. Mükelleftilerdi de, yalnızca onun için değil, gönüllü de çalıştılar; onlar da gönüllü müfrezeler oluşturdular da; öyle.  Ancak yerli Rum, Ermeni ve Yahudilerin kimi Aydınları işgalcilere destek verdiler.  İstiklâl sonrası; Rum, Ermeni ve Yahudilere okullarını açmaları için izin verdi yeni yönetim. Fakat çok şaşırtıcıdır ki, o zamanki İstanbul’da faaliyette olan Çerkes Numune Mektebi, yönetim tarafından kapatıldı ve Çerkesçe, Abazaca, Kürtçe, Gürcüce, Zazaca, Lazcanın konuşulması bile yasaklandı.Öyle bir iklim oluşturuldu.  Bu bizim tarihimiz. Siz, bu şaşırtıcı yanlış işler için neler söyleyebilirsiniz?

Ergün Konakçı: Daha önce de bahsettiğim gibi, 1071 Malazgirt Savaşından Kurtuluş Savaşına kadar süreç içerisinde ülkede yaşayan yerli -göçmen bütün halklar bu var olma yok olma mücadelesine, malları ve canlarıyla destek vermişler. Bu konuyla ilgili bir ayrım yok tarihi süreçte, ama gel gör ki, Kurtuluş Savaşından sonraki dönemde hepimizin malumu olduğu üzerine,  bu halkların kimlik, kültür ve dillerine yönelik bir yok sayma ve tek tipleştirme  faaliyetleri süregelmiş. Çok renklilik ve kültürlülük, günümüz modern devletlerinde bir ülke için zenginlik kaynağı olarak görülür ve bu durumun devamı için gelişmiş ülkeler devlet destekli çalışmalar yapar. Onlar yok olanları gün yüzüne çıkarmaya çalışırken bizim yok etmeye çalışmamız, tabi ki yanlış.

Ali İhsan Aksamaz: Ancak Devletin yeni kültür politikaları öncekiler gibi değil.  Devlet okullarında seçmeli dersler var. Abazaca, Gürcüce, Zazaca, Lazca, Kürtçe, Çerkesçe seçmeli dersler; artık yasak değil.  Ne var ki, Türkiye’de bu dillerin öğretmeni yok. Şimdi de bu dillerin aydınları da el-ele vererek çalışmıyor. Siz, bu şaşırtıcı işler için ne düşünüyorsunuz?

Ergün Konakçı: Bir ülkede yaşayan bütün vatandaşların dil, kültür ve tarihlerini vatandaşlarına öğretmek devletin aslî görevleri arasındadır. Geçmişte buna yönelik en ufak bir eylem yapılmamıştı. Günümüzde devletin bu dilleri resmen tanıması ve millî eğitim müfredatına koyması önemli bir gelişme. Tabi ki de bu derslerin seçmeli ders şeklinde değil de, zorunlu olarak ilkokuldan üniversiteye kadar verilmesi gerekir. Üniversitelerde bu derslere öğretmen yetiştirecek bölümlerin açılması da gerekir.

Bir dilin var olması için öncelikle okullarda öğretilmesi gerekir. Ama dil sahiplerinin de çocuklarına anadillerini öğretme istek ve iradelerinin de olması, bunu dile getirmeleri bu yönde ortak çalışma yapmaları da önemli bir konudur.

Ali İhsan Aksamaz: Siz de isterseniz, TRT’ye gelelim! Ben ırkçı değilim. Bu ülkenin evlâdıyım ve bu duygu ve anlayışla söylüyorum. Çanakkale Harbinde de, Birinci Büyük Harbin her Cephesinde de, İstiklâl Harbinde de, Kore Harbinde de, Kıbrıs Harbinde de kan verdik. Ortak Vatanımızın birliği ve esenliği için canla-başla çalıştık.  TRT- Çerkesçe, TRT- Zazaca, TRT- Lazca yok, fakat TRT-Kurdî var ve 7/24 yayın yapıyor. Bu duruma ilişkin siz ne düşünüyorsunuz?

Ergün Konakçı: Bir dilin var olmasında dil eğitimiyle birlikte bu dilde yapılan yayınların da büyük önemi var. Ülkede yaşayan her milletin kendi anadiliyle yayın yapan bir kanalının olması gerekir.

 

Ülkede yaşayan bütün vatandaşların eğitim ve kültür ihtiyaçları için çeşitli faaliyetlerde bulunmak, siyasî bir eylem olarak değil de, devletin aslî vazifesi olarak görülmeli ve ülke yöneticileri, siyasî partiler ve ülke vatandaşları bu anlayışa göre hareket etmelidir

Ali İhsan Aksamaz: Yeni makale veya kitap yazma projeleriniz var mı? Bize yeni müjdeli haberler verecek misiniz?

Ergun Konakçı: Özellikle Laz tarihi hakkında tarihi bir kitap yazma fikri aklımda her zaman var. Ama bu alanda var olan kaynaklar kısıtlı olduğu için ciddî bir çalışmamız yok maalesef. İleriki tarihlerde niçin olmasın. Bu konuda halkımızda ciddî bir talep var.

Ali İhsan Aksamaz: Ben, bu söyleşi için size çok teşekkür ederim. Siz, baştan sona sorularımı güzelce cevapladınız. Siz de isterseniz, söyleşimizi sonlandıralım! Yine de sizin söyleyecekleriniz varsa, buyurun, onları da söyleyin, lütfen! Allah, çoluk- çocuğunuzla beraber sizi her zaman mutlu etsin. Sakalınız yere ulaşsın!

Ergün Konakçı: Bu söyleşide bana söz hakkı tanıdığınız için tekrar teşekkür ediyor, ömrünüzün kalan bölümünde size sağlık ve mutluluklar diliyorum.

 


“Yerli -göçmen bütün halklar var olma yok olma mücadelesine, malları ve canlarıyla destek vermişler”

 

(Önerilen Okumalar: Alper Tunga Anıker, “Kurtuluş Savaşının Deniz Lojistiği, Sovyet Yardımı ve Karadeniz Takaları”, 07.09.2021, denizhaber.com; Bilge Criss (Çeviren: Ahmet Kaçmaz), “İşgal Altında İstanbul 1918 -1923”, İletişim Yayınları, İstanbul,  1993; Derya Genç Acar, “Mareşal Fevzi Çakmak’ın Millî Mücadele, Kurtuluş Savaşı ve Atatürk’e İlişkin Konuşma, Demeç ve Söyleşileri Üzerine Bir Basın Taraması”, atamdergi.gov.tr; Hasan Azaklı, “Kurtuluş Savaşında Lazlar”, 27 XI 2013, hopam.com; İbrahim Balcı, “Takalar Kumandanı Ketencioğlu Hacı Yakup Ağa”,  İlkbiz Yayınevi, İstanbul, 2005; “İstiklal Harbi’nin gizli kahramanları”, 16 V 2021, sozcu.com.tr; “Kurtuluş Savaşı Kahramanları ve İstiklal Hikâyesi - Kurtuluş Savaşı'nda Görev Alan Komutanlar ve Kadın Kahramanlarımız”, 7 X 2021, sabah.com.tr; “Kurtuluş Savaşı'nın Çocuk Kahramanları”,  memurlar.net; “Kurtuluş Savaşının Gizli Kahramanları”, 1 IV 2017, sorgundusuncekulubu.com; “Milli Mücadele’de Yalova”, yalovaozelidare.gov.tr; “Milli Mücadele’nin gizli kahramanları”, 30 VIII 2019, milliyet.com.tr; Murat Bardakçı, “Naciyem, Ruhum, Efendim…”, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2016; Nazım Canca, “Hayatım ve Hatıralarımda Atatürk”,OpusKitap, 2016, İzmir)

+

 

 Dobadonarepeşi gamantana do k̆ult̆uruli k̆vandape şeni çkvadoçkva noçalişepe p̆olit̆ik̆uri va ren!

(Goʒ̆otkvala: Andğaneri musafiri çkimi ren Ergun Konakçi. Ergun Konakçi ren çkineburi gamantanerepeşen arteri. Ergun Konakçi ren tarixiş mamgurapale, mara xvala tarixiş mamgurapale va ren, matarixeti ren. Ergun Konakçis kuğun gamoçkvineri mak̆alepe. Edo Ergun Konakçik mak̆alepe muşiten Lazepeşi tarixişenti mç̆ipaşaşi, tişen k̆udelişa ambaepe momçapan. Ergun Konakçi k̆ala ar int̆erviu dop̆i.  Biyografi muşi do milleti çkinişi oşkaruli k̆axramanepeşen molapşinit çkin.  Aya ren int̆erviu çkinişi t̆ekst̆i. Ali İhsan Aksamazi)

+

Ali İhsan Aksamazi: İpti biyografi tkvanişen bğarğalat. Mundes do so dibadit. Sonuri ret? Namu nʒ̆opulapes igurit? Mu mesleği giğunan? So içalişept? Çileri reti? Berepe do motape giqonunani?

Ergun  Konakçi: Ali İhsani Xoca çkinis kuğun Lazuri tarixi, k̆ult̆uri do nenaşen ambaroni noçalişepe do çkinti aya odudepe muşişen istifade vikipt; emuk  ar int̆erviu mak̆vanduşi, mati dido k̆ai maʒ̆onu, şukuri vuʒ̆umer emus.

 

Noğa Rizini- Art̆aşenis dovibadi ma. Geç̆k̆apuroni nʒ̆opula Art̆aşenis, oşkenoni nʒ̆opula do lise İzmiris, universit̆et̆iti Ankara Gazişi Universit̆et̆is doviguri. Jur bere miqonun. Andğaneri ndğas, noğa Sakaryas viçalişep.

 

Ali İhsan Aksamazi: Tkvan tarixiş mamgurapale ret. Mara xvala tarixiş mamgurapale var, matarixeti ret. Tarixişi arta mamgurapale matarixe va ren; ma eşo miçkin. Edebiyatişi arta mamgurapaleti maedebiyete va ren; eya zmona do gagnapaten giʒ̆umert aya. Tkvan hemi k̆ai mamgurapale hemiti matarixe ret. İpti eşo gk̆itxat: K̆arta milletis k̆axramanepe kuqonun. Edo k̆arta milletis k̆axramanepe muşişen tişen k̆udelişa ambai kuğun, mara çkin çkini  k̆axramanepeşen ambai va miğunan. Aya dulya muşeni eşo ren?! Giritişi Harbişen, Balk̆anişi Harbişen, Çanakkaleşi Harbişen, Kutul Amareşi Harbişen, İstiklalişi Harbişen dido k̆axramanepe komiqonunan çkin. Vit̆oşepeten k̆axramanepe komiqonunan, mara dersiş ketabepek entepeşen çkar ambai va momçapan. Çkar mitisti am k̆axramanepeşi coxo va uçkin. Halide Onbaşi, Nezahat Onbaşi, Demirci Mehmet Efe, İpsiz Recep, Art̆eşenuri Abdullahi, K̆ost̆aki Paşa, Abdullah Peşavari … Amtepe renan k̆axramanepe çkinişen namtinepe. Tkvan mu izmont aya xali şeni?

Ergun Konakçi: Xvala İstiklalişi Harbis var, ʒ̆oxleti,  Malazgirt̆işendoni,  Turkiyeşi xalk̆epek doç̆ironi k̆arta dulya doqves. Dobadonaşi moşletinu şeni çalişeri k̆arta k̆oçi ren k̆axramani. Udodginu muayeni coxo do milletepes becitoba meçamu do xvala entepe goşinu ren uhak̆k̆oba am k̆axramanepeşa; ma aya dulya eşo vizmon.

Ali İhsan Aksamazi: Tkvan matarixe ret do çkimden çkva k̆ai giçkinan; Maartani Didi Harbi şk̆ule, emindroneri Didi Brit̆anya, Fransa, İt̆alya do Yunanistanişi ordupek xe gedves dobadona çkinis. Aya dobadonaşi k̆arta cincişen milletik şurdoguriten diçalişu dobadona çkinişi moşletinu şeni. Çerkesepe, Abazepe, Kyurdepe, Gurcepe, Zazape, Lazepe do majurapek şurdoguriten diçalişes dobadona çkinişi moşletinu şeni. Muk̆ellefi rt̆es do xvala emuşeni var, gurişariti diçalişes; gurişariti mufrezepe doʒ̆opxes entepekti; eşo. Mara Svalyari Urumepe, Ermenepe do Yahudepeşi namtini gamantanerepek numxvaces ok̆up̆ant̆epes.  İstiklalişk̆ule; Urumepe, Ermenepe do Yahudepes nʒ̆opulape mutepeşi gonʒ̆k̆u şeni gza komeçu ağani oxenʒalek. Mara dido gok̆vironi ren,  emindros, noğa İst̆anbolis gedgineri  Çerkesuli Numunuri Mektebi geink̆ilu xeʒalaşk̆elen do Çerkesuli, Abazuri, Kyurduli, Gurculi, Zazuri, Lazuri nenapeşi oğarğalinuti iyasağinu. Aya ren mtini tarixi çkini. Tkvan amk̆ata gok̆vironi xilafi dulyape şeni muepe gazit̆enan?

Ergun Konakçi: ʒ̆oxleşenti molapşini ma, eşo; 1071 Malazgirt̆işi Harbişen İstiklalişi Harbişa, aya orapeşi doloxe dobadona çkinis skideri svalyari - muhaciri k̆arta xalk̆ik renoba-ğuraşmedginobaşi mucadeles mali- şurepe mutepeşiten numxvaces. “Si- ma” yado mutu va rt̆u aya tarixuri p̆rosesis. Mara İstiklalişi Harbişk̆uleni oras, mtelisxolo k̆aixeşa komiçkinan; eşo, am xalk̆epeşi minoba, k̆ult̆uri do nenapeşi asimilasyonişi p̆olit̆ik̆as imxvacinu. Dido-peronoba do dido- k̆ult̆uronoba işinen dobadonaşi k̆ult̆uruli xampoba andğeneri dğaşi modernuli oxenʒalepeşk̆elen. Aya k̆ult̆uruli xampoba oskedinu şeniti, k̆arta vasitaten tişen k̆udelişa numxvacupan amk̆ata oxenʒalepek.  Ğureli k̆ult̆urepeti oşenu şeniti şurdoguriten gzalepe gorupan entepek, mara çkinti gzalepe bgorupt aya k̆ult̆uruli xampoba çkini mek̆arbinu şeni; moro mu, aya ren xilafi.

Ali İhsan Aksamazi: Mara oxenʒaleşi ağani k̆ult̆uruli p̆olit̆ik̆a ʒ̆oxleneri steri va ren. Menoʒxune dersepe koren oxenʒaleşi nʒ̆opulapes. Abazuri, Gurculi, Zazuri, Lazuri, Kyurduli, Çerkesuli menoʒxune dersepe açkva yasaği va ren. Murenki aya nenapeşi mamgurapale va ren Turkiyes. Edoxolo aʒ̆iti aya nenapeşi gamantanerepe xes xe meçameri va içalişepan. Tkvan amk̆ata gok̆vironi dulyape şeni mu isimadept?

 Ergun Konakçi: Ar dobadonas skideri dobadonarepeşi nenape, k̆ult̆urepe do tarixepe; am dobadonarepes doguru ren oxenʒaleşi iptineri dulyapeşen. ʒ̆oxleni orapes, amk̆ata gurapa- gamantana şeni ç̆iç̆it̆a çkar mutu va ixveneret̆u. Andğaneri ndğas, oxenʒalek aya nenape resmuro içinops. Edo aya nenape doguru ren açkva şinaxeri milluri gamantana- gurapaşi mufredatişi  doloxe. Aya ren dido beciti ambai. Moro mu,  aya nenapeşi dersepe menoʒxune vardo, mecburi oqopimuşi renan geç̆k̆apuroni nʒ̆opulaşen universit̆et̆işa; aya xali domaç̆irnan. Aya nenapeşi mamgurapalepe omralu şeni, universit̆et̆epesti moxva ak̆ademiuri burmepe domaç̆irnan. Ar nenaşi oskidu şeni, irişen ʒ̆oxle eya nenaşi doguru domaç̆irnan nʒ̆opulapes.

Mara eya nenaşi mancepesti, eya nena berepe mutepeşis doguruşi k̆vanda do irade aqvasunonan. Aya k̆vanda mutepeşi ognapu do xes xe meçameri oşkaruli noçalişepe oxvenuti dvaç̆irnan xolo eya nenapeşi mancepes. 

 

 

Ali İhsan Aksamazi: Tkvanti ginonan na, komoptat TRT̆-şa. Ma çkar razist̆i va vore. Ma aya dobadonaşi skiri vore do aya zmona do gagnapaten ptkumer. Çanakkaleşi Harbisti, Maartani didi Harbişi k̆arta Cepesti/ Fronisti, Dudmoşletinobaşi Harbisti; K̆oreşi Harbisti, K̆ip̆risişi Harbisti çkinti diʒxiri mepçit. Şurdoguriten doviçalişit oşkaruli dobadona çkinişi artianoba do xelak̆aoba şeni. TRT̆- Çerkusuli, TRT̆- Zazuri, TRT̆- Lazuri va ren, mara TRT̆-Kyurduli koren do ç̆andinaps 7/24-s. Tkvan mu izmont aya xali şeni?

Ergun Konakçi: Ar nenaşi oskiduşeni, nenaşi gamantana- gurapa k̆ala eya nenaten xveneri ç̆andina- gamaçkvalepeti dido beciti ren. Dobadonas skideri k̆arta milletis muşi nananenaten T̆V-şi ç̆andina dvaç̆irs.

 

Dobadonarepeşi gamantana do k̆ult̆uruli k̆vandape şeni, çkvadoçkva noçalişepe mutepeşi p̆olit̆ik̆uri va ren. Amk̆ata noçalişepe ren oxenʒaleşi asluri dulyapeşen; ma eşo vizmon. Dobadonaşi maktalepe, p̆olit̆ik̆uri p̆art̆epe do dobadonarepe, aya zmona do gagnapaten oçalişuşi renan; ma eşo vizmon do mutu var.

Ali İhsan Aksamazi: Ağani mak̆ale varna ketabi oç̆aruşi p̆rojepe giğunani? Ağani pukironi ambaepe momçateni çkinda?

Ergun Konakçi: Didopetenti Lazepeşi Tarixişen ambaroni ar ketabi oç̆aru minon ma; p̆anda nosis eşo mek̆amilaps. Mara aya speros meçkineri odudepe dido va miğunan; emuşeniti ciddiuri noçalişepe va miğunan; ma dido gemzuli vore.  Uk̆açxeni orapes amk̆ata ketabişi oç̆aruş omudi maqven. Amk̆ata noçalişepe şeni, xalk̆i çkinisti ciddiuri k̆vanda kuğun; ayati komiçkin ma.

Ali İhsan Aksamazi: Aya int̆erviu şeni dido şukuri giʒ̆umert. Tkvan tişen k̆udelişa, mskvaşa nena gemiktirit. Tkvanti ginonan na, aʒ̆i voçodinat aya int̆erviu çkini! Xoloti tkvan otkuşi çkva mutu çkva giğunan na, eti miʒ̆vit, mu iqven! Allahik bere- bari k̆ala p̆anda goxelan!

Ergun Konakçi: Aya int̆erviuten, simadape çkimi milletis ognapuşi şansi komomçit; xolo şukuri giʒ̆umert ma. Edo skidala tkvanişi majurani burmesti Allahik cansağoba do xelaba megaç̆aran.

 

aksamaz@gmail.com

 

https://www.circassiancenter.com/tr/vatandaslarin-egitim-ve-kultur-ihtiyaclari-icin-cesitli-faaliyetlerde-bulunmak-siyasi-bir-eylem-olarak-degil/

 

https://sonhaber.ch/ergun-konakci-ile-soylesi/

 

 

 

4 Eylül 2023 Pazartesi

“Anadilimiz ve köklü güzel kültürümüzün yok olmasın!”

 

 


 

 

“Anadilimiz ve köklü güzel kültürümüzün yok olmasın!”

 

 

(Ön açıklama: Bugünkü misafirim İnci Derya Turna. İnci Derya Turna, şairlerimizden. Yayınlanmış Lazca bir şiir kitabı var: “ʒ̆ut̆a Oxori/ Küçük Ev”. İnci Derya Turna, Arhavili Kemençeci Yaşar’ın da kızı. İnci Derya Turna ile bir söyleşi yaptım. Biyografisi, kitabı ve babasına ilişkin konuştuk. Bu metin, söyleşimize ait. Ali İhsan Aksamaz)

+

 

Ali İhsan Aksamaz: İnci Hanım; önce biyografinizden konuşalım da öyle başlayalım! Nerede doğdunuz? Hangi okullarda okudunuz? Mesleğiniz nedir? Nerelisiniz? Şimdi nerede yaşıyorsunuz? Lütfen, kendinizden bahsedin!

 

İnci Derya Turna: Artvin'in Arhavi İlçe'sinde bir Laz olarak doğdum. Yedi yaşıma kadar çok Lazca, az Türkçe konuşabiliyordum. İlkokula başlayınca, Lazcanın ayıp olduğunu, Türkçe konuşmam gerektiğini söylediler. İlk, orta, liseyi ilçemde tamamladım. Yüksekokula geç devam edebildim. Evlenip İstanbul'a gelin gittikten sonra, Açık Öğretimde okudum. İşletme bölümünü bitirdim. Ama eşim, bana Fatih'te dükkân açınca, çalışmamı orada sürdürdüm. On iki yaşımdan beri babamın desteği ile ilk önce yerel gazete ve dergilerde şiirlerim yayımlandı. Daha sonraları büyük dergi ve gazetelerde şiir ve kısa öykülerim çıktı. Birçok yarışmalara katıldım. Üçüncü, ikinci, birincilik ödüllerim var. Çok uzun yıllar eşimin doğduğu, yaşadığı yer olan İstanbul'da yaşadım. Son bir kaç yıldır Trabzon'a yerleştim. Lazonama yakın olduğu için çok mutlu oldum. Ama İstanbul'da sevdamın, büyük aşkımın yeri olduğu için Trabzon'da sürgün gibiyim. Çok özlüyorum. Ne yazık ki sevgili eşimi kısa süre önce kaybettim. Birçok sosyal etkinliklere katılıyorum. Bir de çocuk yuvalarına, yaşlılar yurduna gitmekten mutlu oluyorum. Okumayı çok seviyorum, kitap ve dergilere çok düşkünüm. Eşim Boşnak kökenli olduğu için, anadilini ve kültürünü de öğrendim.

 

 

 

Ali İhsan Aksamaz: İnci Hanım, yayınlanmış Lazca bir şiir kitabınız var. Kitabınız bende de mevcut. Lazcaya hâkimsiniz ve çok kuvvetli bir kaleminiz var. Kitabınız ne zaman yayınlandı. Kitabınızda kaç adet Lazca şiir yer alıyor?

 

 

“Yayımlanmamış iki yüze yakın Lazca şiirim var.”

 


İnci Derya Turna: Lazca şiir kitabım 2014'te Lazika Yayınlarından çıktı. Şiir kitabımda 60 adet şiir var. Ama yayımlanmamış iki yüze yakın Lazca şiirim var. Yirmiden fazla da öyküm.

Ali İhsan Aksamaz: İnci Hanım, duygu ve düşüncelerinizi bize Lazca olarak aktarıyorsunuz; bu çok önemli. Lazca şiir yazmaya ne zaman başladınız?

İnci Derya Turna: Lazca şiir yazmaya 1995 - 2000 yıllarında başladım.1995'lerde İsmail Avcı Bucaklişi Arhavi'deki baba evimize gelmişti. Bana "Lazca yaz; şiir ve öykülerini," dedi. O zamandan beri yazmaya çalışıyorum. İsmail kardeşime borçluyum yani.

Ali İhsan Aksamaz: Kitabınızın adı “ʒ̆ut̆a Oxori/ Küçük Ev”. Kitabınıza niçin bu adı verdiniz?


İnci Derya Turna: “Küçük Ev” adını ben vermedim. İsim babası tamamen İsmail Bucaklişi'dir.

 

 Ali İhsan Aksamaz: Siz, rahmetli Yaşar Turna’nın kızısınız. Yaşar Turna, Laz Dili bakımından çok önemli bir şahsiyet. Bunu herkes biliyor. Ancak siz de onun kızısınız; bize, babanızdan bahsedin, lütfen! Birkaç anınızdan bahsedin lütfen!

 

 


Yaşar Turna (1931- 1990): Televizyonun bilinmediği, ulaşımın bugünkü gibi kolay olmadığı 1960’lı yıllarda Yaşar Turna, o günkü teknolojiyle Laz Diline kurumsal anlamda büyük katkılarda bulundu

 


İnci Derya Turna: Babam, harika bir insandı. Biz küçükken, eve hep gazete, dergi, kitap getirirdi. Okumayı ve yazmayı ona borçluyum. Babam, folklor ekibiyle ülkemizin birçok iline beni de götürürdü. Ben kemençesini taşır, gözüm gibi korurdum. Birçok seminerlere etkinliklere katıldık; sanatçılarla bir araya geldik. Biz beş kardeşiz, bir erkek, dört kız. Babam, bizimle arkadaş gibiydi. Asla bir tokatını bile yemiş değiliz. O çok ileri görüşlü, çağdaş bir insandı. Bizi hiç bir konuda kısıtlamadı. Küçük de olsak fikirlerimize önem verdi. Gece üstümüzü örter, hepimizi öper, ışığımızı kapatır, huzurla sevgiyle uyumamızı sağlardı. Uyumadan önce mutlaka on - onbeş sayfa kitap okurdu. Gazetelerin bulmacalarını da çözmeyi çok severdi. Geceleri müzik çalışmaları yapardı. Yeni Lazca besteler çalışırdı. Bizler de kemençenin ezgili sesinde uyurduk. Babam, birçok müzik aletini kullanabiliyordu. Ama en çok kemençe ve akordeon. Almanya ve Amerika’da birçok yabancı insana kemençe çalmasını, türkü söylemesini ve folklorumuzu öğretmişti. Ayrıca kendi imalâtı olan kemençeleri de onlara armağan etmişti. Babamla birçok anım vardır. Birini anlatıyorum. Bir gazinoda, ekibiyle programı vardı. Bu kez beni de götürdü. Folklor ekibine ayrılmış iki masa, üzerinde de çeşitli yiyecek ve içecekler vardı. Diğer masalardaki insanlar da eğlenceleri izlemeye gelmişlerdi. Babam, beni folklorcuların masasına oturttu. “Buradan hiç kalkma,” dedi. Heyecan içindeydim. İlk kez böyle bir yere gelmiştim. On dört yaşımdaydım. Anneciğim çok güzel kıyafet giydirmişti bana. Saçlarım upuzundu. Babam, ekiple kuliste hazırlanmaya gitti. Masada yalnız kaldım. Bir ara babamla bir garson, bana bakıp bir şeyler konuşuyorlardı. Garson, beni babamların masasında görünce, çok beğenmiş ama kim olduğumu bilmiyormuş. Babama, "Ağabey, masanızda çok cici bir kız oturuyor. Çok beğendim. Onu bu akşam kendime aşık edeceğim," demiş. Babam da "Yanlış yaptın, o benim kızım olur," deyince o garson çok utanmış ve üniformasını çıkarıp gazinoyu terk etmişti.

 

Ali İhsan Aksamaz: Biliyorum; canla-başla Lazca şiirler yazıyorsunuz. Yeni şiir kitabı projeleriniz var mı? Bize müjdeli haberiniz var mı?


İnci Derya Turna: Yeni şiir ve öykü kitabım olsun isterim tabii. Çalışıyorum bunun için. Sadece Lazca değil, Türkçe kitap çalışması da yapıyorum. Birçok eserim kitaplaşmayı bekliyor. Son aylarda sağlık sorunlarım var; biraz düzelirsem, çalışmalarıma hız vereceğim. Lazca ve Türkçe anlamlı ve güzel şeyler yazmak için çaba gösteriyorum. Yaşamışlıklarım ve yoğun duygularımın böylece kalıcı olmasını sağlamak istiyorum. Lazlıkla ilgili çalışmalar yapan insanlara ayrı bir sevgim ve sonsuz saygım var. Tek derdim, ana dilimizin ve köklü güzel kültürümüzün yok olmamasıdır. Dilerim, yeni neslimiz bizden güzel Lazca konuşur, okullarda öğretilir ve değerlerimize sahip çıkarlar.

 

 

Ali İhsan Aksamaz: İnci Hanım, size çok teşekkür ederim. Şimdilik başka sorum yok. Ancak sizin söyleyecekleriniz varsa, buyurun, onu da söyleyin, lütfen! Her zaman mutlu olun, yüz yaşınıza kadar yaşayın; göğe çıkın!

 

İnci Derya Turna: Dünyada sınır, hudut, gümrük olmasın istiyorum! Ve tabii ki, sömürülen, öldürülen, açlıktan ölen insanlar İstemiyorum!

 


Arhavi Halk Oyunları Ekibi, 7 III 1968

 


(Önerilen okumalar: Bayram Ali Özşahin: “Kapitalizm her şeyi aşındırıyor, öğütüyor, eritiyor, kaybediyor!”, 14 VIII 2019, sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr; Besim Özel: “Köyümüzde Lazca türküler söylenirdi”, 11 IV 2022, sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr; Cemil Telci: “Çay Üreticileri de Özel Şirketlerin İnsafına Kaldı!”, 19 VI 2021, sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr; Cihangir Bilgin: “Anadolu’da yaşamış ozan ve âşıkların divanını okudum!”, 11 XII 2021, sonhaber.ch/ gurcuhaber.com/ circassiancenter.com; Cihangir Bilgin: “Kendi kültürümüze ve anadilimize dair tek kalem oynatmamak çok zoruma gitmişti!”, 12 XII 2021, sonhaber.ch sonhaber.ch/ gurcuhaber.com/ circassiancenter.com; Cihangir Bilgin: “Batum, Tiflis, Rustavi’de arşiv çalışmaları yaptım!”, 14 XII 2021, sonhaber.ch sonhaber.ch/ gurcuhaber.com/ circassiancenter.com; Cihangir Bilgin: “Lazca mücadelemize devam edeceğiz!”, 16 XII 2021, sonhaber.ch / gurcuhaber.com/ circassiancenter.com; Demir Akın “Ne Kadar Çok Dil, O Kadar Çok Zenginlik!”, 30 XI 2018, sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr; Ergün Konakçı: “Vatandaşların Eğitim ve Kültür İhtiyaçları İçin Çeşitli Faaliyetlerde Bulunmak Siyasî Bir Eylem Değildir!”, 24 VIII 2019, circassiancenter.com.tr; Erol Kant “Antik çağlardan günümüze gelen bu kadim dili yaşatmamız gerekiyor!”, 31 VIII 2022, sonhaber.ch, circassiancnter.com.tr; Fatma Başural: “Anadilimizi, Kültürümüzü, Geleneklerimizi Bilelim!”, 1 XII 2018, circassiancenter.com.tr; Gülcan Yüksel Asılyazıcı: “Dört Elle Lazca İçin Savaşan Biri Olup Çıktım!”, 29 III 2021, sonhaber.ch/ gurcuhaber.com/ circassiancenter.com.tr; Hasan Uzunhasanoğlu: “Lazca, Bir Dialekt (Ağız, Şive) Değil, Bir Dildir!”, 21 VIII 2019, sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr; “Kâzım Koyuncu AK̆A T̆V’de”, 09 VIII 2023, sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr; Kemal Özbıyık: “Büyükler Bir Araya Gelmezsek Dilimiz de Ölecek!”, 30 XI 2018, circassiancenter.com.tr; Maksut Kesici: “Lazca Eğitim Görebilseydim, Türkçeyi Güzelce Öğrenebilseydim, Böyle Zor Bir Hayatım Olmayacaktı!”, 25 XI 2018, circassiancenter.com.tr; Mircan Kaya: “Çocuklara Ninnilerimizi Duyurmak İstiyorum!”, 11 V 2020, sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr; Murat Karadeniz: “Gazete Noğa’yı Tamamen Lazca Yayınladık!”, 18 II 2022, sonhaber.ch/ circassiancenter.com; Musa Karaalioğlu: “Ağlamayana Süt Vermezler!”, 29 IV 2020, sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr; Niyazi Koyuncu: “Kâzım’ın hasreti büyüyor!”, 13 VIII 2023, sonhaber.ch/ circassiancenter.com.tr; Orhan Bayramin: “Laz Edebiyatı 1996’dan Fersah Fersah İleride!”, 15 III 2021, sonhaber.ch/ gurcuhaber.com/ circassiancenter.com/ simavakfi.org; Osman Şafak Büyüklü:“Lazlar, çalışmalarını kolektif ortam içinde yapmalı!”, circassiancenter.com/ sonhaber.ch, 21 VIII 2019; Önder Acar: “Oçamçire’deki Laz Okulu’nda da Öğrenim Görmüş Anneannem!”, 11 X 2019, circassiancenter.com/ gurcuhaber.com; Özlem Şendeniz: “Yerelin gündelik yaşam bilgisine kıymet veriyorum!”, 10 II 2020, sonhaber.ch, circassiancenter.com.tr; gurcuhaber.com; Rasim Yılmaz, “Türkiye Lazları ve Laz Kültürü…”, 19 V 2017, old.08haber.com; Rıdvan Özkurt Anç̆aşi: “Çoğunlukla Aşk, Doğa, İnsana İlişkin Şiirler Yazıyorum!”, 04 II 2022, sonhaber.ch, circassiancenter.com.tr; Ruhan Odabaş, “Yitmek Üzere Olan Dilimizi Yaşatabilme Çabasındayım!”, 3 VII 2021, sonhaber.ch, circassiancenter.com.tr; Sami Fitoz, “Çocuklarımızın Anadilimizi Öğrenmesini İstiyorurum!”, 7 X 2019, circassiancenter.com; Selma Koçiva: “Son Aktif Yıllarımı Laz Edebiyatına Vermek İstiyorum!”, 24 II 2021; sonhaber.ch/ gurcuhaber.com/ circassiancenter.com/ turklaz.com/ avrupaforum4.org; Yılmaz Erdoğan: “Bizimkiler Sohum’a Yerleşmiş!”, 22 XI 2018, circassiancenter.com.tr; Yılmaz Erdoğan: “Ogni Kültür Dergisi” ikinci çocuğum olarak kucağımdaydı!” ,7 VI 2022, sonhaber.ch/circassiancenter.com.tr)

 

 

 

“Nanaşi nena do mskva k̆ult̆uri çkuni diçodasen ma do maşkurinen!”

 

 

(Goʒ̆otkvala: Andğaneri misafirim çkimi ren İnci Derya Turna. İnci Derya Turna ren Lazi şairepe çkinişen arteri. Gamiçkvineri ar şiirişi ketabiti kuğun: “ʒ̆ut̆a Oxori”. İnci Derya Turna ren Arkaburi mekemance rametli Yaşarişi k̆ulani bere. İnci Derya Turna k̆ala ar int̆erviu dop̆i ma. Biyografi muşi, ketabi muşi do rametli baba muşişen molapşinit, bğarğalit çkin. Aya t̆ekst̆i ren int̆erviu çkinişi. Ali İhsan Aksamazi)

+

 


Ali İhsan Aksamazi: İpti biyografi tkvanişen molapşinat, bğarğalat do eşo gevoç̆k̆at! Sonuri ret? Namu oput̆es varna noğas dibadit, yeçkindit? Namu nʒ̆opulapes igurit? Mu mesleği giğunan? Mu dulya ikipt? Aʒ̆i so skidut? Ti-tkvanişen molamişinit, mu iqven!

 

İnci Derya Turna: Artvinişi Arkabis Lazi dobibadi. Şk̆it ʒ̆anaşa dido Lazuri, ʒ̆ut̆a Turkuli map̆aramit̆et̆u. İptineyi mektebis geboç̆k̆işi, Lazuri oncğoreyen ya, Turkuli ip̆aramiti ya miʒ̆ves.Lise Arkabis boçodini. Mağala mektebis yano geboç̆k̆i. Gamabitk̆vi do Mp̆olişe nusa bidişkule, mağala mektebi boçodini. Ama komoli çkimik ma Fatihiz dukyani gominʒ̆k̆uşi, hek biçalişi. Vit̆o jur ʒ̆aneyişen beri babaşi meşveluten k̆azetapes, dergepes leksepe p̆ç̆ari. Dido yarişmapes elebak̆ati. Masumani, majurani do iptineyi bivi, odulepe miğun. Dido gunže ʒ̆anapes komoli çkimi na dibadu yeri naren Mp̆olis pskidi. Ar ʒ̆ut̆a ʒ̆anaren Tirobzoniz bore. Lazonaşe yak̆ini naren şeni, bixel. P̆a Mp̆oli orapeyi çkimişi yeri naren şeni Tirabzoniz surgyunisteyi bore; dido gomanç̆elen. Komoli çkimiti ar ʒ̆ut̆a oraren domiğuru. Komoli çkimi Boşnaği rt̆u. Hetepeşi nena do k̆ult̆uriti kodobiguri. Dido sosyali yerepes bak̆ate. Ar çkva umiteli berepeşi oxoyepeşe, yaşlipeşi yurdepeşe bulur.

 

Ali İhsan Aksamazi: İnci Xanum, gamiçkvineri Lazuri şiiriş ketabi kogiğunan. Mati ketabi tkvani xes komiğun. Lazuri dido k̆ai kogiçkinan do dido k̆apet̆iti k̆alemi kogiğunan. Ketabi tkvani mundes gamaxtu? Muk̆o Lazuri şiiri gežin ketabi tkvanis?

İnci Derya Turna: K̆itabi çkimiz 60 leksi ren. Daha dido leksepe komiğun. Lazuri oç̆arus 1995- 2000 ʒ̆anapes geboç̆k̆i.

 

 

Ali İhsan Aksamazi: İnci Xanum, tkvan zmona do gagnapa tkvanişen Lazuro molamişinapt; aya ren dido beciti. Mundes geoç̆k̆it Lazuri şiiri oç̆arus?

 

İnci Derya Turna: 1995-pes, İsmail Avci Bucak̆lişi Arkabis babaşi oxoyişe moxtuşi, ma "Lazuri leksi do oykyupe ç̆ari!" ya miʒ̆u. Hemoraşen beri oç̆aru bikom. İsmail cumas geboʒ̆ir Lazuri oç̆aru.

 

Ali İhsan Aksamazi: Ketabi tkvanis coxons “ʒ̆ut̆a Oxori”. Ketabi tkvanis muşeni aya coxo meçit, geodvit?

 

İnci Derya Turna: K̆itabi çkimişi coxo İsmail Bucak̆lişik gyodu. K̆itabi çkimi 2014-iz Lazik̆a yayinepeşen gamaxtu.

 

Ali İhsan Aksamazi: Tkvan ret rametli Yaşar Turnaşi k̆ulani bere. Yaşar Turna ren dido beciti Lazi ç̆k̆onepeşen arteri. K̆artas aya k̆aixeşa kuçkin. Mara tkvan ret muşi k̆ulani bere; mu iqven, baba tkvanişen molamişinit! Ar-jur gonoşine tkvanişen molamişinit!

 

İnci Derya Turna: Baba çkimi dido noseyi do k̆ayi k̆oçi rtu. Çku ʒ̆ut̆a bort̆it şkule, k̆azeta,dergi- kitabi momimet̆es. Ok̆itxu do oç̆aru hemuz gebožir. Babak folk̆lor ek̆ibiten ma dido yerepeşe miyonu. Ma kemençe bimet̆i, toli çkimisteyi pçumet̆i. Dido seminerepes bak̆at̆it, sanatçepe biçinit. Çku xut da do cuma boret, otxo bozo do ar biç̆i. Baba, çkuni k̆ala manebra steyi heşo rt̆u. Daha ar fisk̆e var gyumun. Dido oğune naren žiromt̆u, çağdaşi ar k̆oçi rt̆u. Çku mutuşen var memokaçez, ʒ̆ut̆a bort̆it nati, nosi momk̆it̆xez. Seyi jin emotumet̆es, gomaxfelt̆ez, te noskuyinams, raxat̆i monciramt̆ez. Muk var incirat̆uşen eveli, vit- vit̆o xut but̆k̆a k̆itabi ik̆itxomt̆u. K̆azetaşi bulmaca oçodinu k̆ayi uʒ̆ont̆u. Seyi muziği içalişumt̆u. Ağani Lazuri bestepe ikomt̆u. Çkuti kemençeşi acikli sesiten bincirt̆it. Dido muziğişi alet̆epe aç̆andinet̆u, p̆a enni dido kemençe do ak̆ordioni. Almanyas do Amerik̆as hekoni k̆oçepes oç̆andinu, biyapa, oxoronu çkuni doguru. Xe muşiten na vu kemençepe hetepes meçu. Baba çkimi k̆ala dido meselepe miğunan, ar teği naren giʒ̆vat. Ar k̆azinos folk̆lor ek̆ibi k̆ala p̆rogrami uğut̆u. Ham seferis mati mendemiyonu. Folk̆lor ek̆ibi şeni jur masa rtu, masaşi jin oç̆k̆omalepe- oşumalepe rtu. Majurani masapesti, oxoronu do ostetepes oʒ̆k̆omilu şeni na moxt̆ez dido k̆oçepe xet̆ez. Babak mutepeşi masaz kodomoxunu. "Hakolen çkar mot eysel" ya miʒ̆u. Ma dido goşaşeri do xeleri bort̆i, ipti haşo yeyişe moptidort̆un. Vit̆o otxo ʒ̆aneyi bort̆i, nanak dido mskva dolomokunudort̆un; gunže tomape miğut̆u. Baba, ek̆ibi k̆ala k̆ulisişe oxaziruşeni igzalu. Ma masaz xvala kodopskidi. Ar oras baba do ar garsonik ma moʒ̆k̆ert̆ez do muntxanepe ip̆aramitomt̆ez. Garsonik babaşi masaz ma komžiruşi dido moʒ̆ondudoren, p̆a mi bore var uçk̆it̆udoren. Baba çkimiz "Ağabegi, masa skaniz ar mskva bozo xen, dido momʒ̆ondu. Heya hamseyi biyoropinare" ya uʒ̆udoren. Babakti "heya bozo çkimi ren, si haʒ̆i yanlişi dovi" ya uʒ̆uşi, garsoniz dido oncğore avu do uniforma muşi moyiʒ̆ku da gazinoşen igzaludoren.

 

Ali İhsan Aksamaz: Ma komiçkin; tkvan şurdoguriten Lazuri şiirepe ç̆arupt. Ağani Lazuri şiiriş ketabişi p̆roje giğunani? Pukironi ambari giğunani çkinda?!

 

İnci Derya Turna: Xvala Lazuri var, Turkuliti kitabepe şeni biçalişum. Dido ç̆areyi eserepe kitabi ivas deyi. Ağani leksi do meselepeşi kitabepe mavas minon tabii. Biçalişum hemu şeni. Ham tutapes dobizabuni, osk̆iduşi sorunepe miğun, ar ʒ̆ut̆a bik̆araşi, oçalişuz gebyoç̆k̆are. Lazuri do Turkuli k̆ayi muntxanepe oç̆aru şeni bipuʒ̆xuler. Na pskidi muntxanepe do guris na miğunpe meç̆areyi dosk̆idas minon. Lazluği şeni na içalişuman ir xolos dido oropa do saygi miğun. Dido derdi miğun, nanaşi nena do mskva k̆ult̆uri çkuni diçodasen ma do maşkurinen. Ağani berepek çkunden k̆ayi Lazuri ip̆aramitan, mektebiz diğuran, ir mutus sahibi gamamixtan.

 

Ali İhsan Aksamazi: İnci Xanum, dido şukuri giʒ̆umert ma. Tkvanti ginonan na, aʒ̆i voçodinat aya int̆erviu çkini! Xoloti tkvan otkvaluşi çkva mutu çkva giğunan na, eti miʒ̆vit, mu iqven! P̆anda ixelit, oşi ʒ̆aneri iqvat, ʒaşa yextat!

 

İnci Derya Turna: K̆iyanas, siniri, hududi, gumruği var t̆az minon! Ok̆uleti, savaşepe, na oğurinamanpe, ugareli na ğurunan k̆oçepe var minon!

Formun Üstü

 

aksamaz@gmail.com

 

https://sonhaber.ch/anadilimiz-ve-koklu-guzel-kulturumuzun-yok-olmasin/

 

30 Ağustos 2023 Çarşamba

Tarık Cemal Kutlu (1944- 2004)

 

 

 

 

 

Tarık Cemal Kutlu (1944- 2004)

 

Çeçen Aydını Tarık Cemal Kutlu 1944’de Kahramanmaraş- Çardak’ta dünyaya geldi. Çeçenlerin Dişnuo boyundandır. İlk ve orta öğrenimini Kahramanmaraş’ta tamamladı. 1971’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Aynı yıl fakültenin ‘Son Çağ Tarihi Kürsüsü’nde doktora öğrencisi oldu. Mezun olduğu okulun Seminer Kütüphanesinde memurluk yaptı. Askerlik hizmetini Yedek Subay olarak Ankara’da tamamladı. Ardından Millî Eğitim Bakanlığı tarafından İstanbul- Vefa Lisesi’ne Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni olarak tayin edildi. Bu okulda 27 yıl boyunca öğretmen ve idareci olarak görev yaptı. 1990’da kendisine YÖK tarafından ‘Türk Filologu’ unvanı verildi. 1996’da kendi isteğiyle emekli oldu. Evli ve iki evlât babası.

 

 

“Kuzey Kafkasya”, “Kafkasya Gerçeği” , “Argun”, “Çeçenistan”,  “Yeni Kafkasya”, “Kafkasya Yazıları” , “Mülkiyeliler Birliği”, “Tarih ve Toplum” gibi periyodik yayınların yanı sıra “Ankara Ekspres”,  “Tercüman” “Cumhuriyet” gibi gazetelerde de telif  ya da tercüme çalışmaları yayınlandı

 

Fedakâr ve üretken bir Aydın ve bir öğretmen olan Tarık Cemal Kutlu’nun hayatı zorluklarla geçti; günlük hayatta ve kültürel çalışmalarında aşması gereken sayısız engel vardı. İnternetin olmadığı, haberleşme ve iletişimin bugüne oranla hiç de rahat olmadığı bir ortamda, yani  Soğuk Savaş Dönemi’nde Türkiye gibi Sovyetler Birliği’ne sıfır kilometrede düşman bir ülkede etnik konuları araştırmak, kaynaklara ulaşmak hemen hemen imkânsızdı. Ancak Tarık Cemal Kutlu, her kanal ve olanağı zorlayarak ulaştığı eserlerden faydalanarak taş üstüne taş koymaya çalıştı ve başarılı oldu.

 

1970’den 1978’e kadar Kuzey Kafkasyalılar Kültür Derneği’nin yayın organı olan ‘Kuzey Kafkasya Kültür Dergisi’nin sorumlu yazı işleri müdürlüğünü üstlendi. Tarık Cemal Kutlu, Kafkasya ve Kafkas kültürüne ilişkin çalışmaları yayınladı ve yayınlanmasına öncülük etti.  Çeşitli televizyon programlarına katıldı. 1998’de  Çeçen- İçkerya Cumhuriyeti Devlet İlimler Akademisi’ne Onur Üyesi seçildi. İstanbul’daki ‘Çeçen Dayanışma Komitesi’nde aktif rol aldı.

 

 

 

Telif ve tercüme birçok eseri Türk okuyucuyla buluşturdu. Ne yazık ki “Çeçen Direniş Tarihi” adlı kitabı vefâtından sonra yayınlandı; göremedi

 

 

Esas olarak Sovyetler Birliği döneminde oluşturulan ve gelişen Yazılı Çeçen Edebiyatı’yla ilgili olarak  Чечено-Ингушская АССР/ Çeçen- İnguşya Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nde yayınlanmış kitapları çeşitli kanallardan edinen Tarık Cemal Kutlu çalışkanlığı ve azmi sayesinde Kiril Alfabesi temelli Çeçen Alfabesi’ni öğrendi ve anadilini geliştirdi. Anadili Çeçenceyi de, Türkçeyi de sahiplenir, her iki dili de aynı derece iyi konuşur ve yazardı. Yalnızca Çeçencenin değil, Türkiye’nin diğer anadillerinin de yaşa(tıl)ması konusunda çok değerli fikirlere ve öngörülere sahipti. Son yıllarını Çeçen Dili ve Edebiyatı’yla ilgili ciddî çalışmalara vakfetti.  

 Tarık Cemal Kutlu, Türkiye’nin bir gün mutlaka demokratikleşeceğine ve Millî Eğitim Bakanlığı’nın da bütün anadillerine lâyıkıyla sahip çıkacağına inanıyor ve Aydınların kendilerini gündelik siyasetin girdabına gönüllü olarak bırakmak yerine anadilleriyle ilgili temel kitapları hazırlamalarını ve yayınlatmalarını ısrarla tavsiye ediyordu. Ben de bu tavsiyesine uydum; “Laz Dili Temel Dersleri” adlı kitabımı hazırladım ve yayımlattım. Kendisini minnetle anıyorum.

 



Vefâtından sonra anısına yayınlanan kitap: “Tarık Cemal Kutlu Armağanı (Editör: Erol Yıldır)”

 

25 Kasım 2004’de kötü hastalığa yenilik düştü ve tedavi gördüğü Çapa Tıp Fakültesi’nde aramızdan ayrıldı. Tarık Cemal Kutlu, ardında sayısız ciddî çalışma ve insanî mesaj bırakarak bu dünyadan gitti.

 ayınlanmış telif/ tercüme kitapları: “Umar Ela’nın Hünerleri” (Dilmen Kitabevi, İstanbul, 1984); “Üç Kardeş” (Taymin Biybolat, Dilmen Kitabevi, İstanbul, 1985); “Zelimhan” (Mohmad Mamakayev, E Yayınları, İstanbul, 1985; Anka Yayınları, İstanbul, 2002); “İmam Şamil’in Gazavatı” (Tahir’ül Karakhi, Gözde Kitaplar Yayınevi, İstanbul, 1987); “Kafkasya Müridizmi” (Aytek Kundukh, Gözde Kitaplar Yayınevi, İstanbul, 1987); “İmam Mansur” (Bayrak Yayımcılık, İstanbul, 1987);  “Çeçenya ’95” (İngilizce özet: Ali İhsan Aksamaz; Kafkas- Çeçen Dayanışma Komitesi Yayını, İstanbul, 1995); “Çeçen Atasözleri/ Noxciyn Kicanas” (Çardak Kültür Derneği, İstanbul, 2003);  “Çeçen- İnguş Halkıyla Rusya Arasındaki İlişkiler” ( Yavus Ahmadov, Sorun Yayınları, İstanbul, 2000); “Ekim’in Yetiştirdikleri” (Moxhmad Sulayev, Sorun Yayınları, İstanbul,2001); “Çeçen Masalları” (Siracdin Elmurzayev, Okyanus Yayınevi, İstanbul, 2001); “Çeçen Masalları” (Anka Yayınları, İstanbul, 2004); “Çeçen Direniş Tarihi” (Anka Yayınları, İstanbul, 2005); “Çeçen Nart Efsaneleri” (Anka Yayınları, İstanbul, 2009).

 

Kitaplaştırılmayı bekleyen telif/ tercüme çalışmaları: “(Yaklaşık 25 bin kelimelik) Çeçence- Türkçe Sözlük”; “Çeçence Hayvan Adları Sözlüğü”; “ Çeçence Bitki Adları Sözlüğü”, Çeçen Gramer Terimleri Sözlüğü”; “(İ. Arsanov’dan) Çeçen Dilbilgisi”.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 Meryem Kutlu, Tarık Cemal Kutlu, Haldun Özkan, Ali İhsan Aksamaz  (İstanbul/ Fatih/ Çifte Kumrular, 2004 Y.)

 

“Oldu mu şimdi?! Bir fazlasıyla!”

 

 (Aktardığı  bir anısını, ben de sizlerle paylaşmak istiyorum:)

 

 “Tarık Cemal Kutlu derstedir. O gün işleyeceği konuyu anlatmaya başlamıştır. Erkek öğrencilerden biri, yapmaması gereken hareketler yapmakta, söylememesi gereken sözler söyleyerek arkadaşlarının dersi anlamalarını engellemektedir. Tarık Cemal Kutlu, önce görmemeye ve duymamaya çalışır. Ardından derin bir “lahavle” çeker, dişlerini gıcırdatır. Öğrenciye bir de kötü kötü bakar. Ama oralı olan kim?! Bakar olacak gibi değil, kendisini olabildiğince kontrol ederek ve kullanabileceği en yumuşak ses tonu ile öğrenciyi uyarır. Ama kime söylüyorsun?! Bir daha… Ardından bir daha uyarır öğrenciyi. Öğrenci bu uyarıları üzerine almadığı gibi, densizliğinin dozajını daha da arttırır. Bunu gören Tarık Cemal Kutlu, yine kendisini olabildiğince kontrol ederek öğrenciye hafif bir tokat atar. Öğrenci artık susmuştur ama Tarık Cemal Kutlu kızgındır. Yaşanan elektrikli ortamdan sonra hiç kimsede ders yapacak ne istek ne de hal kalmıştır. Zaten çok geçmeden zil çalar.

 

     Ertesi gün, Tarık Cemal Kutlu, öğretmenler odasındadır. Ya bir teneffüs anı, ya da o sırada dersi yoktur. Sohbet ederlerken, birden kapı  açılır. Kapı açılır ama her zaman açıldığı gibi değil. Adeta tekmelenerek. Bir ses duyulur: “Kim bu Tarık Cemal Kutlu denen adam?!” Tarık Cemal Kutlu’nun sırtı kapının açıldığı yöne dönüktür. Hafif yana dönerek, “Buyurun, ben,” der. Sesin sahibi, bir gün önce Tarık Cemal Kutlu’nun hafifçe bir tokat attığı öğrencinin babasıdır. Şişman, göbekli… Bir kolunda altın bir künye, diğer bir kolunda pahalı bir saat. Kendisinden cebi ile emin olduğu her halinden belli olan bu veli, ‘ben, senin gibi on kişiyi satın alırım’ havasında insanı ezer bir tavırla, sesinin tonajını daha da arttırarak, “Sen kim oluyorsun da, benim oğlumu dövüyorsun?! Kimsin sen?!” Öğretmenler odasından çıt çıkmamaktadır. Herkes donmuştur adeta. Odadakiler bir veliye, bir Tarık Cemal Kutlu’ya bakıp dururlar. Tarık Cemal Kutlu yerinden doğrulur, ayağa fırlar ve velinin bulunduğu yere doğru adeta uçar. Elini kaldırır. Bir sol yanağına, bir de sağ yanağına birer tokat patlatır. Ardından da ekler: “Oldu mu şimdi?! Bir fazlasıyla!” Tarık Cemal Kutlu’nun kendi kendisine patlattığı iki tokadın ardından, veli hiçbir şey söylemeden çıkar gider.  Bu anısını, rahmetli olduğu gün, evine taziye için gelenlere, ağabeyine de anlattım.”

+

 

 (Önerilen okumalar: Ali İhsan Aksamaz, “Kafkasya Masalları”, sonhaber.ch,  7 III 2020; Dördüncü Demokratik Eğitim Kurultayı (Ön Rapor/ Ek 4: Eğitimde Ayrımcılıklara Tanıklıklar), Eğitim Sen Yayını, Ankara, 2004;  Erol Yıldır, “Tarık Cemal Kutlu Armağanı”, Lowzar,Yeni Dünya Yayıncılık, İstanbul, 2009; Haldun Özkan- Ali İhsan Aksamaz, “İçimizden Biri: Tarık Cemal Kutlu”,  Nart Dergisi, sayı 39, İstanbul, 2004; Hayri Ersoy, “Dili, Edebiyatı ile Çerkesler (Tarık Cemal Kutlu, “Dili, Edebiyatı ve Tarihi ile Çeçenler)”, Nart Yayıncılık, İstanbul, 1993;   İhsan Berkhan, “Tarık Cemal Kutlu”, ihsanberkhan.com.tr, 25 XI 2019; Nail Sönmez, “Tarık Cemal Kutlu Anısına”, ickerya.com, 21 IV 2020; Sefer E. Berzeg, “Kafkas Diasporası’nda Edebiyatçılar ve Yazarlar Sözlüğü”, Kafkasya Gerçeği Yayınları, Samsun, 1995)

 

Ali İhsan Aksamaz, 23 XII 2020

 



[Önerilen Okuma: George Hewitt, Ali İhsan Aksamaz (Çeviren:) “Çeçenler ve Komşuları” Birikim Sosyalist Kültür Dergisi, Sayı 78, Ekim 1995.]


aksamaz@gmail.com

https://abhazpostasi.com/yazarlar/ali-ihsan-aksamaz/tarik-cemal-kutlu-1944-2004/284/ 

 https://www.circassiancenter.com/tr/tarik-cemal-kutlu-1944-2004/