[Lazca-
Türkçe Anılar/ Anlatımlar- 7]: “Evlilik âdetleri ve düğün-4”
Boş olma kâğıdı: Bir genç kız ile bir delikanlı
birbirlerini seviyorlarsa, delikanlı anne ve babasına birisiyle haber gönderir:
--Falancanın kızını
beğeniyorum, kızın anne ve babasına elçi gönderin!
Delikanlının anne ve
babası da genç kızın evine elçiler gönderir. Elçiler bir akşam genç kızın evine
gider. Elçiler genç kızın anne ve babasına şöyle der:
--Falancanın oğlu sizin
kızla evlenmek istiyor. Siz bu konuda ne diyorsunuz?
Şayet genç kızın anne
ve babası razı olursa, nişan yapılır. Nişan sırasında bir Hocaefendi bir akit hazırlar.
Akit sırasında her iki taraftan birer erkek seçilir. Biri genç kızın tarafından
(kızın babalığı), diğeri delikanlının tarafından (delikanlının babalığı). Akit
tutanağına, şayet delikanlı genç kızı bırakırsa, ne kadar para ödeyeceğini yazılır.
Bu mehir miktarı şöyle tespit ediliyordu: Şayet delikanlının ailesi zenginse,
akit tutanağına fazla mehir miktarı, delikanlının ailesi fakirse, az mehir
miktarı yazıyorlardı. Bu mehir miktarı ortalama 35 liradan 40 liraya kadar
oluyordu.
Nişandan sonra
delikanlı, genç kızı zaman zaman baba evine götürdüğü zamanlarda, şayet genç
kız delikanlının evinde gündelik aile işlerinde gerektiği gibi gelinlik
yapmadığı hâllerde babasının evine gönderiliyordu. Kendisine de bir kâğıt
veriliyordu. Genç kızın hangi sebeple baba evine gönderdiklerini yazan bu
kâğıda “boş olma kâğıdı” deniyordu.
Tepsi götürme: Kız
tarafından bazıları damadı görmek için damadın evine bir tepsiyle gidiyordu. Geçmiş zamanlarda âdet olduğu üzere
nişan merasimi yapılırken, damat nişan merasimine katılmıyordu. Nişan
merasimini kız evinde yapıyorlardı. Kız tarafından bazılarının damadı görmeye
gitmesine “tepsi götürme” diyorlardı. Bu tepsiyle damat evine börek, baklava ve
şekerleme götürüyorlardı. Böylece de damadı görüyorlardı. Şayet damat uzak bir
köydense, gitmek oldukça zor oluyordu. O zamanlar ne araba vardı ne de
otomobil, hep yürüyerek gidiyorlardı.
Kına gecesi: Düğüne bir
gün kaldığında o gece bekâr kızlar ile kadınlar, evlenecek kızın evinde aralarında
toplanıyorlardı. Genç kız için bekârlığının sonu merasimi yapıyorlardı: Bu
toplantıya kına gecesi diyorlar.
Erkekler bu merasime
katılamıyordu. Gelin kıza güzel elbiseler giydiriyorlardı, süslüyorlardı. Yüzüne
de yazma örtüyorlardı. Bu yazma illaki kırmızı oluyordu. Âdete göre de gelin
kızın suratı görülmeyecekti.
Gelin kızı, önce odanın
ortasındaki bir sandalyeye oturtuyorlardı. Avucunun içine kına koyuyorlardı. Parmaklarını
teker teker kapattırıyorlardı. Bütün parmaklarını kapattıktan sonra da ellerini
birer bez parçasıyla bağlıyorlardı. Bu işlem sırasında istedikleri konularda
genç kızı konuşturuyorlardı. Bekâr diğer genç kızlar da gelin kızın etrafında
toplanıp geçmişe ait yaşananları hatırlatıyorlar. Böylece de hoş zaman
geçiriyorlardı.
Gelin kızı illaki ağlatıyorlardı.
Âdet öyleydi. Daha sonra da şarkılar söylüyor, horon oynuyorlardı. Tatlı bir
şeyler yiyorlardı. Kına gecesinde gelinlik kızı arkadaşları sabaha kadar
uyutmuyor, hep beraber eğleniyorlardı. Kına gecesi âdeti günümüzde de yaşıyor.
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/04/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-1-nodar.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/05/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-2-dedeme.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/05/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-3-erkek.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/05/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-4-evlilik.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/07/lazca-turkce-anlar-anlatmlar-6-evlilik.html
Boşi kart̆ali: K̆ulani do biç̆is ortas qoropa na
uğut̆an, biç̆ik nana- babas k̆oçi nuçkomers do numçinaps- ki: Asterişi k̆ulani
momǯons do elçi nuçkvitya.
Nana- babakti elçepe
noçkumernan. Elçepe k̆ulaniş oxoişa olumcaas nulvan. Elçepek k̆ulaniş nana-
babas uǯumernan ki, asteriş biç̆is k̆ulani- tkvanişi oguru unon do tkvan mu
zop̆ontya.
Eger k̆ulaniş nana- baba
razis diqves- na, ikipan nişani. Nişanişi vakitis xocak ç̆arups axti. Axtis
vakitis ʒxunupan jur k̆oçi: Ar tane k̆ulaniş semtişen (k̆ulaniş babaluği),
majura – biç̆is semtişen (biç̆is babaluği). Entpek axtis doloxe ç̆arupan ki,
eger biç̆ik k̆ulani met̆k̆oçu- na, muk̆o lira meçasion. Liraş meçamuti aşoten
k̆arali ikip̆t̆es: Eger biç̆iş oxoi zengini ren- na, dido lira nuç̆arup̆t̆es,
fuk̆ara ren- na – ç̆it̆a. Orta k̆arali liraşi eçdovit̆oxutişen (35) jureneç
(40) taneşa iqvet̆u. Nişanişk̆ule biç̆ik k̆ulani na iqonat̆u, eger k̆i nisaloba
va qu- na, ar havtaşi babamuşis oxoişa na muit̆uk̆on, meç̆apt̆u kart̆ali
ç̆areli, emus uǯumelan “boşi kart̆ali”. Namutxanis ç̆arut̆u, mu mizeziten
naşkumert̆es k̆ulani- mutepeşi.
T̆epsis omalu: Sicaş ožiramuşeni k̆ulaniş semtişen
nit̆es sicaş oxorişa do nimert̆es t̆epsi. Ǯoxle nişani na qvat̆es, nişanişa
sica va it̆u. Nişani k̆ulaniş oxois ikipan. K̆ulaniş semtişen sicaş ožiruşa
nulvan, amus uǯumernan “t̆epsis omalu”. T̆epsis omaluş vakitis nimert̆es
t̆epsiten bureği, bak̆lava do şekerleme biç̆iş oxorişa do aşoten sica
žiropt̆es. Eger sica mendrani kyois t̆ukonşi, dido çetini t̆u oxtimu, ne araba
t̆u, neti maşina- k̆uçxeten nit̆es.
K̆inagece: Dugunişa ar ndğa na doskidat̆u seis,
k̆ulanişi oxois kuk̆uibğet̆es okimocuşi k̆ulanepe, oxorcalepe, edo noğamisas
k̆ulanobaşi soni sei uxvenupt̆es, amus uǯumelan k̆inagece.
K̆oçepeşi ek amaxtimu
va iqvet̆u. K̆ulanis mskva porça dolokunap̆t̆es, moǯipxup̆t̆es, nunk̆us yazma
motumert̆es, illa mç̆ita yazma, nunk̆u va ižiasunt̆u.
Odaş ortas tronis
kodoxunap̆t̆es. Xes guis k̆ina, k̆eina dolodumert̆es, ar- ar tane k̆itepe
mondrik̆apapt̆es, edo mu na unt̆es, emus dolotkvapapt̆es.
Mteli k̆iti na
komondrik̆apapt̆es, ek̆ule xeepe duk̆yupt̆es. Mi na t̆es ok̆imoconi k̆ulanepe,
noğamisas gvansvaet̆es do goşinapapt̆es, mu na qveet̆u şeepe.
Noğamisa illa
omgainasinonan. Ek̆ule ibirnan, xoronapan loqape imxornan. Ç̆umanişa var
onciapan noğamisa. Andğanei dğasti ikipan aya.
[Kaynak kişi: “Boşi
kart̆ali” ve “T̆epsis omalu”: Nak̆ie K̆ak̆abže, 1912 doğumlu, Sarpi Köyü; “K̆inagece”:
Asmat Avtandilis Asuli Abulaže, 1964
doğumlu, Sarpi köyü, (Kaynak kitap: Tea Ǩalandia, “Lazuri Ťeksťebi”, Gamomʒemloba
Arťanuci”, Tbilisi, 2008), (Tablo: Hasan Helimişi), (Gürcü Alfabesinden Latin
Alfabesine çevriyazı, düzenleme ve Lazcadan Türkçeye çeviri: Ali İhsan Aksamaz,
İstanbul, 2017)]

