[Lazca- Türkçe Masallar-10]: “Dev”
Eski zamanlarda köyde
yaşayan bir adamın üç erkek çocuğu varmış. Ölüm yatağındayken büyük oğlunu
çağırmış:
--Evladım, her yıl elma
ağacımıza bir şey zarar veriyor; yiyip bitiriyor. Bahçede bekçilik et! Zarar
veren neyse onu yok et!
Adam, daha sonra ikinci
oğlunu çağırmış:
--Evladım, her sene elma
ağacımdaki meyveleri bir şey yiyor. O şey neyse, saklanıp onu öldür!
Küçük kardeşlerini hiç kimse
adamdan saymıyormuş. Onun için de babası ona hiçbir şey söylememiş.
Bir süre sonra adam vefat
etmiş.
Elma zamanı gelince, bir
dev elma ağacına musallat olmuş. Gelip gelip durmadan elmaları yiyormuş.
Büyük ağabey, akşamleyin elma
ağacını beklemeye gitmiş. Ne var ki hiçbir şeye rastlamayıp eve dönmüş. Sabahleyin ağaca bakınca elmaların yenmiş
olduğunu görmüşler.
İkinci akşam, ikinci
erkek kardeş elma ağacını beklemeye gitmiş. O da bir şeye rastlamayıp eve
dönmüş. Sabahleyin bakmışlar ki elmalar yine yenmiş.
Üçüncü akşam, adamdan
saymadıkları küçük kardeş, eline baltayı alıp elma ağacını beklemeye gitmiş.
Gece geç saatlere kadar beklemiş. Uykusu gelmiş ama küçük kardeş olduğu için
sağlam bir yürek taşıyormuş. Serçe parmağını kesip onun acısıyla o gece hiç uyumamış.
Derken irice bir şey gelip elmaları yemeye başlamış. Delikanlı, o şeye iyice
yaklaşıp bakmış.
Kendi kendine şöyle demiş:
--Bu da ne böyle? Babama
benzemiyor! Ağabeylerime benzemiyor! Bu nasıl bir yaratık böyle? Ben onun için
serçe parmağımı bile kestim!
Gidip o yaratığın sırtına
baltasını kuvvetlice vurmuş. Ama kafasını kesmemiş. O dev yaratık yaralı hâlde kaçıp
gitmiş.
Ertesi gün sabah delikanlı,
ağabeylerini o elma ağacına götürmüş. Gittiklerinde yerde kan damlaları
görmüşler. Kan damlalarını izleye izleye gitmişler. Kan damlaları oradaki bir
kuyunun içine kadar iniyormuş. Kuyunun içine inmeye ağabeylerinin aklı pek kesmemiş.
Küçük kardeş şöyle demiş:
--Kuyunun içine ben
ineyim bari!
Kuyunun dibine inince bir
kapı görmüş. O kapıyı açmış. Odada genç bir kız görmüş.
Genç kız, delikanlıya
sormuş:
--Sen kimsin?
--Ben insanım! Ya sen
kimsin? Bahçemizdeki elmaları sen mi yiyordun?
--Bahçenizdeki elmaları
ben yemiyordum ama elmaları bana dev getiriyordu. Dev, yandaki diğer odada
oturuyor. Kapıyı açarsan, onu görürsün.
Delikanlı, yandaki diğer
kapıyı açmış. O odada güzel genç bir kız oturuyormuş.
Delikanlı yandaki üçüncü
kapıyı da açmış. Orada da bir başka kız oturuyormuş.
Daha sonra delikanlı dördüncü
kapıyı açmış. Dev işte orada oturuyormuş. Delikanlı, baltasını indirdiği gibi
devin kafasını kopartmış.
Daha sonra bu kardeşler,
genç kızları devin kuyusundan kurtarmış.
Küçük kardeş, genç
kızlardan yaşça büyük olanı büyük ağabeyiyle evlendirmiş. Ortanca genç kızı,
ortanca ağabeyiyle evlendirmiş. Küçük genç kızla da kendisi evlenmiş.
Böylece küçük kardeş hem
babasının elmaları kurtarmış hem ağabeylerini evlendirmiş hem de kendi
evlenmiş. […]
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2025/10/lazca-turkce-masallar-1-tebdili-kyafet.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2025/11/lazca-turkce-masallar-2-tovbekar-eskya.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2025/11/lazca-turkce-masallar-3-akl-ile-kader.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2025/11/lazca-turkce-masallar-4-kardesin.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2025/12/lazca-turkce-masallar-5-ay-ile.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2025/12/lazca-turkce-masallar-6-ylan-ile-adam.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2025/12/lazca-turkce-masal-7-kotu-niyet.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2025/12/lazca-turkce-masallar-8-iki-arkadas.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/01/lazca-turkce-masallar-9-iki-kardes-biri.html
“Divi”
Ar k̆̆oçis sum bere
kuyonut̆u, do muk ğuru-şi, didi biç̆i muşis ucoxu:
--Biç̆i çkimi, uşkuri
çkuni k̆̆at̆a ǯanas muntxanik ipxos, haya çvi do doili!
Ok̆̆açxe majurani biç̆is
ucoxu do uǯu ki baba muşik:
--Biç̆i çkimi, uşkuri
çkimi k̆̆at̆a ǯanas muntxani ipxos, he muntxani moxta-şi, nont̆k̆̆obi do doili!
Ç̆ut̆a bere-na t̆u,
k̆̆oçi’stey va şinomt̆es. Ç̆ut̆a bere, k̆̆oçi’steri-na var şinomt̆es-şeni, baba
muşik-ti mutu var çinadu
do baba muşi-ti hem oras doğuru.
Uşkurişi ora moxtu-şi, ar
divi moxtu do uşkuri oç̆k̆̆omu. Didi cuma muşi uşkurişi oçuşe igzalu, ama mutu
var ažiru do komoxtu. Ç̆umandele uşkuris mendoǯk̆edu-şi, uşkuri ç̆k̆omeri t̆u.
Majurani lumcis, majurani
cuma-na t̆u, uşkurişi oçuşa igzalu. Hemus-ti mutu va axenu do komoxtu.
Ç̆umandele
mendoǯk̆̆edu-şi, uşkuri xolo ç̆k̆̆omeri t̆u.
Masumani lumcis, unk̆̆ilaşe-na t̆u cuma, k̆oçi-na var şinomt̆es, hemuk
burç̆uli dikaçu do uşkurişi oçumaluşa igzalu. Dido serişa-kis çu-şi, nciri
komacinu, ama ç̆ut̆a cuma-na t̆u-şeni, guri k̆ap̆et̆i kyužit̆u do hem seriş
k̆iti mç̆k̆oni nik̆vatu do hemuşi ç̆vinite bere var inciru. Hem oras ar didi
mutxani moxtu do uşkuri ipxort̆u-şi, hem bere konaxolu do berek tku ki:
--Haya mu oren? Babas var
nungams! Cumalepe çkimis var nugams! Haya mu moç̆k̆̆vaderi muntxani ren?
Hamuşeni ma hamseri k̆iti mç̆k̆oni-ti mebik̆vati!
Bere idu do cinikis ar
zori burç̆uli kodoludgu, ama ti var nak̆̆vatu. Divi imt̆u.
Ç̆umanişe ç̆umandele didi
cumalepe muşi elik̆̆atu do uşkurişa mendayonu. İdes-şk̆̆ule hek diʒxiri
kožires. Diʒxiris nantxozes do ok̆ule diʒxiri ar k̆uis kodoloxtu. Didi cumaleps
k̆uis doloxtimus ğnosi var nuk̆̆vates. Ç̆ut̆a cuma muşik: “Ma dolopta”-ya do
k̆̆uis geylu. Tude geylu-şi, ar nek̆na kogonǯk̆u biç̆ik.
Nek̆̆na gonǯk̆̆u-şi, ar
bozok k̆̆itxu:
--Si min ore?
Biç̆ik uǯu-ki:
--Ma k̆̆oçi bore! Si min
ore? Uşkuri si ipxort̆i-r-i?
Bozok uǯu-ki:
--Ma uşkuri var
bibxort̆i, ama divik komomiğu. Majua nek̆̆na gonǯk̆̆a-na, divi hek molaxen.
Ha biç̆ik majurani
nek̆̆na gonǯk̆̆u-şi, hek-ti ar mskva bozo molaxet̆u. Masumani nek̆̆na
gonǯk̆u-şi, hek-ti a’çkva bozo molaxet̆u. Maotxani nek̆na gonǯk̆uşi, divi hek
molaxet̆u. Divis burç̆uli gyocinu do ti nok̆vatu.
Didi bozo-na t̆u didi cuma
muşis komeçu. Ortani bozo-na t̆u ortani cuma muşis komeçu. Ç̆ut̆a-na t̆u, muk
keç̆opu.
Divi doilu, uşkuri
muşletinu, cumalepe muşi doçilu, muk-ti diçilu. […]
[Kaynak
kitap: Sergi Jğent̆i, “Ç̆anuri T̆ekst̆ebi/ Arkabuli K̆ilok̆avi”, S S R K̆
Meʒnierebata Ak̆ademiis Sakartvelos Piliali, Ak̆ad N. Maris Sax. Enis,
İst̆oriasa da Mat̆er. K̆ult̆uris İnst̆it̆ut̆i, T̆pilisi, 1938, (Gürcü
Alfabesinden Latin Alfabesine çevriyazı, düzenleme ve Lazcadan Türkçeye çeviri:
Ali İhsan Aksamaz, İstanbul, 1999)]



