[Lazca-Türkçe Masallar-17]: “Kedi ile çakal”
Bir zamanlar bir kedi ile bir çakal
arkadaş olmuş.
Çakal şöyle demiş:
--Artık kardeş olalım!
Kedi:
--İyi ya!
--Sen hep evde kal! Ben aşırıp aşırıp
eve tavuk getiririm. Sen de bir güzel pişirirsin! Sonra oturup afiyetle beraber
yeriz!
Kedi, çakalın söylediklerini pek
beğenmiş.
Çakal, bir yerlerden tavuk aşırıp eve
getiriyormuş. Kedi de o tavukları pişiriyormuş. Pişiriyormuş ama besili
tavukları kendi yiyip, pişirdiği sıska tavukları çakala ayırıyormuş. Bir, üç,
beş; hep böyle yapıyormuş. Çakal, eve gelip kedinin pişirip kendine ayırdığı
tavuklara bakıyormuş. Sonra da şöyle diyormuş:
--Kedi kardeş, bu tavuk pek sıska!
--Çakal kardeş, çok haklısın! Ama ben
ne yapabilirim ki? Sen de hiç besili tavuk getirmiyorsun ki, canım! Cılız tavuk
da işte böyle oluyor!
Bir gün çakal yine bir yerlerden
tavuk aşırmaya gitmiş.
Ayıya rastlamış. Şöyle demiş:
--Benim öyle bir erkek kardeşim var
ki! Bir görsen, çalı gibi bıyıkları var!
Ayı merak etmiş:
--Ne olur, erkek kardeşini bana bir
göster!
--Sen ne diyorsun? Erkek kardeşim
gördüğünü yiyor! Seni bir görse, hemen yer! En iyisi sen bir ağaca çık! Orada
saklan! Erkek kardeşim ormanda gezmeye çıktığı zaman oradan gör!
Ertesi gün çakal yolda giderken
kurda rastlamış. Kurda şöyle demiş:
--Benim çok kötü bir erkek kardeşim
var! Bir görsen, çalı gibi bıyıkları var!
-- Deme! Hele onu bana bir göster!
--Erkek kardeşim gördüğünü yiyor!
Onu görmek öyle olmaz! Ama ormana gezmeye gelecek. Sen toprağı kazıp çukur aç.
İçine gir! Oradan gör!
Üçüncü gün yolda domuza rastlamış.
Çakal şöyle demiş:
--Benim nasıl bir erkek kardeşimin olduğunu,
sen biliyor musun? Çalı bıyıklı çok kötü bir şey!
--Öyle mi? Onu bana bir göster de
göreyim!
--Bak, bugün- yarın ormana gezmeye
gelecek. Kayalık bir yerlerde oturup saklan! Oradan gör!
Kurt ormanda uygun bir yeri kazmış.
Çukur açıp içine girmiş. Merakla beklemeye başlamış.
Ayı bir ağacın üstüne çıkıp
saklanmış. O da orada merakla beklemeye başlamış.
Domuz da kayalık bir yerlerde
oturup kendini saklamış. O da merakla beklemeye başlamış.
Bir süre sonra kedi, ormanda
gezmeye gelmiş.
Kurt, kazdığı çukurdan gizlice kediyi
gözetliyormuş. O sırada kedinin önündeki bir yaprak hışırdamış. Oradan geçmekte
olan kedi, yaprağı fare sanıp bilmeden kurdun üstüne atılmış. Kurt, “eyvah, beni
yiyecek,” diye sıçramış. Kedi, kurttan korkup ağaca tırmanmış. O ağaçta
saklanan ayı da çok fena korkmuş:
--Vay! Bu, kurdu yedi, şimdi de
beni yemeye geliyor!
Ayı, ağaçtan atlamış. Kedi de
ayıdan korkup kayalığa doğru kaçmış.
Kayalıkta saklanan domuz:
--Hepsini yedi. Eyvah, şimdi de
beni yemeye geliyor!
Domuz da kayalıktan yuvarlanmış.
Hiçbir şeyden habersiz Kedi ise
korku içinde yaşadığı eve dönmüş!
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2025/10/lazca-turkce-masallar-1-tebdili-kyafet.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2025/11/lazca-turkce-masallar-2-tovbekar-eskya.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2025/11/lazca-turkce-masallar-3-akl-ile-kader.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2025/11/lazca-turkce-masallar-4-kardesin.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2025/12/lazca-turkce-masallar-5-ay-ile.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2025/12/lazca-turkce-masallar-6-ylan-ile-adam.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2025/12/lazca-turkce-masal-7-kotu-niyet.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2025/12/lazca-turkce-masallar-8-iki-arkadas.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/01/lazca-turkce-masallar-9-iki-kardes-biri.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/01/lazca-turkce-masallar-10-dev.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/01/lazca-turkce-masallar-11-haram-yemeyen.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/01/lazca-turkce-masallar-12-kral-ile-coban.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/02/lazca-turkce-masallar-14-uc-erkek.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/02/lazca-turkce-masallar-16-coban.html
“K̆at̆u do mk̆yapu”
Ar k̆at̆u do ar mk̆yapu manebra
dives.
Mk̆yapuk uǯu-ki:
“Cumalepe dobivat-ya!”
K̆at̆uk-ti:
“K̆ai-a!”
Mk̆yapuk uǯu:
“Si oxois doxedi-a. Ma-ya kotume
mobime-ya do si dogubi, nebra obibxot-ya.”
K̆at̆uk-ti kodaiceu. Mk̆yapuk
moymes kotume. K̆at̆u gubums. Nželi na-ren ipxos, ‘ili-na ren, naşkumes.
Mk̆yapu mulun, goǯk̆en:
“Haya ‘ili ren!”
K̆at̆uk uǯumers:
“Mugvanei kotume va moyonam-ya.
Xrak̆a kotumeşi haşo iven-ya!”
A’ndğas mk̆yapu nulun kotumeşa,
kotumeşi mexiruşa.
Konagu mtuti. Mk̆yapuk uǯu mtutis:
“Heşo cuma miyonun-ya didi
buyuğoni-a.”
Mtutik uǯu:
“Komoǯiri, mu iven-ya!”
Mk̆yapuk:
“Emuk-na žirase şei ipxos-ya. Si gžiras-na,
ogipxos-ya. Goxtimuşa germaşa mextas-ya! Ncas exti-a do oǯk̆edi-a t̆k̆obaşa!”
Majuanis mk̆yapus konagu mgei.
Mgeris uǯu xolo mk̆yapuk:
“Dido p̆at̆i cuma miyonun-ya! Didi
buyuğoni uğun-ya!”
Mgerik uǯu.
“Komoǯiri hea-ya!”
Mk̆yapuk uǯu:
“Na-žirase şei ipxos-ya! Oǯiramu
var iven-ya, germaşe mextase-a germas-ya let̆a dontxori-a do komeşaxedi,
t̆k̆obaşa oǯk̆edi-a!”
Masumani ndğas konagu ğeci.
Mk̆yapuk uǯu ğecis:
“Muperi cuma miyonun giçkin-i-a?
Didi buyuğoni p̆at̆i şei-a!”
Ğecik uǯu:
“Komoǯiri hea-ya!”
Mk̆yapuk uǯu:
“Germaşe goxtimuşe-a mextase-a,
p̆lak̆is doxedi-a do oǯk̆edi t̆k̆obaşe-a!”
Germas mgerik let̆a dontxoru,
komeşaxedu. Mtuti ncas gextu. Ğeci p̆lak̆is komexedu. K̆at̆u komextu goxtimuşa
gemaşa.
Mgerik t̆k̆obaşa oǯk̆et̆u. Tolis
pavri yotut̆u. Pavri oxink̆anu. K̆at̆us daǯonu mtugi. Nak̆ap̆u mgeişi tolis.
Mgei mipxos-ya-do meǯuk̆ap̆u. K̆at̆us aşkurinu, ncas yulut̆u.
Mutis daǯonu-ki:
“Mgei oç̆k̆omu do çkimda mulun-ya!”
Ncaşen meǯuk̆ap̆u, kogasu. K̆at̆u
mtutişen aşkurinu, p̆lak̆ik̆ele imt̆u. Ğecis daǯonu:
“Hetepe oç̆k̆omu do çkimda mulun.”
Ğeci-ti hek ingrinu.
K̆at̆u şkurnei oxorişa komoxtu.
[Kaynak kitap: Sergi Jiğent̆i,
“Ç̆anuri T̆ekst̆ebi (Arkabuli K̆ilok̆avi)”, S.S.R.K̆. Meʒnierebata Ak̆ademiis Sakartvelos Pilialis
Gamomʒemloba, T̆pilisi, 1938, (Gürcü Alfabesinden Latin Alfabesine çevriyazı,
düzenleme ve Türkçeye çeviri: Ali İhsan Aksamaz, İstanbul, 1999)]

