[Lazca-Türkçe Masallar-21]: “Genç kız ile delikanlı”
Bir zamanlar bir köyde zengin bir adam varmış; büyük hayvan
sürülerinin sahibiymiş. Bir tek de erkek çocuğu varmış. Bu zengin adam bir gün
vefat etmiş. Bütün malı mülkü bu çocuğuna kalmış. Babası öldüğünde çocuk çok
küçük yaştaymış. Delikanlı olunca amcalarına şöyle demiş:
--Beni evlendirin!
Amcaları aralarında konuşmuş:
--Bu çocuk, bizi unutmayıp hatırımızı saymış. Şimdi biz de
bu çocuğu öyle bir genç kızla baş göz edelim ki bir benzeri dünyada bulunmasın!
Sonra çıkıp da, “amcalarım beni kötü bir kızla evlendirdi,” demesin!
Amcaları gerçekten de güzellikte dünyada bir eşi
bulunmayan bir genç kız bulup o delikanlıyla evlendirmişler. Artık delikanlı ve
o genç kız evlerinde oturup zevki sefa sürüyorlarmış. Bir gün bu genç kız çok
hastalanmış, neredeyse öldü ölecek bir hâldeymiş. Delikanlı yüksek tepeye gidip
Allah’a yalvarmış:
--Karımın canını alma! Ömrümün yarısını da ona yaz!
Ölürken de ikimizin canını aynı gün al!
Allah, delikanlının duasını kabul etmiş. Genç kız iyileşmiş.
Bir süre sonra delikanlı, karısına şöyle demiş:
--Bu koyun, keçi, inek sürülerini; ne varsa, malı mülkü ne
yapacağız ki! Bütün malı satalım! Sonra da gidip bir kente yerleşelim. Zevki
sefa sürelim!
Hayvan sürülerini satmışlar. Kente gitmek üzere yola
koyulmuşlar. Yolda giderken acıkmışlar. Oturup bir şeyler yemişler.
Delikanlının uykusu gelmiş. Karısına şöyle demiş:
--Dizine yatayım!
Karısı da yanına uzanmış.
Delikanlı uyumuş. O sırada oradan kervancılar geçiyormuş.
Kıza sormuşlar:
--Bu delikanlı senin neyin oluyor?
--Bu delikanlı benim kocam!
--Yazık değil mi sana? Bu kadar güzel bir kız, bu kadar
kara kuru bir delikanlı!
Kız cevap vermiş:
--Ne yapabilirim ki? Kısmetim bu delikanlıydı!
--Kısmet senin elinde! Bu delikanlıyı burada bırak da seni
götürelim!
--Dizimde uyuyor. Beni nereye götüreceksiniz ki?
--Delikanlının başına
çuval geçirip kalk!
Genç kız, kocasının başına çuval geçirip kalkmış.
Kervancılar, genç kızı ata bindirip oradan ayrılmışlar.
Delikanlı uyanmış. Karısını arayıp durmuş ama genç kız
etrafta görünmüyormuş. Öteye bakmış, beriye bakmış karısını bulamamış. Delikanlı
az kalsın delirmek üzereymiş. Daha sonra atına binip oradan uzaklaşmış. Gitmiş,
gitmiş, gitmiş.
Bir süre sonra bir çarşıya varmış. Orada bir kahvehaneye
girip oturmuş.
Gece yarısı olmuş. Bir gurup genç kahvehaneye gelmiş.
Oturup yemeye içmeye başlamışlar. Bu gençlerden biri şöyle demiş:
--Kervancıların getirdikleri o kız da şimdi burada olsaydı
keyfimiz tam olurdu!
Karısını arayan delikanlı, o gencin bu söylediğini duymuş
ama sesini hiç çıkarmamış.
Sabah olmuş. Delikanlı, o lâfı eden gence şöyle sormuş:
--Dün gece bahsettiğin o kızı sen bulabilir misin?
--Nasıl bulamam! Kız
kervancıların elinde!
--O kızın nerede olduğunu bana bir göster!
--Olur! Haydi, gidelim de kızın nerede olduğunu sana
göstereyim!
Gidip kervancıya sormuşlar:
--Getirdiğiniz o kız nerede?
--O kızı, vali paşa benden alıp götürdü!
Karısını arayan delikanlı ve yanındaki genç, vali paşaya
gitmişler:
--Kervancılardan aldığın o genç kızı nereye götürdün?
Vali paşa şöyle demiş:
--Padişah, o genç kızın güzelliğini duymuş. Benden alıp saraya
götürdü!
Delikanlı ve o genç doğruca padişahın sarayına gitmişler.
Padişaha sormuşlar:
--Vali paşadan aldığın o genç kız nerede?
--Ne kızı? Ben vali paşadan bir şey almadım!
--Hayır! O genç kız illâki senin elinde! Ya o kızı bize
gösterirsin ya da sarayını başına yıkarız!
Padişah ne yapsın? Artık kızı ortaya çıkarmak zorunda
kalmış.
Delikanlı, karısına sormuş:
--Beni bıraktın! Senin burada ne işin var?
--Ben, seni tanımıyorum! Sen kimsin ki?
--Neden beni tanımıyorsun? Ben senin kocanım!
Genç kız:
--Sen kendini kim sanıyorsun da padişahın karısına nasıl
benim diyorsun?
Padişah, delikanlıya kızmış:
--Bu kim oluyor da karımın kendi karısı olduğunu söylüyor?
Delikanlıyı muhafızlarına yakalatmış.
Delikanlı:
--Bu kız benim karım! Verin de götüreyim!
Padişah:
--Bu dediğini kabul etmiyorum!
Sonra da muhafızlarına emretmiş:
--Hemen bu delikanlıyı götürüp kellesini uçurun!
Delikanlı:
--Sana söyleyecek bir çift lâfım var! Lâfımı söyleyeyim de
kafamı öyle kestir!
Padişah:
--Ne söyleyeceksin bakalım?
--Diyeceğim o ki bu kızla beraber ben tepeye kadar
gideyim, askerlerin de bize nezaret etsin. Sonra bizi yine buraya geri
getirirler.
Padişah, delikanlının yanına o kızı katıp askerleriyle
birlikte tepeye göndermiş.
Tepeye vardıklarında delikanlı, Allah’a yalvarmış:
--Bu kızın canını
almaman için sana burada yalvarmıştım! Sen de canını almamıştın! Ama bana
ihanet etti. Şimdi sana yine yalvarıyorum: “Ona yazdığın ömrümün yarısını yine
bana yaz! Bu kızın canını da tez günde al!
Allah, delikanlının duasını kabul etmiş; kızı o saat
toprak hâline getirmiş.
Bütün bunları duyup gören askerler çok şaşırmış:
--Şimdi biz padişaha ne cevap vereceğiz? Kız toprak oldu!
Delikanlı, askerlere şöyle demiş:
-- Siz hiç korkmayın! Beni saraya padişahın yanına
götürün! Ben her şeyi olduğu gibi padişaha anlatacağım!
Saraya döndüklerinde padişah, askerlerine sormuş:
--Delikanlıyı getirdiniz de kız nerede?
Askerler önce ses çıkartmamış.
Padişah bir daha sormuş:
--Kız nereye gitti?
Askerler:
--Kız toprak oldu!
İşte o zaman padişah korkmuş. Delikanlının ellerini,
ayaklarını öpüp şöyle demiş:
--Ben sana ettim, sen bana etme! Benim kız çocuklarım var!
Onları bir gör! Hangisini beğenirsen, onu seninle evlendireyim!
--Ben evlenmek istemiyorum! Bundan sonra evlenmem! Bana bu
kadar ders yeter!
Padişah, o delikanlıyı veziri olarak tayin etmiş, yanında
oturtmuş.
En nihayetinde delikanlı, padişaha şöyle demiş:
--Artık bırak da ben buralardan gideyim! Senin hiçbir
şeyini istemiyorum!
Delikanlı, saraydan ayrılıp yola koyulmuş. Oralardan
gitmiş. İzini de kaybettirmiş.
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2025/10/lazca-turkce-masallar-1-tebdili-kyafet.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2025/11/lazca-turkce-masallar-2-tovbekar-eskya.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2025/11/lazca-turkce-masallar-3-akl-ile-kader.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2025/11/lazca-turkce-masallar-4-kardesin.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2025/12/lazca-turkce-masallar-5-ay-ile.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2025/12/lazca-turkce-masallar-6-ylan-ile-adam.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2025/12/lazca-turkce-masal-7-kotu-niyet.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2025/12/lazca-turkce-masallar-8-iki-arkadas.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/01/lazca-turkce-masallar-9-iki-kardes-biri.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/01/lazca-turkce-masallar-10-dev.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/01/lazca-turkce-masallar-11-haram-yemeyen.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/01/lazca-turkce-masallar-12-kral-ile-coban.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/02/lazca-turkce-masallar-13-kolkh-medea.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/02/lazca-turkce-masallar-14-uc-erkek.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/02/lazca-turkce-masallar-15-padisah-ile.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/02/lazca-turkce-masallar-16-coban.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/03/lazca-turkce-masallar-17-kedi-ile-cakal.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/03/lazca-turkce-masallar-18-uc-erkek-kardes.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/03/lazca-turkce-masallar-19-padisahn-oglu.html
https://aliihsanaksamaz.blogspot.com/2026/03/lazca-turkce-masallar-20-uvey-evlat.html
“IV.”
Am dunyas ar zengini k̆oçi kort̆udoren;
dido mali uğut̆udoren. Dunyas xvala ar biç̆i uonut̆udoren.
Ha k̆oçi
doğuru do mali beres kodoskidu. Bere dido ç̆ut̆a t̆u.
İrduş- kule cumadepe- muşis uǯu:
“Ma domoçilit!”
Cumadepekti tkves:
“Ha berek çku var gomiç̆k̆endines, cumadepe na buonut̆it,
kuçkit̆udoren.
Aǯi
çkuti ha beres heşo bozo mebçat ki dunyas na var iven, st̆eri
t̆as,
muç̆o
dunya guzeli. Bere var tkvas “cumadepe- çkimik p̆at̆i bozo
momçes!”
Ar mskva bozo kužires do ham biç̆is komeçes.
Aǯi
biç̆i
do bozo oxoris molaxenan do zevk̆i, sefa ikoman.
Edo bozo dizabunu, haǯi şağurasen. Biç̆i
idu do ar rak̆anis Ğormotis (Tangris) axveǯu:
“Ma do bozo mot miğurinam, omri- çkimişi gverdi mus meçi,
bğurtş- kule juriti ar dğas bğurat!”
Ğormotikti uxat̆iru do he bozo doskedinu.
Biç̆i bozos uǯu:
“Ha mali mu boğodaten, gamabçat do bidat do ar şeheris
dopxedat. Kogamaçes do nulunan. Ar yeris amşkorines, doxedes do gyari oç̆k̆omes.
Biç̆is
ciri komuxt̆u. Bozos uǯu ki:
“Burgulis
megancira!”
Bozokti koninciru.
Biç̆i danciruş- kule kervancepe
golit̆es.
Kervancepek bozos uǯves ki:
“Ha biç̆i mu gaven?”
“Ha biç̆i noğame çkimi ren!”
“Yazuği var orei? Si hak̆o mskva bozo do hek̆o uça biç̆i!”
Bozokti uǯu
ki:
“Mu maxenen? K̆ismet̆i çkimi haya t̆u!”
“K̆ismet̆i sk̆ani xe sk̆anis
ren, met̆k̆oçi do mendegionat!”
“Bozokti uǯu:
“Burgulis gelemicans, sole mionaten?”
“Tis ç̆uvali
keǯudvi do keyseli!”
Bozokti ç̆uvali
kuǯudu do keyselu. Kervancepes ʒxenis mok̆uxedu do igzales.
Biç̆i
gok̆unʒxuş-kule, bozo va ren. Hekole- hakole goiǯk̆edu,
sotingsanis var žiru. Biç̆is
t̆ora kelak̆idu. Ʒxenis gexedu
do igzalu. Ar çarçişa mendaxt̆u
do ar k̆aves muşt̆ari kododgitu.
Serişi gverdis çapkunepe komoxt̆es do oç̆k̆omu- oşumalus kogyoç̆k̆es,
keifi ikoman. Entepeşi doloxe ar biç̆i
tku ki:
“Kervancik na moyonu bozo haǯi
ak kort̆uk̆o na, keifi daa k̆ ai divaput̆u!”
Hemuşi nena ha biç̆i
iuemt̆u, lakin em seris
mutu var tku.
Ç̆umenişe
tanuşi, he biç̆is uǯu ki:
“Si ğomamci na tkvi, he bozo kogažireni?”
“Muç̆o
var mažiren, kervancis uyonun!”
“Ar he bozo ma komoǯiri!”
“Dido k̆ai
iven! Hayde, bidat do goǯirare!”
Kervancişa mendaxt̆es
do k̆itxes:
“So ren, na moyoni bozo?”
Kervancikti uǯu:
“He bozo ma vali-paşak goǯomiyonu.”
Goiktes, paşaşa mendaxt̆es do k̆itxes:
“Kervancis na yuç̆opi
bozo so yoni?”
“Padişai kognu do goǯomiyonu,”-
uǯu paşak.
Padişaişa mendaxt̆es.
“Vali- paşas na yuç̆opi
bozo so ren?”
“Muperi bozo? Ma mutu var ebuç̆opi!”- tku padişaik.
“Var! İlla si giyonun, si koyuç̆opi! Ya bozo moǯirit,
ya oxori gegikten!”
Padişaikti mu vas? He bozo kogamoyonu.
He biç̆ik
bozos uǯu ki:
“Ma memt̆k̆oçi do si hak mu dulya giğun?”
“Ma si var giçinom, min ore?” -uǯu bozok.
“Muşeni var miçinom? Ma noğame sk̆ani bore.”
Bozok uǯu:
“Si mi dogaǯonu,
padişaişi oxorcas çkimi rea muç̆o
uǯumer?”
Padişaisti guri komuxt̆u:
“Haya min oren, oxorca- çkimis çkimi reya oğodams?
Do he biç̆i
oç̆opapu.
Biç̆ik
tku ki:
“Ha oxorca çkimi ren, komomçat do mendebyona!
Padişaik tku:
“Am nena k̆abuli
var bikom. Ha biç̆i iyonit
do ti nok̆vatit!”
Biç̆ik
uǯu padişais:
“Skande ar nena miğun otkuşi, he nena dogiǯvaşi, ti emindos memok̆vati!”
Padişaik uǯu
ki:
“Mu miǯvare?”
“Ma hea giǯvare
ki ar rak̆anişa ha bozo
kelemik̆ati askerepe-sk̆anik̆ala do geri moyonanoren. emindos ti çkimi memok̆vati.”
Padişaik eluk̆atu
do mendoşku. Hek ideş-kule biç̆ik
Ğorontis axveǯu:
“Ma am yeris duva goğodi, am bozo mot moğurinamia, siti
var oğurini. Haǯi puşluği
domoğodu; ma haǯi goxveǯebur: Dğa çkimi geri momçi do
ha bozo doğurini!”
Ğormotik k̆abuli
dovu. Hem saat̆is he bozo hek
let̆a divu.
Askerepe goiç̆imoşes:
“Çku haǯi
padişais mu buǯvat? Em
bozo let̆a divu!”
Biç̆ik
uǯu ki:
“Ma geri mendemiyonit, tkva vaşa gaşkurinan! Padişais ma
buǯvare!”
Padişaişa ideş-kule askerepes k̆itxu ki:
“Biç̆i
komoyonit do bozo so ren?”
Askerepek nena var eşiğes.
Ar çkva k̆at̆is dok̆itxu:
“Bozo so idu?”
Askerepek uǯves
ki:
“Bozo hek let̆a
divu.”
Emindos padişais aşkurinu. He biç̆is xe do k̆uçxes
gaxvelu do uǯu:
“Ma dogoğodi, si mot moğodam. Ma na miyonun bozope, goşoǯk̆edi
do namu k̆ai ren, sk̆ani t̆as!”
Biç̆ik
uǯu ki:
“Ma oxorca var minon, var biçil haǯiş- kule, ma hak̆o
domibağun.
Padişaik em biç̆i
veziri doǯopxu, yanis
kulixunu.
Biç̆ik
uǯu padişais:
“Ma memaşkvi, mutu sk̆ani
var minon!”
Gamaxt̆u
do igzalu.
[Kaynak kitap: İ.Kipşiže/ I.
Қипшидзе, “О ЧАНСКОмъ языкѣ”, С.- ПЕТЕРБУРГЪ, ТИПОГРАФІЯ ИМПЕРАТОРСКОЙ АКАДЕМІЙ НАУКЪ, 1911,
(Gürcü Alfabesinden Latin Alfabesine çevriyazı, düzenleme ve Lazcadan Türkçeye
çeviri: Ali İhsan Aksamaz, İstanbul, 2025)]

